Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1232
 

İzmir Milliyet blog yazarları sohbet toplantısı (2)

İzmir Milliyet blog yazarları sohbet toplantısı (2)
 

İşte bu bahçeli kahvede toplanıp sohbet edeceğiz dostlarla.


* "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır." Bu sözü kim söylediyse ya saymasını bilmiyor ya da hiç dayak yememiş! Abi, biri bana bir fincan kahve ikram edecek de, ben de 40 yıl boyunca o kahvenin hatırına "Eyvallah!" diyeceğim. Zıkkımlanmayıveririm o kahveyi ya da parasını kendim öderim.

* Bizde serbest arkadaşlar, kahveler müesseseden. Müessese kim? Geçen sefer Adem ÇALIŞKAN'dı. Bu gönlü de, kendi de zengin arkadaşımız sabah kahvaltısı da ısmarladı, 8 kişimize balık lokantasında akşam yemeği de. Karşılığında da ne kırk yıl hatırının sayılmasını istiyor, ne de başka bir şey. Bir "Teşekkür" yetiyor. Bu sefer de Adem ÇALIŞKAN ve firması ÇALIŞKAN KARGO. İzmir MAVİLİM ve ben de ufak tefek katkılarda bulunuyoruz artık. Hepsi bu.

* Birinci toplantıya katılan arkadaşlarımızı tam kadro bekliyoruz bir kere. Geçen toplantıda çekilen bazı resimleri ve CD'leri de toplantıda takdim edeceğim. Resimleri söz verdiğim gibi Mezarlıkbaşı Gazete Büfesine bırakacaktım fakat arkadaşlar ya izinde ya uzaktalar. Bu hafta da yeni resimler çekilecek.

* Geçen toplantıya katılmak isteyip de katılamayan arkadaşlarımızı da bekliyoruz. Mesela Gülgün KARAOĞLU, DEMET ve ille de TİJHAL mutlaka aramızda olmalı. Şu anda aklıma gelen başka isimler de var; BRIDGET, Nurhayat TURUNÇ, BEYZA, Ali İhsan UĞUZ, Hatice GÜRBÜZ, ALeSTa, Hülya Gerçek, SmyrNazan, Ahmet KARAKAYAN, Zeyno, September ÖZLEM Dostum, Arif ÖĞÜTÇÜ arkadaşım... Hepiniz bu toplantıya bekleniyorsunuz.

* ALEV MEISEL Hanım ve ROBERT MEISEL kardeşimiz de toplantımızın yıldızları olacaklar, bekliyoruz.

* MUZAFFER CELLEK Bey de Marmaris'ten, Bodrum'dan turist kızlardan ayrılabilirse bir günlüğüne kendisini en iyi şekilde ağırlamak isteriz. Bekliyoruz.

* HİLMİ POLAT Abimiz, TOPLANTININ ONUR KONUĞU

Bu 82 yaşındaki genç delikanlı abimizi ilk toplantıya katılıp da tanıma fırsatı yakalayamayanlara bir fırsat daha. Tabii geliyor ve yine şiir okuyacak. Bu sefer ben de acizane en çok sevdiğim şiirler olan AGORA MEYHANESİ (Onur Şenli) ve İSPANYOL MEYHANESİ'ni (Turhan Ragıp Oğuzbaş) okuyacağım. Ezbere ama takılırsam filân gülmeyin diye yazılı kâğıt da yedeğimde olmak kaydıyla. Onur Şenli arkadaşımdır ama epeydir görüşmedik. İmkân bulursam onu da davet edip toplantımıza katılmasını sağlayacağım.

* Şiir okumak, şarkı söylemek, fıkra anlatmak isteyen arkadaşlarımıza "Hodri meydan!" Diz dize değiliz ama biz bizeyiz. Pazar günü kahvenin olduğu açık avluda dükkanlar kapalı. İstediğimiz kadar gürültülü de olabiliriz. Etraf da çiçeklik ve yeşillik dolu. Kahvenin tuvaleti de var.

* Bu arada resimler, onların CD'leri ve bazı 32 x 48 cm çıktılar da benden. İsteyen daha sonra ellerindeki CD'den daha fazla çıktı alabilir. İzmir'de 50 Krş ile 1 YL arası bir dijital çıktı.

* TOPLANTIMIZIN GAYESİ:

* Asla kimseyi kıskandırmak, bu tip toplantıları eleştirenleri daha da kızdırmak değildir. Fazla abarttığımızı düşünenler de lütfen gelsinler! Bu arkadaşlarımızı zaten yazılarından tanıyoruz. Gelsinler, aramıza katılsınlar ve abartı olmadığını, güzel dostlukların kurulabildiğini, çok sevimli sohbetlerin yapıldığını görecekler.

* 03 Ağustos 2008'deki sohbet toplantımız, yazılan bloglarla ve yayına alınan resimlerle o kadar çok ilgi gördü ki, katılanlardan çok katılmak isteyip de çeşitli nedenlerle katılamayanların serzenişleri ile karşılaştık.

* Ramazandan 1 hafta önce toplanalım, eski dostlarla dostlukları perçinleyelim, yenileri tanıyalım.

* Sevgili arkadaşlar; bu toplantı, küçük çaplı bir sohbet toplantısıdır. Yani sadece İzmir ve çevresinden gelebilenler dikkate alınarak hazırlanıyor. Gönül isterdi ki tüm Türkiye çapında olsun! Onları da organize eden arkadaşlarımız oluyor. Yatacak yer organizasyonları vs de işin içine girince herkesten para toplamak gerekiyor.

* Yatacak yer sorunu olmayan İzmir dışındaki tüm arkadaşlar da DAVETLİDİRLER.

ÖNEMLİ NOT: Katılımcıların yiyecek getirmeleri biraz zor olacak galiba. "Bu yaz sıcağında bir de yiyecekle uğraşamam!" diyenler çoktur. Bu aklımıza gelmemişti. Adem Çalışkan, ben ve İzmir Mavilim BOYOZ, yumurta, KUMRU ve ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMASI ikram edeceğiz misafirlerimize. Nedime ve Zehra Hanımlar da söz verdiklerini getirirlerse getirsinler. Yani kimsenin bir şey getirme zorunluluğu yok. Kaldırdık bu maddeyi. Sadece sizleri bekliyoruz.

* ŞİİR okuyacak, şarkı söyleyecek arkadaşlar varsa memnuniyetle!

* FASIL da yapalım kendi aramızda.

***********************************************************

Tarih: 24 Ağustos 2008

Saat: 13:00'den sonra, hava kararıncaya kadar.

Yer: Şükrü Bey'in yeri, Fincanda kahve (4) Kemeraltı'ndan giriş. PİYALEOĞLU HANI
Saat Kulesi'nden Kemeraltı'na girin! Havrasokağı'nın başladığı sokağa gelmeden 300 metre kadar geride Arap Hanı'nı sorun! Onun biraz ilerisinde.

********************************************************************

Bu kadar açıklamaya rağmen yine de bulamazsanız, Allah sizi bildiği gibi yapsın! Ama başka bir yol daha var, beni veya Adem ÇALIŞKAN'ı cepten arayın, yardımcı olalım.

Mustafa MUMCU Gsm: 0554 - 827 10 15 Adem ÇALIŞKAN Gsm: (0533) 744 82 55

KATILACAK ARKADAŞLARIMIZ YORUM YAZIP DURUMU BİLDİRİRLERSE MEMNUN OLURUZ.

Saygı ve sevgilerimle.

Mustafa Mumcu, 14. 08. 2008 Saat: 12:30

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İmkanlarım doğrultusunda hayatta yapabileceğim ve yaşayabileceğimin en iyisini yapmaya çalışırım. Bunun içinde canım çıkana kadar çalışır, keyiften çatlayıncaya kadar da eğlenirim. Boğazın en lüks restaurantındada yerim en salaş köşebaşı çorbacısında da ve sanayi içinde ki küçücük lokantada da yerim, yiyorum da. Alınteri ile çalışıp kazanmanın ve bu kazancını harcamanın neresi yüz kızartıcı bunu anlayabilmiş değilim. Ben hatalıyım o yorumu yaparken yanlış ve önyargılı yorum yaptım şahsınıza karşın. Ben mizah yazılarınıza dayanarak sizi espiriden anlar diye düşünmüştüm. Bu konuda önyargılı davrandım. Ne yaparsınızki kişiler bazen önyargılı da davranabiliyor değil mi. Bundan çıkaracak ders yapılan yorumlara dikkat etmek gerektiği. Yargısız infaz yapan diktatörlük rejiminde değilsek. Saygılarımla.

Mustafa Mumcu 
 04.09.2008 3:34
Cevap :
Çalışırken canınız çıkmasın, sonra tuzda balık yiyemeyiz beraber. Can bedende kalsın! Eğlenirken de abartmayın. Keyiften çatlayınca, ÇATLAK GÜHER derler, aman ha! (Bu da espri, lütfen blog yazmayın!) Kazancınızı harcamanın yüz kızartıcı olduğunu söyleyen geri zekalı kim, ben mi? Ade be! Öyle mi yazmışım? Allah Allah! Ben neymişim de haberim yok ya. Nereye yazmışım öyle kine? Ben yargısız infaz yapan bir diktatörüm galiba! Beni de tutuklasınlar, Ergenekon davasında yargılasınlar! Canınız sağolsun sizin Güher Hanım. Saygıdeğer editörlerimiz üyelerimizi ağır eleştiren bloglar yayınlamıyorlar ya, siz bu yazıları tırpanlamadan önce daha da kötü şeyler mi yazdınız benim için? Onlar da aklınızda kaldıysa gönderin yayına alalım. Cümle Blog âlemi benim ne mal olduğumu öğrensin artık! Ne malmışım be! Defolu mal! Saygı ve sevgilerimle. Böylece bloğunuz yorum olrak yayında. Size olan saygımdan... Bir blog olsaydı okuyucu oranı daha fazla olurdu ama olsun böyle idare edelim artık. SELAMLAR.  04.09.2008 11:12
 

Ben varlığı da bilirim, yokluğuda. Varlıktan yokluğa düşüp kıvranmayı da bilirim. Hayatım bana hiçbir zaman gümüş tepside sunulmadı. Bir senelik hapisliğin ardından dışarı çıkıp meteliğe kurşun az atmamışımdır. Ama yaptıklarımdan asla yüzüm kızarmamıştır. Çünki yüz kızartacak duruma düşürmemeye çalışırım kendimi, aklım ve mantığım ile. Ben millet alamıyor çok fakir diye hayıflanıp boş ütopik hayallerin peşinden de koşmam. Herkes yapamıyor diye emeğim ile kazandığımı hazırlayıp, yerken yüzüm kızarmaz. Helede bana göre güzel olanı paylaşırken asla yüzüm kızarmaz. Yüzüm kızaracak ise zaten bunu yapmam

Mustafa Mumcu 
 04.09.2008 3:33
Cevap :
Ortak yönümüz de çokmuş. Bir gün Boğaz'da balık - rakı ısmarlama sözü verin, atlayıp uçağa geleyim. Hep böyle çulsuz kalacak değlim ya. Ben de varlığı da yokluğu da bilirim. Ne mutlu ikimize! Oley! Yaşasın! Yüzünüzün kızarmasını ben hiç arzu etmem, öyle bir talebim de olmadı zaten. Espirinize espri ile cevap yazmıştım. Ellerim kırılaydı, klavyem bozulaydı da yazmaz olaydım. Sizi kıracağıma klavyemi kıraydım. 5 YTL yenisi alınır ama sizin yeniniz yok. Buna da alınıp blog yazmayın aman! Espri yaptım.  04.09.2008 11:05
 

“Soğan ekmek tarifi nasıl yapılır bunun tarifini yapın bakalım” diye bana sormuş. Bir bloğuna yaptığım yorum da ilgili bloğun linki kolaylık olsun diye sizler için ekledim. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=125656 Sağolsun kendisi bunu çok güzel dile getirmiş. Ekmeğin üzerine bastırıp havasını almadan başlamış, soğanın hormonundan çıkmış ve sonunda hormonsuz tuzu bulmuş. Yani benim bu güzel tarife ekleyeceğim yeni bir şey yok. Belli ki yaptığım yoruma çok bozulmuş. Bu yorumla şunu gördüm ben tahammülsüz biraz. Biraz da ön yargı ile yaklaştık diyorum ben. Çünkü ön yargıdan uzak olunsa idi orda ki espiriyi görüp kahkaha ile güler geçerdi. Tabiî ki börekleri yiyeceksiniz afiyet ile benim ki bir kıskançlık bu da aşikar belli. Grup toplantılarının ne kadar neşeli ve güzel geçtiğini görmüş biriyim. Tadı damağınızda kalıyor çünki. Birde böylesine kaynaşmış içli dışlı olmuş bir grubu görünce insan ister istemez ben neden yokum diyor içinde. Olmak isteyipte olamayınaca ister istem

Mustafa Mumcu 
 04.09.2008 3:32
Cevap :
Ben insanî özellikleri çok olan bir insanım, mekanik olmadığım için bozulmam. Tahammülsüz olduğuma karar vermişsiniz. Ön yargılı arka yargılı da değilim. Yargı ile bir kere işim oldu, 3 senemi yediler, hayatımı kararttılar. Sizin de 1 senenizi yemişler anlattığınıza göre. İnşallah bir daha böyle günler geçirmezsiniz. Ben börek mörek de yiyemedim. Nazarınız değdi galiba. Unuttum, akşam evimde karnımı doyurdum. O kadar güzel börek, kurabiye yazık oldu!  04.09.2008 11:01
 

Kendisinin yaptığı espirili yorumu ben espiriden anlamadığım için espirisiz cevap vermişim. Aslında esprili yazsaydı anlardım. Bana darılmış ve biraz sert eleştirilerde bulunan blog yazmış. Sağolsun editörlerimiz yayına almamışlar. Bana da aynı şekilde davranıyorlar. Bazen biz üyeler alınganlık gösterip birbirimize kızabiliyoruz ama editörler araya girip buna engel oluyorlar. Bu da Milliyet Blog kalitesi, bazen ben de kızsam bile iyi oluyor. Sevgili GÜHER HANIMIN BENİ ELEŞTİRİLERİ: İyi günler Sayın Mustafa Mumcu . Bir yazınıza yapmış olduğum yorum sonucu vermiş olduğunuz cevap sonucunda cevap hakkım doğduğu için bir blog yazısı hazırladım. Ama ne kadar budadı isemde editör tarafından yayına alınmadı. Yazıyı direk sayfaya yazdığımdan kopyasını falan alamadım. Pc den pek fazla anlamadığım içinde paint'e kopya ile size gönderiyorum iki bölüm olarak umarım okuyabilirsiniz. Bundan sonra sizi ve sayfanızı yorumlarım ile sıkmıyacağımdan emin olabilirsiniz. İyi günler

Mustafa Mumcu 
 04.09.2008 2:58
Cevap :
Hiçbir yorum beni şimdiye kadar sıkmamıştır. Düşünce özgürlüğünü sonuna kadar savunan biriyim. Beni eleştirene de saygım var methedene de.  04.09.2008 10:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster