Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
5944
 

İyi ki doğdum ben!...

İyi ki doğdum ben!...
 

Doğmasaydım; gökyüzünün mavisini, o mavilikte uçan kuşları göremeyecektim. Lacivert denizleri, o denizlerin içindeki balıkları, ağaçları , güneşin doğuşunu bilemeyecektim. Sabahları ibadet eden, yavrularını büyüten, keyifli anlarında öpüşen kuşları seyredemeyecektim üstelik. Kedilerin kuru bir simiti getirip yavrularının önüne koyuşunu, yavruların yalaya yalaya yemeye çalışını, o anne kedinin açıktan çöp gibi oluşunu seyredemeyecektim. Bütün bebeklerin aslında bir mucize olduğunu ama insanların gözlerinin boş baktığını da anlayamayacaktım..

Yaşım da artık yavaş yavaş kırka yaklaşıyor. En son on sekiz olduğumu hatırlıyorum. Bir de pat diye otuz yedi oluşumu. Arada olan her şey rüyaydı, siz rüyalarınızı hatırlar mısınız? Ben de İskender gibi dünyayı fethe çıkmıştım, benim de don kişot savaşlarım oldu, ben de aşık oldum, acı çektim yalan değil. Ahmağı güldürecek hatalar yaptım, dereyi geçemedim çayda boğuldum, keloğlan’dan daha salaktım ne çıkar?

Hala Dünya ile kavgasını bitirememiş arkadaşlarım var. Hala zengin oldum olamadım derdinde hala sevgiye, aşka, tene doymamış tanıdıklarım var. Zırhlarını giyip sokağa çıkan, elbiselerini soyup egosunu soyamayan bildiklerim var, ne olacak? Ne demişti Diyojen İskender’e "Tüm Dünya senin olunca sonra ne olacak?" Bu sözlerden sonra İskender’in hastalandığı söylenir. Hastalanmayıp da ne yapsın hükümdar?

İyi ki doğmuşum. Doğmasam nereden bilecektim bıyıklı pisilerin bu kadar güzel olduğunu. Sokaktaki köpeklerin aslında ne kadar yürekli olduklarını. Hiç çirkin bebek olmadığını, insanın baktığı aynadan aslını gördüğünü nereden bilecektim? Denizleri yara yara giden vapurları... O vapurların kimi zaman kahır kimi zaman aşk kimi zaman neşe taşıdığını da bilemeyecektim.

Hiç kavga etmemenin tüm kavgaları kazanmaktan daha büyük bir erdem olduğunu, öfkesini yenenin öfkeyle yenenden daha güçlü ve aziz olduğunu öğrendim. Bu alemi nakış gibi nakşeden yüce yaradan’ın her şeye sevgiyi nasıl da usta bir hünerle işlediğini de öğrendim, az şey değil hani.

Eylül’de doğmuşum. Başak tarlalarının savrulduğu, o sarı başakların bir deniz gibi yayıldığı bir ayda doğmuşum. Okulların açıldığı, yaz ayının bittiği, sonbahar’ın geldiği Eylül. Hüznün, melankolinin, nefis akşam üstlerinin başkenti.

İyi ki doğmuşum . Doğmasam Dünyadaki bana uygun tek kadınla evlenemeyecektim. Ruh ikizimle, elma yarımla. Sanmayın ki tartışmayız, kavga etmeyiz, birbirimize "of be" demeyiz. Deriz demesine de o kadarı da olur yahu!

Doğmasaydım sarı saçlı, inatçı kızım da olmayacaktı üstelik. Ve ben onun gözlerine bakarken kaybolup gidemeyecektim dalıp dalıp. Anne delisi, hala bir kere baba dememiş, elma şekerimi göremeyecektim dünya gözüyle. Dünyanın en tatlı, en güzel ve en şefkatli anasını (hepsi öyle değil midir?) sevgisini pek göstermeyen ama Türk filmlerinde bile ağlayan babasını, gereğinden fazla gururlu, gereğinden fazla dürüst, sevgisini cüzdanına koyup gezen mistik kardeşimi bilemeyecektim.

İnsan, acılardan geçe geçe, sevgileri biriktire biriktire insan oluyor. İnsan doğmayla insan olunmuyor bunu bilesiniz. İçinizdeki cevher, ruhunuzdaki kudret, mayanızdaki hamur çok yüce eyvallah! Ama insan, damıta damıta insan oluyor yaşadıklarını.

Kelimeleri ceplerimde taşıyorum, bugün benim doğum günüm. Yaşımda kırka yaklaşıyor, yolun da yarısı geçilmiş. Kolestrol düzeyleri, stres sınırları, kontroller hep yanı başımızda. İstanbul’u seyrediyorum bir Vapur’un içinden. İstanbul, kimselerin çirkinleştiremediği eşsiz güzel sana söylüyorum, bugün benim doğum günüm.

Yaşamak biraz da yaşatmak demek. Yavru kediler, köpekler, kuşlar, bebekler yaşasın. İnsanlar, insanlık, insanca şeyler yaşasın. Biz yaşadıkça güzellikler çoğalsın, büyüsün. Üstümüzde bayrak, gök kubbenin altında Vatan, içimizde yaşama sevinci, bizi yaratana olan inancımız hep yaşasın.

Bugün benim doğum günüm. İyi ki doğmuşum …

Not: yazı benim yüzümden bir gün gecikmeli size ulaştı....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

size teşekkür etmek istiyorum. tam hayattan kopmak üzereyken hayat bana tokadını attı dedğim zamanda okudum yazınızı tamammen tesadüfen bu sayfa çıktı önüme yazınız dikkatimi çekti gerçekten mükemmel bi yazı

AYSEL KAYGIÇ 
 25.11.2007 14:43
Cevap :
Aman Aysel hanım! Umarım ilk kısım şakadır. Hayattan faln kopmayın öyle. Ne demiş Nazım'' asıl mesele düşmana inat yaşamak'' sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim.  25.11.2007 20:03
 

Biz de bu güzel, sıcak, duygu dolu satırları yazan adamla tanışamayacaktık. Bıyıklı pisileri bu güzel satırları da okuyamayacaktık. Çok şanslı olduğunu düşündüğüm eşinle de tanışamayacaktık. Az şey mi ruh ikiziyle karşılaşıp üstelik bir de evlenmek. Bütün sarı saçlı kızlar inatçı olurmuş demek diyemeyecektik kendi kendimize. “Benim de saçlarım sapsarıydı da çocukken:” Sevgisini cüzdanına koyup gezen mistik kardeşinle de tanışamayacaktık. Ne çok şey kaçıracaktık. İyi ki doğmuşsun. Benim sarı oğlumşumun burcu. Sayfama girersen görürsün en başta resmini. İyi ki doğmuşsun arkadaşım. İyi ki doğmuşsun. Doğum günün kutlu olsun. Nice yaşlara.

Ayrıntıda gezinmek 
 28.09.2007 14:00
Cevap :
Teşekkürler bu güzel satırlar ve duygular için. Böylelikle bizimde yeni bir blog komşumuz oldu demektir. Size , sevdiklerinize, sarı oğluşunuza her günü sevgi ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum. esen kalın.  29.09.2007 17:06
 

geç kalmış doğumgünü tebriğidir : )
nice yıllara...gönlünüzce
Sevgi ve saygılar

H Hülya Tercan 
 16.09.2007 11:45
Cevap :
teşekkürler. Her günümüz sevgi dolu olsun.  16.09.2007 16:41
 

Sevdiklerinize gülümseyen yüzünüzle ışık olun bir ömür.... Sağlıkla....

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 14.09.2007 17:45
Cevap :
Serap hanım sevgi ve selamlar size .  15.09.2007 14:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 187
Toplam yorum
: 702
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1235
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

İyiye ve güzele götürmeliyiz Dünyayı. Sürekli daha çok kazanmak, daha yukarıdan bakmaya çalışmak,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster