Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
286
 

İyi ki doğdun Ceyda keşke hep var olsaydın…

İyi ki doğdun Ceyda keşke hep var olsaydın…
 

Önüne geçemediğimiz ama önlem almak için adım da atamadığımız bir konuya değinmek istiyorum. Doğal afetleri yok etmek gibi hayal ürünü bir cümle kurduğum yok da önlem alabilmek adına neler yaptığımızı ya da yarattığı negatif sonuçların sızısını en aza indirmek için yapılan çabanın ne olduğunu sormak istiyorum.

Bu haberi yapmayacağıma dair kendisine söz vermiştim çünkü o acılı baba istemiyor acısını tekrar manşetlerde görmek. Hatırlamak istemiyor değil de sanırım hatırlatmak istemiyor bazı kesimlere. Kısacası acılı baba, ‘Şimdi değil o aramalarımda benim yanımda olacaktınız’ diyor ve ben susup sadece haberini hazırlamamak adına söz veriyorum. Unutulan bir konuyu hatırlatmak gündeme getirmekti isteğim ama yapmadım daha doğrusu yapamadım. Fakat bu içimdeki paylaşma arzusuna gem vuramıyorum. Sayfalara konu olmayacak diye sözüm söz ama 2-3 blog okuyucumla paylaşmadan duramıyorum.

Yıllardan 2009 “çamurlu suda dram” manşetiyle tanıdık biz o küçük kız çocuğunu. 6 buçuk yaşındaki Ceyda Gider 31 kişinin hayatını kaybettiği Çatalca’daki sele kapılarak kaybolmuştu. Felaketten yaklaşık 20 gün önce Denizli Mahallesi İstasyon mevkiindeki açık alanda koyunlara çobanlık yapan dedesi Raci Gider’in derme çatma kulübesine kalmaya gitti. Dedesi ve babaannesi Nuran Gider’in yanı sıra aynı zamanda komşularının çocuğu olan çok sevdiği arkadaşı Gülseren Dursun ve dedesi Nusret Dursun da onlarla birlikte kalıyordu. Selin meydana geldiği gün babaanne Nuran Gider çocuklar ıslanmasınlar diye onları kulübede bırakıp yardım istemek amacıyla eşinin yanına gitti. Bu gidiş ile felaketin önüne geçemediği gibi ıslanmasınlar diye düşündüğü Gülseren Dursun ve Nusret Dursun’un cesetlerine ulaştı. Tüm çalışmalara rağmen küçük Ceyda’nın bedenine ise ulaşılamadı. Devlet yoğun arama çalışmaları başlattı, bulamadı. Ardından yavaşlattı ve pes etti. Aile istediğinde belediye kepçe gönderdi, ara sıra da balıkadamlar gölde arama yaptı. Sonuç olumlu olamadı. Ancak Gider ailesi aylarca pes etmedi küçücük bir umutla çamurlu sularda küçük kızlarının cansız bedenini bulmaya çalıştı. Baba Tayfun Gider gölde dürbünle dede sopayla su birikintilerinde aradı Ceyda’yı. Sular çekildi aile yine vazgeçmedi köşe bucak aradılar çocuklarını evlerin bahçesi, ağaçların arkasına kadar her noktada istediler ki minik Ceyda’nın bir mezarı olsun.

Yaşanamayan çocukluk, gençlik kısacası yaşamı mı, evladını kaybeden ailenin acısı mı yoksa hala doğal afetler için alınamayan önlemleri mi hangi koldan tutup tartışırsanız tartışın. Benim derdim yaşanamayan minik bir kız çocuğunun hayatı. Sel felaketinin bulunamayan tek kaybı minik Ceyda’nın bugün doğum günü. Yaşasaydı 9 yaşında olacaktı Ceyda koşacaktı hayata, umutlara...  İyi ki doğdun Ceyda keşke hep var olsaydın… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 333
Kayıt tarihi
: 31.07.12
 
 

Milliyet gazetesi haber araştırma servisinde muhabirlik yapıyor. 'Mağdurun yanında Damla' esp..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster