Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '08

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
781
 

İyilik yap, paran gitsin..

İyilik yap, paran gitsin..
 

Her gece tıklım tıklım olan barlardan birisindeydim. İsmini bile zar zor anımsıyorum. Otelde canım sıkılmış, kendimi yola atmıştım sonra da gördüğüm ilk bardan içeri girmiştim. Bar ağzına kadar doluydu. Çoğunluğunu 20-25 yaş arası birbirinin kopyası olan gençler dans ettiklerini sanıp tepişiyorlardı. Benim yaşlarımdaki birisi için biraz ağır bir ortamdı ama girmiştik bir kere. Oturduğum yuvarlak masaya ara ara kendinden geçenler çarpıyor içinde Jim Beam Black olan bardağım devrilme tehlikesi geçiriyordu. Kimisi pardon deyip özrünü dile getirirken kimisi hiç oralı olmayı dansına devam ediyordu. Eh, belli bir yaşa geldiğimiz için bu kadar basit bir konudan olay çıkaracak değildik. Olgunlukla karşılıyorduk.

Öylesine etrafa bakınırken barmenin yanına pejmürde görünüşlü bir kızın yaklaltığını farkettim. 14-15 yaşlarında uzun süre yıkanmamış gibi duran yağlı siyah saçları birbirine dağılmış, gözlerinin altı mosmor olan bu kızın hali dikkatimi çekmişti. Önümden geçenlerden görebildiğim kadadırla kızı izlemeye başladım. Barmene heyecanlı heyecanlı birşeyler anlatıyor ancak adam hızla kafasını sallayarak birşeyleri onaylamadığını gösteriyordu. Bir süre sonra adam kızı eliyle iterek yanından uzaklaştırdı. Kız kafası önde dans eden kalabalığın içinde kaybolmuştu. Onu gözden kaybedince bende biraz endişelenmiş, onun adına merak etmiştim.

Kimdi? Barmene neler anlatmıştı?

Aradan 5-10 dakika geçmişti ki omuzumda bir el hissettim. Elin geldiği yöne baktığımda karşımda o kızı gördüm. Şaşırmıştım. Birşeyler söyledi ama duyamadım. Kulağıma eğilip ''Merhaba'' dedi. Aynı şekilde karşılık verdim. Omzumdaki elini indirmemiş halde duruyordu. Onu daha net görüyordum. Felaket bir hali vardır. Yüzünde ve kollarında kabarıklıkları farkettim. Oturmak istediğini söyledi bende hemen yanımdaki boş sandalyeyi gösterdim.

Birşeyler söylemek için yine kulağıma doğru eğildi.

''Şeyy, rahatsız ettiğim için özür dilerim ama çok zor durumdayım burada bana yardım edebileceğini düşündüğüm bir tek siz varsınız.'' dedi hızlıca. Sözlerine yalan diyemezdim çünkü üstü başı ve eğildiğinde burnumu zorlayan kesif kokusu zor durumda olduğunu kanıtlıyordu. ''Sorun ne'' diye sorar gibi baktım ona. Biraz düşündükten sonra tekrar konuştu.

''Abi ben uyuşturucu bağımlısıyım. Biraz mala yani uyuşturucuya ihtiyacım var ama bütün param bitti. Ablamın bilezikleri, annemin sakladığı düğün altınları filan derken suyunu çekti. Çalacak, satacak birşeyim kalmadı. Eskiden kendimi satardım onu da kabul etmiyorlar şimdi.''

Kızın anlattıklarıyla içinde bulunduğum ortamdan tamamen soyutlanmıştım. Dehşet içindeydim. Daha çocuk yaşta neler yaşamıştı. Anlaşılan benden de para istiyordu ama ona para vermekle iyi mi yoksa kötü mü yapacağım bilemiyordum. ''Anladım'' der gibi kafamı sallamakla yetindim sadece. Çocuğum yoktu henüz ama kendi çocuğumun başına gelmiş gibi üzülmüştüm haline. Böyle şeyleri sadece gazetelerde okur, ''Yazık'' deyip geçerdik. Oysa şimdi canlı, kanlı bir insan vardı karşımda.

''Ne kadar lazım?'' diye sordum.

Gözlerime umutla bakıp, dudaklarını ısırdı. Parayı vereceğime inanmış gibi bir hali vardı.

''150 lira''

''Kime vereceksin?''

Onu ilk gördüğümde konuştuğum barmeni gösterdi. Gizli bir sır veriyormuşcasına tekrar kulağıma eğildi. Müziğin şiddeti biraz azalmıştı. İçkim de yarım kalmıştı.

''O satıcıdır. Barmenlik yaptığına falan bakma. Şüphe çekmemek için hepsi. Gelen mallar ona teslim edilir o da görüştüğü satıcılarla anlaşır.''

''Sen burada bekle'' deyip adamın yanına gittim. Beni görünce biraz endişelenmişti. Bir an kendimi Amerikan filmlerindeki FBI ajanları gibi hissetim, birazdan bir resim gösterecek ve ''Bu adamı tanıyor musun?'' diye sorguya çekecektim onu sanki.

''Baksana'' diye seslendim.

''Buyur abi?''

Bana mal vermesini söyleyip onda başka bir intiba uyandırabilirdim ama yapmadım. Biraz görüşmek istediğimi söyledim ve birlikte dışarı çıktık. Barmenin kapıdaki bodyguardı durduğunu farkettim ama görmemiş gibi davranmayı yeğledim. İsteseler bir hareketle beni fena halde tartaklayabilirlerdi. Adam hala endişeliydi. Korkutucu bir görüntüm mü var diye düşündüm ama yoktu. Sonra yine haberler geldi aklıma. Sanırım beni polis sanıyordu. Polis olmadığımı söyleyince rahatladı.

''Biraz önce senin yanına gelen bir kız vardı.''

''Hangi kız abi?''

''Numara yapma!''

''Numara değil valla, hani bir sürü kız gelir buraya o bakımdan''

''Hani şu kıyafetleri dağınık bir kız.''

''Hııı.. eee?''

Cebimden 150 lirayı çıkardım.

''Al şu parayı, istediğini ver ona, bir daha da o yaşlardaki çocuklara öyle şeyler sattığını görmeyeyim.''

Bu son lafıma kulak asacağını sanmıyordum ama ağzımızdan çıkmıştı bir kere.

''O kız sürekli peşimizde zaten. Biz vermiyoruz ama hep geliyor.'' diye kendini savunuyordu ama parayı da almıştı. İçeri girdikten sonra masaya yaklaşırken kıza ''Git'' dercesine bir işaret yaptım. Hızla fırlayıp gitti. Alacağını alıp tuvalete koştu. Ardından barmen yanıma gelip oturdu.

''Abi kötü yaptın'' dedi.

''Birşey olmaz. Kurtaracağım bu kızı''

''Sen öyle san, tuvaletten çıksın ne seni tanır ne beni.''

Bu sözlerden sonra biraz şüphelendim. Acaba haklı olabilir miydi? Sonuçta benden daha fazla görmüştür onu mutlaka. Artık parayı vermiştim. İşim şansa kalmıştı. Barmen hala kalkmamıştı. Eğlenceyi seyretmek istediği belliydi.

Çevredekileri seyredip beklemeye başladık. Gözüm kızlar tuvaletinin kapısındaydı. Bu çok hoş bir hareket değildi ama ne yapalım? Sonunda kız çıktı tuvaletten. Ben hamle yapmak için kalktığımda yüzüme bakıp hızlıca kaçtı. Ben öylesine kala kalmıştım. Barmense karşımda gülüyordu. Haklı çıkmıştı. Ben kimdim, uyuşturucu bağımlısını kurtarmak kimdi?

Olan beni 150 liraya olmuştu..

25/12/2006

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çocuklarımızın bu halde olması çok yürek paralayıcı. Sende ikileme düşmüşsün versemmi vermesemmi iyilikmi yaptık kötülükmü. Bence o parayı ne yapar eder bulurdu sen vermesen. Bu para verişle olayı kısaltmış oldun. Mesele onların bu hale gelemsini önlemek işte onu başarabildiğimizde sorunu çözeriz. Güzel bir gözlem ve güzel bir yazı olmuş. Güzel yüreğine sağlık..Saygılarımla..

Güher 
 25.08.2008 17:10
 

Böle şeylerin olduğunu biliyoruz tabi de hiç böle birinci ağızdan dinlememiştim. Dehşetle okudum, yazın o satıcı için bir suç duyurusu olabilir mi diye düşünmeden edemedim...Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 24.08.2008 15:37
 

O parayı ne pahasına olursa olsun,istersen karşında diri diri kendini yaktığını da görsen vermemelisin;ama yürek yaa işte dayanamıyor...Bir daha aynı olayla ya da olaylarla karışlaşmaman dileğiyle...Sevgiler!

Serçe! 
 24.08.2008 13:12
 

malı temin etmek çözüm değil, tedavi olmasına ikna etmek gerekir zor da olsa bunu başarmak çözüm olacaktır... Sanıyorum iki sene önceki bir olay, uyuşturucu kullanımı her geçen yıl katlanarak artıyor. Allah akıl fikir versin kullananlara...

Sema Sener 
 20.08.2008 15:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 309
Toplam mesaj
: 54
Ort. okunma sayısı
: 1358
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Küçük bir kız çocuğu masumiyetidir yazmak, her satırı her cümleyi her kelimeyi tekrar tekrar gözden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster