Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
5717
 

İÜAUZEF-Sosyoloji Bölümü

İÜAUZEF-Sosyoloji Bölümü
 

AUZEF


Bir yazımda Türkiye’deki yaşanan olayları sosyolojik anlamda bir şekerli sakız olan Tipi Tip'in karikatür hikayelerine benzetmiştim, çünkü özellikle o hikayelerin özünde başı, gelişmesi sonu belli olmayan, birbiri ile rabıtasız kavramlar anlatılırdı.

Beni okuyan çoğu arkadaşım bilir ki olaylara eleştirisel pencereden bakan bir gözlüğüm vardır. Dolayısı ile yazılar eğer bilgi verme amacı taşımıyorsa büyük bir çoğunluğu eleştirisel düzlemdedir düzeylicesine.

Efendim tanıtım yazımda İnşaat Mühendisi olduğumu uzun yıllardır kitap okuyarak cehaletimi gözlemlediğimi ve bu yılda İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Sosyoloji bölümüne kayıt olduğumu belirtmiştim. Gel gelelim ki henüz ikinci dönemde olsam bile okuduğum bölümün niteliği hakkında kaygı uyandırıcı notlar edindim ve bunları burada paylaşmak istiyorum.

Mutlaka yeni kurulmuş bir okulun ve bölümün eğitiminde, öğrenci işlerinde ve yapısal formunda birtakım sorunlar, aksaklıklar olacaktır ama anlıyorum ki sorun yeni kurulmadan kaynaklanan sorunlar değil, net, berrak olmayan bir algılama, bir anlayış, bir vizyonsuz vizyon, bir deforme edilmiş kötü niyet, ideolojik olarak sistemle kavgalı, kafası karışık bir algının ve niyetin sorunudur.

Bu bölüme ait özellikle Sosyoloji II ders notlarını seçerek bir dizi açıklamalar yapmak istiyorum, bir önceki Üniverlise blog yazımdan da ilişkili olarak örgün eğitimin bunca sorunları varken kardeşim nedir bu uzaktan ve açık eğitime eleştiriler diyebilirsiniz ama kardeşim yazıktır günahtır, denilecek bir durum söz konusu. Yahu buralar evrensel, bir konuda uzmanlık eğitimi veren kurumlar değil mi? 21. Yüzyılda nedir bu üniversitelerin hali, neyse geçmeliyim, şimdi esas konumuza geçelim.

Birincisi ben Üniversitenin İnşaat Mühendisliğinden mezun olmuş olmama ve İstatistik dersi görmüş olmama rağmen muaf edilmeyişimi attığım hiçbir mailin karşılık verilmeyişini mailleri sanki uzayın boşluğuna veya dipsiz bir kuyuya atıyor hissi yaşıyor olmamı sağlayan iletişime serzenişim.

Burada şunu ifade etmeliyim ki okuduğum bölüme ait tüm ders notlarını bilgisayara kaydedip çıktı alarak spiralleyip kitaplaştırarak ders çalışmaktayım. (Bu hem konuya verdiğim ciddiyeti hem de mühendislik disiplinin bir davranış örüntüsünü belirliyor.)

Allahım bu nasıl bir dil? İletişim kurmamak için sanki bilinçli yapılmış, bir konuda sanki 21. Yüz yıl TDK’dan (Türk Dil Kurumu) ödül alacak düzeyde sade anlaşılır bir tutum bir diğer konuda ise Osmanlıca ile Türkçe arası veya karma yapılmış bir dil kullanılmış. Sanıyorum bunun nedeni ders notlarını hazırlayanın yararlandığı kaynaklardaki yazarların ideolojisine ve dile bakışı ile ilgili. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Üniversitesi ders notlarını inceledim orada böyle bir sorun yok, dil anlaşılabilir, cümleler, paragraflar, konular arasında korelasyon oturtulmuş.

Eski dile vurgu yapmak amacı ile; Alakalandırmak, Netice itibarıyla, tesir kelimeleri gibi kelimeler sıkça kullanılmaktadır Özellikle ders notlarında kelimelerin yanlış ve eksik yazılışına onlarca kez rastladım. Bu maddi hatadır olur diyorum.. Ama ısrarlı bir amaca yöneltme çabalarına ise bir anlam veremedim. Burada ifade edilenlerin tümü özel anlamda Sosyoloji II ders notları içindir.

8.Sayfada Sorokin ve Marxın İnsan oğlunun geleceği ile ilgili tahminlerinin iyi çokta isabetli olmadığı savı. (Bir ders notunda kanıtlanmamış bir teoremi yazar tartışmaya açıyor.)

33.sayfada Türk Aile Yapısı üzerine yapılan bir çok araştırma ……..….. pek çok hususta ufuk açıcı sonuçlar ortaya koymuştur. (Ufuk açıcılık her neyse)

55.sayfada Din ve Toplumsal Destek açıklaması kısmının son cümlesi, Dünyada olup ve biten her şeyin bugün anlayamayacağımız bir hikmetinin olduğuna ilişkin bir inanca sahiptir. (Sosyoloji yalnızca din sosyolojisine indirgenmiş sanki özellikle dine öyle atıflarda bulunuluyor ki pes doğrusu)

55. sayfanın son paragrafı buna örnek verilebilir.

57. modernitenin dini dıştalaması (ifadeye bakarmısınız lütfen! Dıştalama)

58. sayfa 3. Paragrafta 11 Eylül saldırılarının Amerika tarafından Filistin saldırısı olduğu iddiası. (Resmi ağızdan mı söylenmiş bu?)

135. sayfa 6.paragraf 2.satırda felsefelerin uygulamadığı olduğu bir dönemde….. (bu ifadeden bir şey anlayan beri gelsin.)

143.sayfa 3.paragrafta Toplumdaki formel örgütler, muazzam çeşitlilikte kişisel ve toplumsal ihtiyaçları karşılarlar. (İfade ne çarpıcı ve vurgulayıcı değil mi?)

146. Sayfada 2009 yılı itibari ile Ülke genelinde 81538 derneğin faaliyet gösterdiğini ve bunların yaklaşık 56.000 nin 2000 yılından sonra kurulduğunu ve bununda Ülkemizde sivil toplumun güçlendiğinin göstergesi olduğunu belirtmektedir. Ancak bu derneklerin 13.400ününde cami yapımı başka bir deyişle ibadethanelerin desteklenmesi amacı ile kurulduğunu ifade etmektedir.

147.sayfada spor alanında (12.380) ve engelliler konusunda (489) dernekleşme yani sözüm ona sivilleşmede pek başarılı olamamışız. Son bölümünde ise güya ülkemizde demokrasinin 4.kuvveti olan basının ise örgütlenme anlamında çok gerilerde kaldığıdır. Uzman alanlarda 2223 adet derneğin faaliyet gösterdiği ve tüm basının 174 adet dernekle temsil edildiği, görsel basın anlamında ise 6 derneğin faaliyet gösterdiğidir. Sivilleşmişmiyiz, demokratikleşmişmiyiz? Neden basın örgütlenememiş aceba?

Durun Şimdi en çarpıcı olan kısma geliyorum 147. Sayfa 1.paragraf Türk Kızılayı, Kimse yok mu?, Cansuyu, Yeryüzü Doktorları dernekleri, Ülkemizin sosyal yaraların kapanmasında çok önemli bir fonksiyon yerine getirdikleri gibi, klasik yarım mantığının değişmesine de öncülük etmişler diğer derneklerin önünü de açmışlardır diyor yazısında, kitabında yazar. Ha bu arada Deniz Feneri Derneğini de unutmuş sanırım. Ha birde sınav soruları sadece amprik bilgiye dayalı tarih ve kişi sorar türden, düşünmeye kapalı,  lise test sınavı gibi.

İnsan İlişkilerini Bilimsel olarak inceleyen bir bilim dalı ile ilgili akademik bir eğitim almak isterken, kayıt olduğum Sosyoloji bölümü; Din Sosyolojisi temalı kavram kargaşalı dili kötüden kötü ders notlarını içeren hali ile beni hayal kırıklığına uğrattı.

Ey İlgili ilgilisizler, bilesiniz.

Nizamettin BİBER

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizin de vurguladığınız gibi,berrak olmayan algılar,kötü niyet ve ideolojik sapkınlıkarla sistemi allak bulak edip, çağdaş ve evrensel biçimde dizayn edilebilecek eğitimin önceden önünü kesme niyetini yıllardan beri izliyoruz,Nizamettin bey.Size cevap da vermezler,siz tarafı belli bertarafsınız;Zihniyet uyuşmazlığı...Özlellikle Rus Edebiyatından eserlerin basımında, yeni tercüme edilmiş,bunu yapan beylerin hep Osmanlıca sözcükler de kullanarak nasıl da eksiltip kuşa çevirdiklerini mutlaka siz de biliyorsunuzdur.Çanakkale Savaşları ile ilgili romanlardan Atatürk çıkarılıp onun yerine din hikmeti eklenmiştir.Ne yazık!...Elinize yüreğinize sağlık.

Abbas Oğuz 
 01.07.2013 14:03
Cevap :
Sevgili Abbas Kardeşim ne güzel ifade ettiniz, yorumdan öte birikimlerinizi aktardığınız sonuçlar bir kaç blog yazısı eder. Yüreğinize sağlık bizimkisi serzeniş işte haca gidemesem de onun uğrunda yolunda ölürüm der ya karınca o misal.Teşekkür ederim, selam, sağlıklar sevgiler sunarım.   01.07.2013 15:13
 

Kıymetli Nizamettin Biber; Dilerim ilgililer sizin yazdıklarınızı okurlar ve dinlerler,hatta kulaklarına sesli küpe yaparlar.Size kayıt olmayın diyecektim bir de baktım kayıt olmuşsunuz.Bende sesimi kestim en iyisini bizim öğrenci Nizamettin Biber bilir diye seslenmedim.Deveye ne demişler onun verdiği cevabı siz biliyorsunuz.Yeter ki adı olsun, yeter ki başına bir de bölüm konulsun.yine sözümü tekrarlıyorum " Uydur Ellezine Minel becer..Siz yine derslerinizi ihmal etmeyin,çalışın,yine çalışın.Başarılar diliyorum.Dertlerinizi anlıyorum ancak çare olamıyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.

Mehmet Burakgazi 
 01.07.2013 13:18
Cevap :
Merhaba Mehmet abim, umarım yetkliler beni dinler, sistemin içinde olmak zorundayız yanlışlıklarını eleştirerek tabii ki, merak etme abi iyi bir öğrenciyimdir. ve ben senin bu sözüne çok benzer şeyler yaşıyor ve aklıma geliyorsunuz, gülümsüyorum. " Uydur Ellezine Minel becer." harika :)) Teşekkür ederim, selam ve saygılar sunuyorum.  01.07.2013 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 881
Toplam yorum
: 3742
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2537
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster