Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Temmuz '09

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
3825
 

İyi ki doğdum mu?

Kaç doğum gününüz oldu sizin?
Tuhaf bir soru değil mi? Biliyorum ama bir düşünün, doğduğunuz günden sonra, içinize sine sine kaç defa doğduğunuz günü yaşadınız?

Saymaya çalışmadım ama bu yıldan geriye doğru baktığımda, anımsarken yüzümü güldüren bir yıla rastlamadım, aslında yüzüm güldü de, nasıl güldü tahmin edin...

Var olduğum yerlerdeki yakınlarım, incelikleriyle sevindirdiler beni, ya bir pasta, ya küçük hediyeler, ya da küçük bir kutlama...Sonrasında akşam evime döndüğümde, doğum günüm ve ben baş başa kaldık hep ve ben o günü bitirmeden geçmedim uykuya, üzerimden geçip yaşamıma öylece girmesin diye bekledim, bekledim ki, yeni gelen yılın, yeni gelen yaşın vereceği ağırlığı ayakta karşılayayım diye...

Çocuklar düşkündür ya hani doğum günlerine, aslında bu herkesin bildiği gerçek bir yalan!

Yıllar geçtikçe kıymetleniyor doğulan günler...Beklemeler başlıyor, bir önceki yıla göre, kaç kişinin hafızasında yer edildiğini düşünüyor insan, aranmak istiyor, gülmek istiyor, komik cümleler, neşeli sesler, bilmiyormuş gibi davranacağı sürprizler bekliyor insan. Kim inkar edebilir şimdi bunu?

Çünkü yaş ilerledikçe, yanında yakınında olanları bilmek, görmek istiyor insan, gerçekleri görmek istiyor...

Kim istemez kocaman çiçeklerin ofisinden içeriye sırayla girmesini?
Kim istemez telefonunun aralıksız çalmasını?
Kim beklemez yakınlarının kendisini hatırlamasını?
Kim istemez hadi akşam bir şeyler yapalım diyen sesleri?
Kim istemez kendisi için, yüzünü güldürmek için telaş içinde ince sürprizler peşinde koşturan dostları?
Kim istemez, hiç beklemediklerinden kocaman bir 'mutlu yıllar' dileği ile gelen beklenmedik bir hediyeyi?
Kim istemez hiç ummadığı bir sesin, yaşamında unutamayacağı en güzel doğum gününü eline vermesini?
Kim beklemez ki, doğum gününde, beklediği ve hayal ettiği bir şeye kavuşmayı?
Kim umutlarını saçlarına takarak uyanmaz ki doğum günü sabahına?

Benim için bir anlamı yok, doğum günü nedir diyenlere inanmıyorum...Aranmasa, anılmasa, nasılda üzüntü içinde girer o gece yatağına, nasılda yalnız hisseder insan kendisini değil mi?

Her yıl bu bahsettiğim inceliklerin bir kısımın ben de gördüm, yani her yıl doğum günümü gördüm...Sevenlerim bırakmadı hiç, unutanlarım da oldu tabi, benim unuttuklarım gibi...

Bu yıl doğum günümde gerçekten doğmak istediğimi anladım...Yılların üzerime sıçrattığı, yıpranmışlıktan, hırpalanmışlıktan, yaşam telaşesinin yüzümde kalan çizgilerinden, derin ve sancılı bekleyişlerden, her yeni yıl farklı farklı tattığım hüzünlerden, mutsuzluklardan arınmış, bir doğum günü ile karşılamak istiyorum yeni yaşımı bu yıl...

Beklediklerimin çaba göstermeden gelmesini, küçük sürprizleri gerçekten bilmeden yaşamayı,
Gelen çiçeklerimin sayısının artmasını, ebatlarının daha büyümesini ve o çiçeklerin görev değilde, niyet olarak kapımdan içeri girmesini, doğum günümün sabahına neşeyle, umutla, mutlulukla uyanıp, gecesinde keyifle uykuya dalmayı istiyorum.

Tüm geçmişin gürültüsünden, içimdeki izlerinden, hüzünlerinden, kendimi anlatamadığım, anlamamakta direnen insanlardan, insanların üzerime saldığı dertlerden kurtularak başlamak istiyorum yeni yaşıma...

Küçük ve beklenmedik, aslında beklediğim ve benim için büyük olacak sürprizlere kapımı açmayı, unuttuğum kokuları duymayı, güvenli dağlara sırtımı yaslamayı, güven veren gözlere, sevgi duyan kalplere, özen gösteren yüreklere, incitmeden tutacak ellere sahip olmayı, sağlığından endişe ettiğim canımın dimdik karşımda durarak iyiki doğurmuşum seni diyerek bana gülümsemesini, iyiki beni doğurmuşsun diyerek ona sarılmayı, yaşamında renk olduklarımla bir yılımı daha yaşamayı, yaşamımda renk olanlara bir yıl daha doymayı diliyorum bu doğum günümün bana getirecekleri içinde.

Dileklerim kabul olursa eğer, ilk doğduğum günden sonra, ikinci doğum günüm bu yıl diyeceğim yüksek sesle...
Yıllar korkmuyorum sizden, sizin bıraktığınız izden diyeceğim...
Tekrar etmeyeceğim önceki yılları...Her şeye yeniden başlayacağım...
Umut etmekten, inanmaktan, sevmekten, iyilik etmekten, paylaşmaktan, insan olmaktan yine vazgeçmeyeceğim...
Anımsamaktan, düşünmekten, kaybetmekten vazgeçmeyeceğim...

Biliyorum ki, her kayıp benim için bir kazanç!

Doğum günüm bu yaşamda yapmam gerekenler için yeni bir başlangıç,

İyi ki doğdum mu? Evet, iyi ki doğdum!
İyi ki yaşama dokundum...İyi ki insan oldum... İyi ki var oldum...

Bugün doğanlarında, yarın doğanların da, benim doğduğum gün doğanlarında doğum günleri kutlu olsun ve hiç doğum günleri olmadıysa, bu yıl doğdukları yıl olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 05.07.09
 
 

Akademik olarak Alman Dil Bilimcisiyim. Eğitim alanında serbest olarak faaliyet göstermekteyim. Geli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster