Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '07

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
2829
 

İyi ki Varsın Anne!

İyi ki  Varsın  Anne!
 

Annem…İlk defa yüzünü ne zaman ayırdedip, seni görünce gülümsemeye başladım hatırlamıyorum. Kokunu duyup ağlamamın dindiğini ya da sesini duyunca heyecanla çırpınmaya başladığımı da…Hafızamı zorlasam bile olmuyor. En erken 2 yaşında , cezaevinin karşısındaki evin bahçesinde, beni salıncakta salladığın an var aklımda. Soğuk ve çorak bir bahçeydi. Ama sen vardın,sıcacık…Haa sonrası mı? Anılar akın akın üşüşüyor beynime.

Yazlık sinemaya giderken , beni götürmediğiniz için ortalığı birbirine katmış ve büfenin camına bir tekme atmıştım. Sen, her zamanki soğukkanlılığınla ,cımbızla, ayak parmağımdaki cam kırıklarını ayıklamıştın. Kızmıştın bana, ama çok değil. Hala parmağıma baktığımda, yaptığımdan utanmama belki de o sessizliğin sebep oldu. Karşı komşumuz Muzaffer Teyze ile camdan cama top oynardınız. Kaç kere yollamıştın beni onların kapısına” bir maniniz yoksa annemler size gelmek istiyor” demem için. Muzaffer Teyze bana “şekerparem” derdi. Ben de “şeker fare ne demek?” diye sana sorduğumda, gülümserdin. Çok merhametliydin. Öyle ki, kapıya gelen “kalacak evim, kimsem yok” diyen kadını , bize bakıcı alacak kadar. Sonra kadın akıl hastası çıkıp da yakınları evimize geldiğinde ne kadar da şaşırmıştın.

Annem…Ben 6 yaşındayken kardeşimi doğurmuştun. Tam da ilkokula başladığım seneydi. Nasıl da için için kıskanmıştım onu. Çünkü o seninle evde kalacaktı, bense okula gitmek zorundaydım. Zaten dişleri ve saçları da yoktu. Ne kadar da çirkin bir bebekti! İki ablam vardı ama onlar zaten eskiydi…Beni artık eskisi kadar sevmeyeceğinden korktum. Yersizmiş.

İlkokulda, hergün okuldan döner dönmez sana olanları anlatmaya başlardım.Öğretmen ne dedi, ne ödev verdi, arkadaşlarımla neler yaptım? Hepsini sabırla, hergün, bıkmadan dinlerdin. Sadece anlatırken önlüğümün eteğini parmağıma dolayıp kıvırmamla dalga geçerdin. Bize her zaman mutlaka okumamız gerektiğini öğütlerdin. Seni ailen okutmamıştı. Üstelik çabuk serpildiğin için alelacele 15 yaşında evlendirmişlerdi. Bu durum, hep senin içinde ukde kalmıştı. O yüzden de bütün olanaklarını , bizim okumamız için seferber etmiştin. Onları hiç bir zaman affetmedin.

Senden korkmazdık ama çekinirdik. Hoşuna gitmeyen bir şey yaptığımızda, o dümdüz bakışların yok mu, ödümüz kopardı. Şimdiki çocuklar, hiç öyle bakıştan anlamıyorlar anne … “Yalan asla söylemeyin, yoksa alnınızdan okurum” derdin. Sana hep alnım açık oldu o yüzden.Hiç bir zaman şiddet uygulamadın bize. Bir kere peşimden terlik fırlatmıştın ama çok şükür kötü bir nişancıydın.

Annem…Gençliğinde çok güzeldin …Şimdi de öylesin. Sahi, seni Türkan Şoray’a benzetiyorlardı , değil mi? Saçlarını kabartıp topuz yaptığında , babamdan uzun olurdun. Gerçi babam da önemsemezdi. Sana bir bakan, dönüp bir daha bakardı. Biraz kilo almaya başladığın dönemlerde, yoldan geçen bir adam sana laf atmıştı:”hükümet gibi kadın” diye, hatırlıyor musun, ne çok gülmüştük…Her zaman bakımlı oldun. Evde yalnızken bile rujunu sürüp otururdun. (Hala da öylesin zaten) Hatta bazen bana kızardın “bu tırnakların niye ojesiz?” ya da “git bir ruj sür, soluk benizli seni!” diye.

Lise dönemimde çok sık aşık olurdum. Sana anlatırdım.Her zaman bir arkadaş gibi dinlerdin beni , yüzünde belli belirsiz bir gülümseme ile. Bazen fikir verirdin. “Ohooo ben de zamanında yoldan geçen hiç tanımadığım bir subaya bile aşık olmuştum, geçer “ derdin.Hiç kızmazdın; ben de neyim varsa dökerdim ortaya. Üniversitede de birlikteydik. Arkadaşlarıma dolmalar, börekler yapıp çağırırdın, gurbetteler diye. Bazen de seni evde Pink Floyd dinlerken bulurdum. Heyecanla bağırırdın “baksana ne güzel bir parça!!!” … Beraber çok şey öğrendik, çok tartıştık…Ama bunların hiçbirisi boşa gitmedi. Birlikte büyüdük belki de. Bütün heyecanlarıma ortaktın.

Babamın hastalığında , ölümünde ve sonrasında bir güç abidesi gibiydin adeta. Çocuklarını korumaya çalışan , aynı zamanda yaşam mücadelesi veren bir kadındın. Benim şu an olduğum yaşta, 4 çocuk ve bir sürü borçla, yaşamda yapayalnız kalmak hiç de kolay değildi. Hiç sızlanmadın, şikayet etmedin. Hayatımda gördüğüm en metanetli insandın sen.Her zaman iyimser bakmaya çalıştın yaşama. Gücünle güç verdin bize. Her şeyin üstesinden birlikte geldik. Her zaman dimdiktin. Hep seni örnek almaya çalıştık hepimiz.

Bugün 61 yaşını dolduruyorsun. Bir sürü yaşanmamışlıklarınla ve heveslerinle. Her şeye karşın çocukların, torunların, çok sevgili Galatasaray’ın ve kulağından eksik etmediğin walkmeninle…. Daha çok uzun yıllar senin yanımızda olmanı diliyorum. Seni, o kırmızı yanaklarından koklaya koklaya öpüyorum. İyi ki doğmuşsun, iyi ki bizi doğurmuşsun, iyi ki annemizsin! Tanrı , seni başımızdan eksik etmesin!

Son bir şey…. Kalbimdeki cam kırıklarını , yine cımbızınla ayıklar mısın? Bir şey söyleme...Cevabını biliyorum.

Seni çok seviyorum...........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

tüm anneler güzeldir ve unutulmazlar.. bu arada annenizin geçmiş doğum günüde kutlu olsun, özellikle sizin gibi bir evlada sahip olduğu için :) sevgilerimle..

erol aslan 
 27.04.2007 23:25
Cevap :
Anne olmak çok farklı bir duygu sanırım ... Annem öyle söyler hep:) Onun her zaman rahat ve huzurlu olması için bütün olanaklarımı seferber ediyorum. Umarım başarılı oluyorumdur. Doğumgünü kutlamanızı ileteceğim. Çok teşekkür ederim. Sevgiler:)  28.04.2007 21:16
 

Annenizi anlattığınız bu doğum günü yazısında kendimden birşeyler buldum,ve annenizin adına sizin için gurur duydum;armut dibine düşer derler ya...! işte öyle..sizde en az anneniz gibi bir anne olacaksınız...yazılarınızdaki ifadelerden bu çok belli...Hem annenizi hem sizi kutlularım..

Gülden Işık 
 09.02.2007 23:27
Cevap :
Sevgili Gülden Hanım, 37 yaşındayım ve yaşadığım bir takım olumsuzluklar yüzünden henüz anne olamadım. Olabilecek miyim? Bunu da bilmiyorum. Ama eğer olsaydım, sizin de belirttiğiniz gibi anneme benzeyen bir anne olurdum kesinlikle. Belki de sizin güzel temenninizle, bir gün gerçek olur , kimbilir? Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Size de çocuklarınız ve torunlarınızla mutlu ve huzurlu bir ömür dilerim. Sevgilerimle...  10.02.2007 11:46
 

Eylül Hanım Yaşam da hep anneler çeker cefayı."cennet annelerin ayakları altındadır" boşuna söylenmemiştir.Annelerimiz canlarımız bizim...Sizin anneniz ve.. tüm annelere uzun ömürler, sağlıklı, mutlu yaşamalar... sağlıcakla..

Mehmet EREN 
 08.02.2007 22:17
Cevap :
Haklısınız Mehmet Bey; Annelerimiz hep cefakar, hep dengeleri koruyor. Babalarla, kardeşlerle ilgili ilişkileri düzenlemek bile bazen annelere düşüyor. Hepimizin aileleri ve sevdikleri sağlıklı ve huzurlu olsun dilerim.Güzel dileklerinizi anneme ileteceğim. Çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılarımla...  09.02.2007 9:51
 

Eylül'cüğüm, okurken gözlerim yaşardı ve genzime birşey düğümlendi inan. Kendi annemi de seninkiyle birlikte, yine senin kaleminden dinledim; bu çok tuhaf birşey. Yazım kabiliyetini tebrik ederim..

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 08.02.2007 17:25
Cevap :
Merhaba Nazancığım; Senin okurken gözlerin yaşarmış ya, ben de ağlaya ağlaya yazmıştım zaten.... Elimizde bir annelerimiz kaldı be Nazan..Bu kadar hassaslaşmamız hiç de anormal değil. Tanrı onlara uzun ömür ve sağlık versin dilerim. Sevgiler  09.02.2007 9:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1639
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster