Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
119
 

İyiliği Getirmek

Çoğu zaman bilinçsizce, dikkatsizce farkımızı- farklılığımızı gösterme telaşı içinde ötekileştirdiğimiz kimselerle aramıza onulmaz yaralar açtık. Ne zaman? Söz varlığımızın, imgelemlerimizin, zihnimiz “öteki” açıklamaları, gerekçeleri ile dolu olduğunu düşünürsek her zaman.

  İçine doğduğumuz toplumun gerçeklikleri, değer yargıları, inan yolları, menzilleri, erekleri, görenekleri… Sosyal kimliğimizi belirler. Yani hayatımızı bu temel üzerine inşa ederiz.  Saklı kalmış komplekslerimiz ve geçmişte maruz kaldığımız travmaların sebep olduğu eğitimsel, sosyo-kültürel, ekonomik ayrışmalar; etnik, kültürel, dini, ,siyasi farklılıklardan dolayı azınlık-sapkın- yabancı-karşıt… Görülerek  “toplumsal aidiyet” ten yoksun bırakılmalar ötekileştirmenin fitilini ateşleyen unsurlarla doludur.  Neo-liberal politikalar yüzünden erkeğin egemen olduğu toplumsal alanda kadının ötekileştirilmesine göz yuman adalet, geçim konusunda zorluk çekenlerin hak ihlallerine ötekinin varlığına ihtiyaç duyulduğu oranda göz yumar.

Yaşamsallığı savunurken herhangi bir gerekçenin verdiği güvenle üstünlük taslamak, baskı altında tutmak, kontrol etmek... ötekileştirmeye güç veren  kibirden kaynaklanır. Tarihin kumpanyalarında politik otorite ve savaşlar için meşrulaştırıcı bir güç olarak kullanılan biz-öteki ayrımı günümüzde de süregelen bir bakış açısı olarak  üstün konumunu dayatmaya devam etmektedir. 

Anlaşılmaz tavırlar içinde kendini ifade etmeye çalışan iyilerin farkında bile olmuyoruz. Bir grubu dış grup olarak tanımlamakla meşgulken o gruba karşı beslediğimiz önyargılarla hareket ederken ait olduğumuz yani iç grubumuzu savunmaya geçeriz. Ortada ne var? İç ve dış grup denkleminde, iç grup kendisini üstünlük-ispat-kanıt üzerinden yaratır. Bu yaratma sürecinde öteki, ayrımcılığa uğrayan ve zarar gören olur. Her bireyin farklı olduğu ve farklılıklarında eşit olduğu için saygı gösteren iyiler… Biz onları nerede unuttuk?

Bir tarafı değerli, diğer tarafı da değersiz olarak kurgulamak binlerce yıldan beri süre gelen  farklı olanın düşman olduğunu ve kötü olduğunu savunan sığ bir yöntemdir.

İyiler tarihin her devrinde kaldı.

İyilerden iyiliği devr alıp  getirmek kalbin hissiyatı, bilincin bilgeliği, emeğin yüceliği, güvenin sadeliği… kendin olabilmekle mümkündür.  

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 120
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Birbirini tamamlayan yazma gayretimizle buradayız. Merhaba Sizleri üzerinde uğraş verdiğimiz yazı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster