Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '19

 
Kategori
Opera / Bale
Okunma Sayısı
123
 

İZDOB Fındıkkıran'la Büyüledi

4 yaşında bale yapmaya başladım. Kendimi bildiğim andan bu yana da İzmir Devlet Opera ve Balesi temsillerini takip etmeye çalışıyorum. Opera ve bale kadrosunun değerli dansçılarını tanımaya başladıktan ve Kanal Ege'de Ege'de İş ve Sanat Programını yapmaya ve bu sayede idari kadrolarındaki çok kıymetli isimleri tanımaya başladığımdan bu yana, benim için bambaşka bir anlamı var onları ve sanatı yazmanın.

Yaptıkları her iş, bugünün Türkiye'sinde sanat adına çok büyük önem taşırken, 2019 sezonunda onlar Fındıkkıran ile efsane bir klasik esere daha imza attılar. Koreografisini Mehmet Balkan'ın yaptığı Fındıkkıran'ın müzikleri dünyaca ünlü müzisyen Çaykovski'ye ait. 

11 yaşında bir kız çocuğu olan Clara'nın kendisine hediye gelen Fındıkkıran kurşun askeri ile çıktığı düşler yolculuğunu anlatan eser, tüm dünya için bir Noel ve yılbaşı dönemi klasiği aslında. 

Başrollerinde Aslı Çilek, Boğaçhan Bozcaada, Burcu Olguner ve Dolun Doyran'ı dönüşümlü olarak sahnede izleyebildiğimiz eserin koreografisi, uzun zamandır İZDOB tarafından sahnelenmiş koreografisi en iyi, izleyiciyi en çok sahnede tutan, en rengarenk klasik eserdi dersem hiç de abartmış olmam. 

Teknik bazı konulardan dolayı eserin sonunda beklediğim finalin dışında bir finalle karşılaşsam da, başında oluşturulan mizansen ile Clara'nın kestaneci teyze ile karlı bir akşamda canlandırdığı sahneler, sahneye konan TV ekranı mizanseni ve bunu bir hikaye gibi izleyen çocuklar, oldukça yaratıcı ve insanı meraka sürükleyen unsurlar olmuştu. 

Teknik açıdan analiz edecek kadar güçlü bir alt yapım olmasa da, koreografi kadar dansçıların da büyük bir özveri ile hazırlandığını, yorucu çalışma koşullarından sonra sahneye koydukları eserdeki tüm klasik bale hareketlerindeki titiz mükemmelliyetten hissedebildim. Özellikle pas de deux'ler açısından bakıldığında, İZDOB dansçılarının uyumlarının estetik açıdan da çok şık durduğunu söylemeliyim.

Eserle ilgili yapabileceğim tek eleştiri, finalinin uykudan uyanan Clara ile bitmesini beklemiş olmamdı ancak bunun da teknik sahne koşulları nedeniyle gerçekleştirilemediğini öğrenince, sanıyorum eleştirecek fazlaca bir şey kalmıyor geriye...

En güzel parçalardan biri de, eserde yer alan Opera ve Bale'nin Çocuk Korosu idi... Arada sahneye çıkan ve kendi sesleri ile eserde yer alan Çocuk Korosu gerçekten kendilerinden bekleyebileceğimden çok daha güzel bir performans ortaya koymuşlardı. Her biri bembeyaz kostümlerinin içinde birer kar tanesi gibi duruyorlardı ve ellerindeki mumların ışığında seslendirdikleri parçalar eserin sahneye yansıyan renkleri ile birleşince sıcacık bir bütünlük ortaya koyuyordu.

Sahneye yerleştirilen yemyeşil çam ağacı, tam yılbaşı sezonu ve takip eden Ocak-Şubat aylarında izleyiciyi, yurtdışında Noel arifesinde karşılaşılan sıcacık doğa ortamının havasına bürüyor, ikinci perde de karşınıza çıkan farklı ülkelerin danslarına hayat veren dansçılar sizi Uzak Doğu'dan Afrika'ya pek çok büyülü ortama alıp götürüyordu. 

Farelerin bile bunca sevimli kılındığı bir eser, gerçek dünyadan sizi bir süreliğine uzaklaştırıp masalsı bir büyünün içine fırlatıveriyor. 

Emeği geçen herkesin eline, bedenine, yüreğine sağlık. Fındıkkıran, sevgili Aytül Büyüksaraç'ın müdür koltuğunda yer aldığı, sevgili Murat Akaoğlu'nun baş koreograflığı üstelendiği bir İzmir döneminin İZDOB elinden çıkmış gurur kaynağıdır.

Görüntünün olası içeriÄ?i: 2 kiÅ?i, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 878
Kayıt tarihi
: 22.03.18
 
 

18 Haziran 1985 İzmir doğumludur. İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimini Özel Çakabey Koleji'nde tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster