Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
149
 

İZMİR DEPREMİNİN ARDINDAN

 

Gece gündüz demeden

Koşturuyor insanlar,

Analar bağrış çağrış

Enkaz altında canlar.

 

Muhsin Durucan

                                                                                       *

Edindiğim bilgilere göre; 30 Ekim 2020 günü, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ege Bölgesi'nde ve İstanbul'da da hissedilen depremin merkez üssünü Ege Denizi’nde İzmir'in Seferihisar ilçesinin 17,26 kilometre açığı olarak açıkladı.

Bayraklı ilçesinde acısını gösteren depremin 15 saniye sürdüğü söylendi, ancak sosyal medyaya yansıyan bazı görüntülerde depremin 30 saniyeden fazla sürdüğü görülüyor. 7.00’a yakın şiddette olduğu belirtildi. Kurtulamayanların sayısı 116’yı aşarken yaralı sayısının ise 1050’yi geçtiği bilgisi alındı.

Depremin hemen ardından sosyal medyada acılar paylaşıldı. İzmir Otelciler Odası Başkanlığı, onlarca oteli, ücretsiz olarak depremzedelerin konaklamalarına açtı. Tüm büyükşehir belediyeleri, olanca yardımlarıyla orada oldular.  İnsanlar ve ilgili kurum ya da kuruluşlar ivedi olarak yardıma koştular. Acılar paylaşıldı! 

Kimi TV kanallarının açıklamasına göre; depremin evlere çok zarar vermesinin nedeni; ağırlıklı olarak yine ticaret ve siyasetin belirgin olumsuzluğu… Ticaret amaçlı evlerin altındaki salonların kolonlarının (direklerinin) kesilerek market, oto satış yeri ya da otogar yapılması, vb gibi… Prof. Dr. Oğuz Çelik; zemin katlarda duvarların olmadığı yerde tamamen pencerelerin olduğunu söyleyerek; "Bu tür katlara 'bomba kat' adı veriliyor. Çünkü burada bina kapasitesini yitirdiği an göçmeye başlıyor!"  dedi. İlerleyen günlerde kimi yükleniciler ve suçlu görülenler soruşturmaya alındı.

Her felaket üzücüdür! ‘Türk’üm!’ diyen her birey; kaderde, kıvançta ve tasada aynı duyguyu taşımalıdır. İlkokulda söylenen andımız vardı. Şimşek şimşek beyinlere giriyordu ve hayat boyu uygulamaya yarıyordu! Dün öyleydi bugün böyle mi oldu acaba?  Yoksa bu Mustafa öğretmenin dediği gibi:  “bööön yok, Düneyen vardı.” Söyleminde mi kaldı?

Enkaz altından yüzlerce sağ çıkarılanlara koşut onlarca can kaybı da var! Enkaz altından üç gün sonra çıkarılan üç yaşındaki Elif Perçin’in tuttuğu kurtarıcısının parmağı görüntüsü oldukça etkileyici! Birde  4 gün sonra kurtarılan 4 yaşındaki Ayda Gezgin'in acısı yüreklerde...Çünkü annesi kurtarılamadı!

Ne ki sosyal medyada paylaşılan bir mesaj infial (kızgınlık) uyandırdı! İşte o mesaj:

“Asena Türk isimli bir sosyal medya kullanıcısı, depreme ilişkin paylaşımında "Ya Rabbi! İzmirliler gibi zinaya, nefsime değil, seccademe köle et beni... Âmin!" diye yazdı.” Bu paylaşımın ardından on binlerce sosyal medya kullanıcısı, söz konusu paylaşımı yapan kişinin bulunması için emniyete ve ilgili kurumlara şikâyette bulundu.”    Bunu mesajı atan ve böyle davranan onlarca haddini bilmez, tutuklandı.

Başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerime koşut, yazımı bir şiire dönüş yaparak bitirmek isterim.

 

                                                                       Deprem

 

Deprem bize ne demişti?

Gidiyorum, geleceğim…

Arada haber vermişti

Deme nerden bileceğim

 

Artçılarla bir yokladı

Bazen de haber yolladı

Yetmedi… Tuttu salladı

Deme nerden bileceğim.

 

Başkalarında olurken

Seyrettin öyle durdun sen

Yaradan akıl vermişken

Deme nerden bileceğim.

 

Beton attın kumdan çaldın

Üçe yaptın beşten aldın

Bilen gören olmaz sandın

Deme nerden bileceğim.

 

Çaldın, çırptın ne oldu

Onca insan toprak oldu

Körpecik filizler soldu

Deme nerden bileceğim.

 

Duymadın mı Erzincan’ı

Ya da dünkü Sakarya’yı

Gör o zaman şimdi Van’ı

Deme nerden bileceğim;

 

Halil Manuş

 

 

 

Filiz Alev, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 486
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1328
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster