Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '08

 
Kategori
Kuş Gözlem
Okunma Sayısı
10773
 

İzmir yalıçapkını

İzmir yalıçapkını
 

İzmir Yalı Çapkını Kuşu

Tarih: 15 Mart 2005 saat: 10.15

Yalıçapkını ile ilk karşılaşma: Mavi renkli ve parlak renklere sahip kuş Sakarbaşı denilen mevkide ağaç üzerinde duruyordu. Biraz daha ilerisinde rengi yine mavi olan ama daha az parlaklığı olan kuş ile birbirlerine bakıyorlardı ve etraftaki farklı kuş seslerine rağmen bu güzel kuşlardan çıkan ses birbirlerine kur yaptıkları imajını uyandırıyordu. Bu süre on beş dakika kadar sürdü ve önce parlak rengi az olan yani dişi kuş uçmaya başladı onu erkek olan daha parlak renkli kuş hızla takibe başladı. İki kuş hızla uçarak nehir kenarında bulunan kumluk bir tepecikte kayboldular.

Tarih: 30 Mart 2005 Saat:07.00

Artık kuşumuzu tanıyoruz o 25 yıldır sadece Akdeniz sahillerinde görülen İzmir Yalıçapkını Gaga deşici olup küçük balıklarla besleniyor. Kuş suyun üstünde bir iki metre kala kanatlarını çırparak sabit kaldı. Bu esnada başka tehlike olup olmadığını kontrol etti..Birden bire zıpkın gibi suya daldı ve ağzında küçük bir balık ile çıkıp bir ağaca tüneyerek afiyet ile yedi.Bu kuşun ayak yapısı ise tüneyici kuş türü olduğunu gösterdi .Gaga çok uzun olduğu için suya çok güzel bir dalış yapabilir. Bu sivri gaga basıncı az olan havadan basıncı daha çok olan suya girerken adeta bir matkap görevi yapıyor.

Kuş tekrar suya dalarak bir balık daha yakalayarak hızla kayboldu.Onu takip ettik kumluk alandaki bir delikten dişi olan kuşa balığı verdi. Dişi kuş kuluçka da olmalı.Onları daha fazla rahatsız etmeden oradan uzaklaşıyoruz. O esnada nehre bakıyoruz Nehir içinde balık bolluğu vardı.

Tarih: 15 Nisan 2005 saat:06.45

Kuşlar etrafta görülmüyor gizlice yuvaya yaklaşıp delikten hızla fotoğraf çektik. Yuvadan kuş sesleri zayıf bir biçimde geldi. Onları daha fazla ürkütmeden oradan uzaklaştık. Çekilen resimlere bakınca yuva içinde daha yeni doğmuş 3yavru tespit ettik.

Tarih: 30 Nisan 2005 saat:06.45

Etrafa yine dikkatle dürbün ile baktık ancak hiçbirini göremedik hemen yuvaya doğru yaklaştık şanslıyız yavrulardan bir tanesi yuvanın ağzından etrafına bakıyor ve hızlı hızlı sesi çok düşük olacak şekilde ötüyor belli ki çok aç. Onu ürkütmeden yanımızda getirdiğimiz balığı veriyoruz. Önce kaçtı sonrasında ise ağzını açıp balığı yedi. Hemen yuvadaki yavrularda yuvanın ağzına geliyor şaşkın ve ürkek bakışları altında resimlerini çektik. Yavrular bu on beş gün içinde oldukça tüylenmişlerdi.

Tarih: 20 Mayıs 2005 saat 07.00

Kuşlar yine ortada görülmedi.Yuvaya baktık. Etrafta ve hiçbirini göremedik. Herhalde yavrular anne ve babalarından uçma dersi alıyorlardı. Oradan uzaklaşırken yine parlak mavili İzmir Yalıçapkını bir dalın üstünde tünemiş ona fark ettirmeden resmini çektik.

Tarih: 15 Haziran 2005 saat:05.30

Kuşgözlemciliği sabahın erken saatlerinde yapıldığında güzel oluyormuş. Elimizde dürbün ile yine etrafımıza baktık ilk defa İzmir Yalı Çapkını kuşunu bu kadar yakından ve net olarak görebiliyoruz. Kuşun rengi mavi. Mavilik sırt ve kanat kısmını kapsıyor. Kuşun göğüs kısmı ise turuncu ve beyazımsı tüylerden oluşuyor. Gagası ise koyu kahverengi gibi ve oldukça uzun. Boyu ise bir siyahkarga kadar. Mavi kısmın üstünde ise beyaz ve siyahlardan oluşan noktacıklar vardı.

Bundan sonra her ay bir kez saat 05.00 ve.08.00 aralarında bölge içinde gözlem yapıldı ancakyalıçapkınına bir daha rastlanılmadı. Kuş gözlemciliği oldukça sabır isteyen bir işti. İzmir yalıçapkını kuşunun sesini duyuldu ama tüm çabamıza rağmen onlar görülmedi.

Yapılan kaynak taramasında ise onlara ait bilgilere göre kuş bir kez çiftleştiği zaman bir daha eşini terketmeden hayatına devam ediyor ve yılda bir kez kuluçkaya yatıyor bu kuluçlamada 5 veya 6 yavru meydana geliyor ve erkek kuşun tepesinde siyah beyaz tüyler bulunuyormuş. Anne ve baba kuş yavrularına uçmayı öğrettikten sonra o bölgeyi veyuvalarını daha genç olan yavrularına bırakarak oradan uzaklaşıyormuş. Bizde bir çift İzmir yalıçapkını kuşunun artık oradan uzaklaşmış olduğunu biliyoruz. Geride ise üç tane genç yalıçapkını kalmıştı.

Bölge içinde onların sesini duyduk en son tarih 09. Eylül–2005 Saat. 06.15

Tarih: 17 Mart 2006 saat 07.30

Geçtiğimiz kış mevsimin şartları çok ağır geçmişti. Bölge içinde yuvanın bulunduğu kumluk alan sular altında idi. korktuk onlar da gitti diye ancak tam tepemizde dikkatlice bize doğru bakan genç İzmir Yalıçapkını kuşunu görünceye kadar. Resmini çekmeyi başardık ancak hızla uçup gitti takip etmeye çalıştık ancak başaramadık yeni yuvasını yapmıştı ama nerede olduğunu bulamadık. Bölgede hala İzmir Yalıçapkını vardır diyebiliriz.

2-Beyaz baykuş ve diğerleri.

Tarih: 09 Eylül 2005 saat 06.15

İzmir yalıçapkını kuşunu bulmaya çalışırken gökyüzünde beyaz bir kuşun uçtuğunu görüyoruz hızla takip etmeye çalışırken oralarda bir zamanlar yaşayan insanların terk ettiği eski bir ev civarında izini kayıp ettik. Baykuşun sesini duyduk. Yapılan kaynak çalışmalarından onlarında fare ve yılan gibi hayvanlarla beslendiğini ayak yapısının avcı, gaga yapısının ise et parçalayıcı olduğunu ve eski harabelerde, ağaç kavuklarında yuva yaptıklarını öğrenildi.

Tarih: 17 Eylül 2005 saat 06.15

Karaleylek suyun kenarında ilkkahvaltısını yapıyordu..Havalandı ve harabenin olduğu tarafa gitti yuva bir ağaç üstünde.

Arıkuşu bir ballıbaba bitkisinin içinden yemeğini yemeye çalışırken görüldü. Bizi fark edince çok hızlı olarak kaçtı.

Bu kuş ise arı ve böceklebeslenen delici gagaya sahiptirler. Ağaç kavuklarına yaptıkları yuvalarda yaşarlar ve tıpkı İzmir yalı kuşu gibi tek eşle hayatının sonuna kadar yaşar. Uzun gagası sayesinde çiçeklerin polenlerine rahatlıkla ulaşır ve onlarınyayılmasına yardımcı olur.

Tarih: 21 Eylül 2005 saat 06.15

Bölge diğer kuş türleri açısından da önemlidir. Özellikle havada süzülen yırtıcılar açısından da önemli kaya kartalı(Aquila chrysactos)’nı avını yakalarken bulduk. Kovaladığı avı ise bir kır tavşanı idi. Kaya kartalı ülkemizde soyu tükenmekte olan kuş türleri arasındadır. Akdenizde Babadağ milliparkı, Karadeniz’de ise Fırtına vadisi içinde koruma altına alınmıştır.Eskişehir de ise Sivrihisar dağlarındaki yuvaları koruma altına alınmıştır.

Çeşitli tarihlerde farklı kuş türleri gözlemlendi. Sarı gagalı dağ kargası ve ağaç üzerindeki yuvasında anne ve babasını bekleyen yavru sakallı akbaba(Gypaetusbarbatus) yavrusu vardı. Suyun içinde ise karabatak sakince bekliyordu.

3-)Bölge içindeki yabani hayat

Gidilen bölge sınırları Sündiken dağlarını da içine alan milli park içindedir. Yetiştirilip doğaya salınan karacalar, dağ keçisi diğer canlılardı.

Mart ayında gözlemlenen kardelen, arı kuşunun beslendiği ballıbaba, Çivit otu, Çançiçeği, Çöven, Ballıbaba, Gelincik, Ormangülü, Kardelen, Salkımçiçeği, Acıçiğdem, Yabani papatya, Sütleğen bitki çeşitliliğini gösteriyor.


4-)Bölge içindeki orman ağaçları ve bölge

Bölge içinde tarihi diyebileceğimiz bir anıt meşe ağacı mevcut. Ormanlık alan ise Karaçam, Sarıçam, Ladin ve Gürgen çoğunlukta.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 4210
Kayıt tarihi
: 06.12.07
 
 

74 Eskişehir doğumluyum, Eskişehir'de yaşıyorum. Eskişehir Anadolu Lisesinde kimya öğretmeni olarak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster