Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '15

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
1598
 

İyiliğin ve kötülüğün Oğulları

İyiliğin ve kötülüğün Oğulları
 

Bizler biliyoruz
Topallayan kin ve öfkenizle
Ne büyük günâhlar işlediğinizi.
Nerde, ne zaman neler yaptığınızı.
Haram ve günâhın yollarında
Sünepe şeytanlığınızla
Yalanda nasıl bilgeleştiğinizi.

Sizler ki
Fitne fesat
Yabani ve barbarsınız.
Kötülüğün oğullarısınız.
Gözü dönmüş öcünüzle
İnsanı kıvrandıran acısınız.
Öldürücü yağma ve hırsınızla
Barışa düşmansınız.
Zorba ve birer hiçsiniz.

Aklın zümrüt odalarından
Seyrediyoruz hiçliğinizi.
Ve görüyoruz üzülerek
Ölü bedenlerden nasıl çöplendiğinizi.
Rezil, rüsva ruhlarınız ve 
Yularlı akıllarınız yüzündendir
Yüzlerimizin kızarıklığı.

Nasıl da istiyorsunuz pişkince
Düşüncelerimizin kapısını kapatıp
Köhnemiş kırıntılarınıza
Yeniden kapılar açmamızı.
İstiyorsunuz ki
Aşksız edebiyat ve sanatınıza
Olmayan ilminize burun kıvıran
Küfürbaz gölgenize sığınalım.
İstiyorsunuz ki
Yorgun bedenlerimizi yüzüstü bırakıp
Çerçöple doyuracağınız ruhlarımıza
Tasma takmanıza boyun eğelim.

Ama bizler iyiliğin oğullarıyız!
İlkyaz güneşlerinden baharlarımız var bizim.
Çiçekleri kışkırtarak sevgiyle
Hasta kız ve oğullarınıza
Uğursuz öğretilerin çürümüş hikâyeleri yerine
Bir yıldızın kuyruğuna tutunup
Göğü öpüşleriyle süslemesini
Öğretmek isteriz

Bizler ki
Gerçeğin elleri nasırlı işçileri,
Sevgi ve barışın
İnce yontucularıyız.

Yaşamın kurucu öğelerinden
Tutkulu nehirler akar içimizden.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kötülük tohumlarını ekenler,bir gün o tohumlardan filizlenen kötülüğün,zehirli çiçekleriyle ağulanacaklar.Dünyayı iyilik çiçeklerinin donatması dileğimle... Saygı ve selamlar değerli şairim...

fisun gökduman kökcü 
 19.11.2019 9:03
Cevap :
Toprağa serpiştirilmiş tohumlar bile baharın özlemini çeker.Hasret kaldığı güneşle filizlenip buğdaya hazırlanır ki hayatını erdeme ulaştırsın.Bir de olgunlaşıp kızarmış tohumlar var ki nar taneleri gibi saçılıp dağılmış etrafa;filiz vermiş,gövde olmuş ve meyveye durmuş.Her mevsim ve her gün meyveleri yarılır ve kendi dalında kala kala zamanla çürür,karamsı bir hal alır,kendini zehirlediği gibi toprağı ve ondan geleni de zehirler...Çok sağ olun Fisun hanım.Selam ve saygılarımla sağlık içinde kalınız.  26.11.2019 9:59
 

Çok güzel anlatmışsınız. Dünya üzerinde insanoğlu varoldukça sürecek bir savaşın tarafları, iyiler ve kötüler. Ve ne gariptir ki bu savaş her insanın kendi içinde de sürmekte. Kendi içimizdeki savaşı iyilik kazanabilirse dünya üzerinde de kötülük kalmaz. Dilerim de öyle olur. Elinize, emeğinize sağlık. Saygılarımla.

Perr i Hüma 
 18.07.2017 16:17
Cevap :
En sıkıntılı durumdur aslında içimizde sürüp giden bu zıtlıklar savaşı,sizin de belirttiğiniz gibi.Her ikisi de akıl süzgecinden geçirilip vicdanda muhasebesi yapılmalıdır.O zaman iyiliğin zafer kazanacağını söyleyebiliriz.Hayatta herkesin karşılaştığı bu ruhsal durum,sizin de bildiğiniz gibi,doğuştan gelen ve hep de var olacak bir kavramdır.karanlık ile aydınlık,güçlü ile zayıf gibi birbirinden ayrılamazlar.Evrende her şey zaten zıtlıklar pirensibine göre kurulmuştur,ama değişen şartlara göre biri diğerine dönüşebilir,bu işlev de insana ve yaşamına,dünyasına etki eder.İyilik,güzellik ve sevgi denince aklımıza hemen tanrı gelir.Tanrı iyidir.Ondan olanlar da iyidir diye düşünürüz,ama insan bozuldu.Kabil'in Habil'i öldürmesi ve Tanrının kendi nefesinden insana ruh vermesi ve insanın katil olması ile bir sembol da olsa Şeytan'ın özgürce dolaşıma salınması da düşündürücü bir konu aslında.Dileğimiz.Kötülüğün kaynağı vicdanımızı güçlendirmek olsun Burcu hanım.Katkılı yorumunuz için sağolun.  30.07.2017 18:45
 

Ne güzel anlatmışsınız Abbas Hocam, iyilikler kalkan oldukça kötülüklerin azalacağını. Çivisi çıkmış bu yaşlı dünyanın dönmesine sebep, halen güzel yürekli insanların varlığıdır. Yüreğinize sağlık.

NAZ YAZ 
 22.11.2016 13:08
Cevap :
Akıl özgür olduğu sürece tatlı ve huzur verici umutlarını gerçekleştirir;olgunlaşmış duyuların keyifli duyguları ve erdemli ruhu ile mutluluk düşlemlerini özler ve bir an önce ona ulaşmanın sevincini yaşamayı yeğler.Ve bu bilgelik ve insanı yüceltmeye hazır sonsuz evrenini kavrayıp anlayarak mutlu olur.Dünya dönmesini sürdürür.Ay ışımasına devam eder.Ve yıldızlar ki sonsuz devinimleri içinden solgun ışıklarını yine de göndermeye devam ederl.Yer ise canından nice nişaneler yükseltip çevresini saran bu alımlı ihtişamın eğlencesine katılır büyük hevesiyle.İnsansa doğruluk ve iyiliğin,güzelliğin birliğine cem olacakken,bütün acılarının nedenini gizil güçlerde arayıp boşuna vakit kaybederek bencilliği,hırsı,bilgisizliği ve çıkarı nedeniyle yerle göğün şenliğine katılmayı aklına getirmeyip kanmış olduğu yalanların kötülüğü uğruna hayatını çıkmazlara peşkeş çeker ve her şeyin sevgi adına yaratılmış olduğunu görmezden gelir...İlgi ve yorumunuz için sağolun sayın Naz Yaz.Selam ve saygılarımla.  25.11.2016 13:43
 

Gururla okudum, hem de iki defa;söylenmesi gereken bu işte!

Kerim Korkut 
 07.10.2016 20:49
Cevap :
Ahh bir bilsen,boğulmaktan korktuğum ne nehirler akar içimde.Suların köpüklü eğlencesi ile oynamakan tutun da içindeki canlılığın serüveniyle bile uykuya daldığım olur benim.Dünya kayar gider o an gözlerimden.Ülkem gibi aynen.Anlamını pek de bilemediğim,nasıl bir şey olduğunu da göremediğim karanlığa misafir olurum.Bazen ağırlanırım da. Her şey,ama her şey bedava. Kıvrandığım,inlediğim,kovalandığım,saklandığım anlar da olur.Sanki ülkem peşimde.Kuşlar gibi uçarım da.Hâttâ bir keresinde bir uçurumdan azgınca akan bir nehre düşmüştüm yemek hesabını öderken,belki de vampir yarasalardan tiksinme hissi gelmişti o an.Bin metre falan vardı aşağısı.Su götürmüş beni.Burasını hatırlamıyorum,hatırladığım:Biraz durgun bir yerinde kıyıya yakın bir bitkiye tutunduğumdu.Kardeşim tam da elini uzatıp beni tutacakken ben tutuğum yeri bıraktım ve nedense suyun beni götürmesi istedim sanki bir bilinmeze.Düşünüyorum da bizler ve ülkemiz bir bilinmeze mi sürükleniyor...Ben de yazılarınızı gururla okuyorum.  09.10.2016 21:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 1211
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 493
Kayıt tarihi
: 21.08.12
 
 

1979 Yabancı diller yüksek okulu almanca bölümü mezunuyum. 2 Yıl tercümanlık yaptım. 28 yıl da öğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster