Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '07

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
244
 

İyi ki doğmuşum

Hatırlıyor musunuz, ilk ne zaman tırnaklarınızı kendi başına kestiniz veya ne zamandan beri tek başına duş alıyorsunuz? Mümkün değil hatırlamak...Daha örnekleri çoğaltabiliriz ama bu gibi şeyleri tek başına yapabilmemiz, annelerimizin sayesinde yada bizi büyüten insanlar.

Hatırladığım başka şeyler var. O aklımızın beş karış yukarda gezdiğimiz zamanlarda anneme söylediğim "doğurmasaydın, bu dünyaya ben gelmek istemedim" lafı... Herhalde bir annenin duyacağı en kötü laftır çocuğundan. Ne şartta söyledim şimdi hatırlamıyorum ama ne şart olursa olsun söylenmemesi gereken bir laftı.

Biz yedi kardeşiz, ikisi bir yaşlarında (sebebini asla bilmediğimiz bir sebepten) vefat etmişler. Şimdi beş kardeşiz, biz kızlar evlendik, Allah'a şükür hepimizin çocukları var. Hepimiz çocuklarımızı isteyerek dünyaya getirdik, şunu söylemeden geçemeyeceğim Allah kısmet etmeseydi ne kadar istesek olmazdı nasipmiş, o zamanlar doğum kontrolu vardı birde benim halam hastanede hastabakıcı olarak çalışıyordu ama biz iki sene arayla 66'tan 78'e kadar yedi olmuşuz.
Hep düşünmüşümdür, babam çok alkol aldığı için tabir yerindeyse akşamcılardandı kendisi, sarhoş bir gecenin anısıyım diyorum ben kendime, şimdi de size söylüyorum ben sarhoş bir gecenin anısıyım bu dünyaya...Ama büyüdüm, o görünce iğrendiğim böceklerin bile bu dünyada bir görevleri olduğunu, Yüce Yaradanımın bu dünyada hiçbirşeyi boşuna yaratmadığını öğrendim. Herşeyin bir sebebi vardı bazen biz idrak edemesekte.

Evleneceğim zaman aileler tanışmaya geldiklerinde, biz iki kız bir oğlan sonra yine iki kız sıralamasıyla dünyaya gelmişiz, ablam muhabbete "aslında annem oğlandan sonra doğurmasaymış oğlanı bulmuşlar ne doğurmuşun" dedi şaka olarak, görümcemde atladı "teyze doğurmasaydı biz abimi kimle evlendirecektik" dedi.Bizim eşimle aramızda 11 yaş fark var, o askerden geldikten sonra evlenmek istemiş kayınpederim istememiş gelin adayını sonra eşim bir daha evlenme lafını açtırmamış onlara, sonralarda yaşı ilerleyince bir sürü aday göstermişler ama beğenmemiş ve son benimle tanıştı ki biz arkadaşlar sayesinde tanıştık, ailesinin haberi yoktu eşime başka birini tanıştırmaya uğraşıyorlarmış. Eşim bana, "Seni tanıdım kısmetlerim açıldı." demişti. Şimdi düşünsenize o askerden geldiğinde ben ilkokuldaydım herşey kısmet işte. Eşim 40 yaşında ben 29 yaşında evlendik. Eşim daha önce tanışsaydık dediğinde benim cevabım daha önce tanışsaydık evlenemezdik çünkü benim eşimle tanışmadan önce çocuk bakıcısı olarak İngiltere'ye gitme planım vardı. Şimdi kendi oğluma bakıyorum. Anneme de iyi ki beni doğurmuşun diyorum.
Hepinize sağlıklı günler...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 205
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

Cahit Sıtkı'nın "gün eksilmesin penceremden" şiirini felsefe edinmiş, hayatı seven, 31 yaşında, evli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster