Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İzmir’de olmazdı böyle şeyler…

İzmir Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden biridir, kolay kolay arbede çıkmaz mesela buralarda, öyle kan davaları da yoktur, töre de işlemez; velhasıl gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinde adı da geçmez!

Lakin son bir hafta içinde iki karı koca cinayete kurban gitti!

Detayları araştırmak ilgili makamların işi, ancak bir İzmirli olarak biraz fikir yürütmek istemekteyim:

Şöyle ki, İzmir çok fazla göç aldı, özellikle son yıllarda; biraz bilinçli olduğunu düşünüyor İzmirliler, zira Kadifekale gibi yerleşim birimlerine girmemiz neredeyse imkansız hale geldi!

Sebep: Bazı kişiler yerleşmişler, ya da yerleştirilmişler ve bir şekilde öyle bir sahiplenmişler ki giysileri, tavırları kendilerine benzemeyen insanları püskürtme eğilimi içerisindeler!

İzmirlilerin en fazla Karşıyaka - Göztepe arası ufak bir atışması vardır, yoksa yer sahiplenmek, insan seçmek gibi bir dertleri hiç olmamıştır!

Belki de bu nedenle zaten Kadifekale birileri tarafından sahiplenilmiştir; hani gücün sahip olmakla ilgili olduğunu düşünenler vardır ya…

******

İzmir’in en eski yerleşim birimlerinden olan Bayraklı da artık benzer bir sosyal yapılaşma göstermektedir; oysa biz bunlara hiç alışık değildik!

İzmir genelde emekli olan kesimin göçlerini alırdı, onlar da zaten İzmir’e yakınlık duyduklarından burada yaşamayı tercih ederlerdi; sonuç olarak sosyal doku bozulmadan herkes gül gibi yaşayıp giderdi…

Son yıllarda çok farklı göçler almaya başladı İzmir!

Göç edenlerin amacı huzurlu bir şehirde yaşamaktan ziyade şehrin sosyal dokusunu bozmak olduğunu varsayıyor birçok İzmirli; zira selamsız sabahsız sokakta yürümeyenlerin yerini dik dik bakan insanlar almaya başladı!

Gülümseyen insanların yerine çatık kaşlılar çoğaldı!

Belli ki uyum sağlamak değil istedikleri; Kadifekale, Bayraklı gibi istila etmek belki de niyetleri!

******

Hal böyle olunca, korkarım İzmir’in de adı sıkça gazetelerin üçüncü sayfalarında yer bulacak; adını sıkça duyuran iller gibi…

Peki… Kim ister böyle halleri?

İşte asıl önemli olan budur!

Yanıtını biliyorum ama söylemem, gerçi siz biliyorsunuzdur zaten!

******

Yağışlı bir hafta sonu var önümüzde, yine de hafta sonudur, keyfini çıkarmak gerek!

Tabii çatınız akmıyor, bulunduğunuz mahalle sular altında kalmıyorsa…

Sahi, İstanbul için yirmi milyon dolar harcanarak yapılması planlanan muhteşem projeye ne diyorsunuz?

Vallaha, vergilerimin böyle çarçur edilmesindense, dere yataklarında yapılan evlerin tavsiye edilip, güvenli araziler üzerinde konutlar kurularak yerleştirilmelerinden yanayım!

Bir de… Allah biliyor ya, Pakistan’a, oraya buraya yardım yapılana kadar önce kendi vatandaşımızın dertlerine çare olsak!

Yardım yapalım yapmasına da…

Önce kendi yaralarımızı saralım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İsbabetli tespitinizi tebrik ediyorum. Ben 15 yıl öncesine kadar İzmir'de yaşadım. Bu günlerin ayak sesleri o günlerde tıpış tıpış duyuluyordu. Nasıl bu günküler geleceğin Mersin'i, Adana'sı olmaya aday bir İzmir için ayak sesleriyse.

KURTBEY PELİNÇ 
 17.10.2010 15:53
Cevap :
İzmir'in dokusu bozulmaya çalışılabilir ama gerçek İzmirliler var oldukça demokrasiden, aklı selimlikten vaz geçmesi mümkün değildir! :) Çok selam ve sevgilerimle...  17.10.2010 18:50
 

Kanser hücrelerini bilirsiniz.. Olmaması gereken yerde, çoğalmaması gereken hızda çoğalarak normal hücrelerin yapısını ve işlevini bozarlar. Gittikçe büyüdükleri için bir süre sonra organ fonksiyonlarını da bozarlar.. Ben bu plansız şehirleşmeyi, plansız göçleri kansere benzetirim. Rastgele bir yere konuşlanan ahali hızla çoğalır. alt yapı yıllar sonra getirlmek zorunda kalınır. Düzensiz yerleşimden dolayı çarpık bir görüntü ortaya çıkar. Herşeyden de öenmlisi o şehrin kültürüne uzak ve belki de düşman (kültüre) bir kitle peyda olur.. Bu da çatışmalara sebep olarak huzuru kaçırır... Kanser bu, her organda oluyor maalesef..Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 16.10.2010 10:14
Cevap :
Kanserin en büyük alkışçısı dengesizlik! Dengesiz beslenme, dengesiz büyütülen gıdalar, dengesiz yaşam koşulları... Doğaya müdahale edildikçe vücut tepki veriyor, aynen gereksiz yere gübrelenen sosyal dengeler gibi... Ama gübre üreticilerinin de kendilerine alan bulmaları bir anlamda demokrasi gibi yansıtılıyor; oysa dengeler hakikaten pek mühimdir! Kanser durduk yerde musallat olmadı ya insanoğluna! Çok selam ve sevgilerimle...  16.10.2010 10:27
 

Ben bu yazıya yorum yazdım, ulaşmadı mı acaba? Neyse yenisine yazarız :)) Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 16.10.2010 9:40
Cevap :
Ulaşmadı... Zahmet olacak ama tekrarını isterim! :) Çok selam ve sevgilerimle...  16.10.2010 10:09
 

Bayraklı'da, Kadifekale'de de iyi insanlar vardır. Önemli olan onu bulup ortaya çıkarmak :). Pek iddialı oldu değil mi? Sorunlardan biri şu ki, bizde henüz göç olayı bitmedi. Komplo teorileriyle bağıntılı olarak aklımda daha kötü gelecek görüşleri varsa da şimdilik şu kadarını söylüyorum. Biz hâlâ sanayileşemedik. Hâlâ feodallikten, köylülükten kurtulamadık. Türkiye'yi bir çorbaya benzetelim. Çorbanın elemanları hâlâ ayrı ayrı duruyor. Ama püre olana kadar karışacak da, biraz zaman alacak, biraz sancılı olacak... Benden önce yazan Muzaffer Cellek Beye: Yazarımız bir milliyet.com.tr yazarıdır. Onu milliyet blog dışından birçok insan okuyor. Belki parolaları olmadığı için yorum yazamıyorlar. Bu da size destek olsun Gülgün Hanım :). Saygılar, sevgiler.

Mehmet Sinan Gür 
 15.10.2010 22:01
Cevap :
Katkınıza çok teşekkürler Mehmet Sinan Bey. Selam ve sevgilerimle...  16.10.2010 18:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1278
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster