Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '14

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
266
 

İyi Biri / Altın Portakal Film Festivali'nde bir gariban filmi

İyi Biri / Altın Portakal Film Festivali'nde bir gariban filmi
 

Önce şunu belirteyim; Amacım ''Balık'' filmine gitmekti, günü şaşırmışım...

Filmi seyretmek için acele ederken Yılmaz Erdoğan'a galiba Tekerlekli sandalyemle hafif tosladım... O'da ''Nasılsınız?'' filan diye bana iltifat etmek istedi...

Neyse film başladı, o zaman anladım yanlış filme geldiğimi... Olsun...

İyi ki şaşırmışım, İyi Biri filmi gerçekten beni çok etkiledi...

Niye etkilediğini ben anlatmasam kimse tahmin bile edemez... Anlatayım: Filmde

Mızrap karakterini canlandıran Cengiz Bozkurt taaa Samandağ'dan sakat motoruyla Mut'a yolculuk yapıyor... Yanında da ''engelli köpek Karakız''...

Filmde yolculuk başlayınca bütün gençlik anılarım beynimde canlanmaya başladı... Vallahi billahi ben filmdeki sakat motorundan bin kez daha kötü bir sakat motoruyla Denizli'den İzmir'e yolculuk yapmıştım... Alt tarafı 250 kilometre yolu tam bir haftada almıştım... Gerçi ana yoldan ayrılıp bir Kuşadası turu yapmış, bir çocukluk arkadaşımın yanında bir kaç gün kalıp tüm paramı bitirmiştim...

Kuşadası'nda ilk defa deniz görmüş, ilk deniz balığı yemiştim... Ve ilk defa denizde yüzmüştüm... Ve ilk defa bu kadar yalnız, bu kadar özgür, bu kadar engelliydim...

Offfff kafam karıştı... Amacım filmi anlatmaktı oysa... Filmin amacı ülkemizdeki ötekilerin resmini göstermek... Ötekilerde kimler yok ki; İnançsal, bedensel, kültürel, kadınsal vs vs...

Engellilere daha bir ağırlık verilmişti bence... ''Kara Kız'' adlı köpekten tutun, uçmuş/uçan ''Mustafa'' amcanın yaşamı, söylemi, özlemleri bu konuda öne çıkarılmıştı...

Çok konuşulacak şey var bu filmde...

Ancak bir filmde çok konuşulacak konu bulmak yerine, tek konunun derinlemesine gidilmesinden yanayım ben... Denize çok olta atan acemi balıkçılara benzetirim bu durumu...

Çok etkilendiğim bir sahne ise; eski devrimcilerinde ötekilerin içine konmasıydı...

Cengiz Bozkurt gerçekten bir drama mı, komedi mi oynamış? Bu film komedi mi, evrensel bir dram mı? Hatta bu soruyu Mustafa Alabora'ya sormak istedim ancak ortam o kadar kalabalıktı ki, tek yaptığım ''tebrik ederim'' demek oldu...

Fakat bir konudan acayip mutlu oluyorum artık: Film yapanlar ötekilere yüzünü döndü... Yakışıklı jönlerden, starlardan kurtulmaya başladık...

Birde eleştiri... Mızrap o müziği sevdi kabul... Ancak Afrika müziğiyle dans zorlamaydı...

Altın Portakalı ben her kese veriyorum zaten, ancak bu filme gönüllü veriyorum...

Yarın ''Balık''ı seyredeceğim..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 919
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster