Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
3230
 

İzmir'de bir Pazar sabahına uyanmak

İzmir'de bir Pazar sabahına uyanmak
 

Sabaha karşı, hafta içinde erken kalkmanın verdiği alışkanlıkla uyandım. Susamışım. Kalktım bir bardak su içtim. Dayanamadım yeni bir blogcu olarak sayfama baktım. Yeniden yattım çünkü saat sabahın altısıydı. İyi uyumuş olmalıyım ki tekrar zor uyudum ama bir pazar sabahı da altıda kalkılmaz ki!

Tekrar, güneşin perdeden süzülen ışıkları uyandırdı beni. Hadi kalk diyordu sanki. Beni en mutlu eden şey; güneşli bir güne uyanmak… Sanırım bunu bildiğinden yağmurlu bir İzmir gününde jest yapmıştı güneş bana, sonra hava kapatınca anladım bunu.

Kalktım, oğlumla bilgisayarda benim için hazırladığımız şarkı listesini açtım ve genellikle şarkılara eşlik ederek elimi yüzümü yıkamak, yatağı ve kuruyan çamaşırları toplamak gibi anne işlerini yaptım. Müziği, üstelik kendi listemi bütün evden duyulabilecek kadar açabilme rahatlığım, oğlumun dün gece bir arkadaşında kalmasından kaynaklanıyor. Bilgisayar onun odasında ve her çocuklu evde olduğu gibi öncelik onun. Şu sıralar blogda yazma işime bozuluyor çünkü odasını ve tabi ki bilgisayarını meşgul etmeye başladım. Unutmadan, oğlumun adı; Güneş.

Sonra?

Keyifle kahvaltı hazırladım kendime; evvelsi gün pazardan aldığım aynı daldaki domateslerden ki bunlara arı domates diyorlar İzmir’de, iki tanesini kopardım, kabuklarını soyup doğradım. Bir tane de salatalık. Üzerine, çökelek ufaladım, Aydın’dan alınmış mis gibi zeytinyağını gezdirdim. Canım çekti bir de rafadan yumurta yaptım. Zeytin peynir de cabası. Bu arada çay demlenmekte zaten. Taze ekmeğim de var. Daha ne isteyeyim; keyifle kahvaltımı yaptım.

Çayımı yudumlarken oturdum yazmaya bu sefer; bilgisayarın başına; "Pazar Keyfi"mi sizlere de bulaştırmak için.

Bu arada, annesinin yanında olup da güne hazır bir kahvaltının başına oturarak başlayanlar; bunun kıymetini bilin ve sanki kahvaltı yapmakla annenize büyük bir lütufta bulunmuş gibi sofradan kalkıp bilgisayarın başına geçmeyin. Ya da ne bileyim elinize gazete alıp bir köşeye çekilmeyin. Eminin sofrayı toplayıp, bulaşıkları yıkayabilecek kadar beceriklisinizdir.

İzmir’den uzakta olup da İzmir’i sevenler için yazıyorum; hava kapatıp kalmadı, ara ara açmaya ve güneşiyle yüreğimizi ısıtmaya devam ediyor.

Benim için, az şekerli bir kahve içme zamanı şimdi. Sizin için de bir yudum alırım.

Keyifli pazarlar herkese... :))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben yazınızı okuyunca anladım

Mustafa Tunç 
 09.04.2011 14:32
Cevap :
Şu an İzmir'de değilsiniz anlaşılan, yanlış anlamışım. Sizinki bir şey mi, ben İzmir'de yaşarken özlüyorum bu şehri. İyi akşamlar olsun, aydınlık şehrimden. Not: Rakamları severim, belki de bu yüzden dikkatimi çekti, yazılarımı birer dakka arayla okuyup, üstüne üstlük yorum da yapmışsınız. Sürat felakettir :)  09.04.2011 21:44
 

İnsan için yaşadığımız ömür zaten çok kısa. Böylesi bir gerçeklik varken zamanın gereksiz kavgalarla ve gereksiz yaşanmışlıklarla heba edilmesi hiç de doğru değil. Her sabah böylesi bir uyanmışlığı hakediyorsunuz. Çünkü adam gibi bir insan olduğunuz görülüyor. Güneşiniz hep sizinle olsun. Olsun ki mavileriniz de hep göz önünde kalsın...

A y s a n c a 
 09.12.2007 23:48
Cevap :
:)) "Güneşim" hep benimle olsun evet. Ama biliyorum ki gidecek; canı sağ olsun. Şansı bol, bahtı açık olsun ama ne olursa olsun, ne yaparsa yapsın; mutlu olsun... "Adam gibi bir insan"; beni anlayıp, böyle tanımlaman o kadar özel ki benim için, bilemezsin. Adamlığın "sex" karakteriyle değil, "yürekle" olduğunu iddia etmişimdir hep zaten. Sağ olasın "mavi" dileklerin için. Sevgiler, maviyle...  10.12.2007 18:41
 

Gerçekten şu yazılarındaki o kahvaltılar yokmu adamı çıldrtır, yok böyle birşey, zeytin yağından, çayından, domatesinden, ekmeğine,yumurtasna kahvaltıya özlemi, anlatılacak gibi değil, bak pazar günü mercedes fotoğraf kulubü ile zyerek -balat evlerinin resimlerini çekmeye gittik sabası saraçhanedeki "van kahvaltı sofrasına" gittik orasıda nefis ama senin kahvaltıların birbaşka inan belkide anlatmanda,yada içine kattığın sevgide sanırım.Kendine iyi bak enderin sevgilerimle..saygılarıamla..

Mehmet EREN 
 05.11.2007 21:38
Cevap :
Bir arkadaşım bir öğlen yemeğe geldi, kuru fasulyem var. Çok beğendi, nasıl yaptığımı sordu. Anlattım. "Ben de böyle yapıyorum ama, bu kadar güzel olmuyor." dedi. "Ama ben sevgiyle yapıyorum." dedim, gülerek. "Haklısın , ben yemek yapmayı hiç sevmem." dedi. Yani, doğru söylüyorsun arkadaşım; sevgiyle yapıyorum, içine sevgi kattığım için güzel... yazılarım da öyle değil mi?:)) Sevgiler, maviyle. Kendine iyi bak.:)))  05.11.2007 21:52
 

Keşke bu yazıyı ben de pazar sabahı okusaydım dedirttin bana. Çünkü bu gün cuma haftanın son ve yorgun günü. Nasıl da canım çekti şimdi pazar kahvaltısını. Neyse ki yarın cumartesi ve ben yarın ki kahvaltıyı, yazılarını okuyarak ve seni anarak hemde çimenlerin üzerinde yer sofrasında yapacağım. Sevgilerimle

Abla 
 15.06.2007 9:07
Cevap :
"Mavim" demen de çok hoşuma gitti ama. En azından hoşuma giden ikinci bir ismi kullanma şansım oldu bu sayede. Bu arada, gel şimdi çimenlerin üzerindeki yer sofrasını kıskanma;bu "malikane" nerde bakayım:))) sevgiler...maviyle.  15.06.2007 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 2556
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3225
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster