Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Ebru Zorlutuna

http://blog.milliyet.com.tr/ebruzorlutuna

18 Haziran '18

 
Kategori
Anne-Babalar
Okunma Sayısı
78
 

İyi Bir Yaşamın Temeli Sevgi ve Şefkatle Atılır

İyi Bir Yaşamın Temeli Sevgi ve Şefkatle Atılır
 

Çocukluk döneminde sevgi ve şefkatle büyümüş olmanın ileriki dönemde mutlu ve sağlıklı olma, akademik başarı, güvenli bağlanmaya kadar birçok olumlu etkisi vardır. Her çocuk fizyolojik ihtiyaçları karşılandıktan sonra güvenli bir kucak ister. Ne yaparsa yapsın bu sevgi dolu kolların onu sarmasını bekler. En temel ihtiyaçlarından birisi güvende hissetmektir.

Geçtiğimiz on yıl boyunca yapılan araştırmalar, çocukluktaki sevgi ile sağlık ve mutluluk arasındaki bağın altını çizmektedir. Bilim, anne babaların çocuklarına duyduğu sevgi ve şefkatin çocukların yaşam serüvenlerinde olumlu sonuçlar yarattığını kanıtlıyor. Bununla ilgili çocukluktan yetişkinliğe kadar takip edilmiş birçok araştırma bulunmaktadır.

Çocukların yaşamlarını ve beklentilerini geliştirmeye odaklanmış ABD’nin önde gelen sivil toplum örgütlerinden olan Child Trends’e göre çocuklukta sevgi ile büyümüş çocuklar ileride daha yüksek benlik saygısı, daha iyi akademik performans, daha iyi ebeveyn-çocuk iletişimi ve daha az psikolojik ve davranış sorunları yaşamaktadır. Öte yandan sevecen ebeveynleri olmayan çocuklar daha düşük benlik saygısına sahipler ve daha saldırgan, agresif davranışlarda bulunabilmektedirler.

Ebeveyn sevgisi ile çocukların mutluluğu ve başarısı arasındaki ilişkiyi vurgulayan birçok araştırma yapılmıştır.

2010 yılında Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar, sevgi dolu anneleri olan bebeklerin daha mutlu, dayanıklı ve daha az endişeli yetişkinler olduklarını keşfetmişlerdir. Çalışma, bebeklikten başlayıp 30 yaşına gelene kadar devam etmiştir. Bebekler sekiz aylık olduklarında psikologlar eşliğinde gelişim testi ve gözlemleri yapılmaya başlanmıştır. Psikologlar annenin sevgi ve dikkat düzeyini “olumsuz”’ dan “abartılıya” kadar değişen beş puanlık bir ölçekte değerlenmiştir. Annelerin yaklaşık %10’u düşük düzeyde sevgi gösterdiği, %85’i normal bir sevgi gösterdiği derecelendirilmiştir. Aynı bebeklerle 30 yıl sonra duygusal sağlıkları hakkında röportaj yapılmıştır. Şefkatle büyütülmüş bebekler, diğerlerine göre daha az stresli ve endişeli hissediyorlardı. Aynı zamanda, sosyal ilişki problemleri ve psikosomatik semptomları bildirme olasılığı daha düşüktü.

Bu çalışmada yer alan araştırmacılar, sonuçları değerlendirmeye aldığında hormonların etkisi üzerinde durdular. Oksitosin, bir insanın sevgi ve bağlanma hissettiği zamanlarda açığa çıkan kimyasal bir maddedir. Ebeveynlerin çocuklarıyla bağ kurmasına yardım ettiği gibi aralarında güven duygusunun da oluşmasını sağlamaktadır. Bu bağ büyük ihtimalle beynimizin oksitosin üretmesine ve kullanmasına yardımcı olmakta, bu da çocuğun daha olumlu duygular hissetmesine neden olmaktadır.

2012 yılında UCLA’da yapılan bir araştırmaya göre, bir ebeveynin koşulsuz sevgisi çocukların daha mutlu ve daha az endişeli olmasını sağlamaktadır. Öte yandan, çocukluk çağı istismarının ve şefkat eksikliğinin olumsuz etkisi, çocukları hem zihinsel hem de fiziksel olarak etkilemektedir. Bu, yaşamları boyunca her türlü sağlık ve duygusal sorunlara yol açabilmektedir.

2015 yılında Notre Dame Üniversite’sinde yapılan bir çalışma, ebeveynlerinden sevgi gören çocukların yetişkin olarak daha mutlu olduklarını gösterdi. Çalışmada 600 kişinin nasıl yetiştirildikleri araştırıldı. Çocuklukta daha fazla sevgi gördüğünü bildiren yetişkinler daha az depresyon ve anksiyete yaşamaktaydı. Çocukluğunda daha az şefkat görmüş olanlar ise, kronik depresyon ve sosyal ilişkilerinde problemler yaşamaktaydı.

Araştırmacılar, bebeklik döneminde masajın olumlu etkilerini incelemişlerdir. Özellikle anne ve bebek arasındaki bu özel etkileşimin bebeği sakinleştirdiği gibi daha az ağlamasına ve daha uzun süre uyumasına da etkisi olduğunu bulmuşlardır. Anne çocuk arasındaki bu temas ayı zamanda beyin gelişimi için de önemlidir. “Scientific American”’daki bir makaleye göre, yetiştirme yurdunda büyüyen çocukların, stres hormonu seviyeleri anne babalarıyla büyüyenlere göre daha yüksekti. Bilim adamları, stres seviyesindeki bu değişimi bedensel temas eksikliği ile ilişkilendirmektedirler.

Birçok araştırma, bebeklik döneminde yapılan masajların çocukların anksiyetesini azaltmasında önemli olduğunu vurgulamaktadır. Masaj, ebeveynlerin hem fiziksel hem de duygusal olarak çocuklarına bağlanması için iyi bir yoldur. Bebeklik döneminde masaj yapmak anne ve çocuk arasında güçlü bir bağ oluşturabilir.

Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızdan itibaren sıcaklığınızı aktarın. Sesinizle, dokunuşunuzla, bakışınızla güvende olduğunu hissettirin. Dokunsal temasın büyüleyici etkisini keşfedin. Özellikle ilk iki yılında bedensel teması içeren oyunlar oynayın. Yaşı büyüdükçe de sarılmak günlük rutinleriniz arasında olsun. Nedensiz sarılmaları hayatınıza katın. Çocuğunuzun istenmeyen davranışlarına karşılık sevginizi derecelendirmeyin. Sevginizin koşulsuz ve daim olduğunu bilsin. Kişiliğinden çok davranışı üzerinde durun. Her olumsuz davranışında sevginizin azalacağı duygusuna kapılarak tehlikede hissetmesin.

Çocuğunuzun hayat boyu kuracağı tüm bağların ve ilişkilerin temeli ilk yıllardaki anne-çocuk bağına dayanıyor. Her yeni kurduğu bağda ilk bağını referans alıyor. Referans aldığı bağ ne kadar güvenli ve güçlüyse ilişkileri de o kadar sağlıklı oluyor. Her çocuk, sevildikçe sevmeyi, değer gördükçe de değer vermeyi öğrenir.  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 325
Kayıt tarihi
: 07.04.17
 
 

  Psikoloji Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Maltepe Üniversitesinde tamamlamıştır.  Çalışma ha..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster