Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Kasım '08

 
Kategori
Doğal Hayat
Okunma Sayısı
758
 

İzmirden alaşehire

İzmirden alaşehire
 

İzmirden Alaşehir'e gidiyorum. Alaşehir üç saat uzaklıkta Salihli den sonra, bir huzur dolu ilçe. Oradan tavus kuşu alacağım. Sülün alacağım Habeş tavuğu alacağım. Yollar sağlı sollu asma bahçeleri ile çevrili, gözün alabildiği yere kadar üzüm bağları.

- Alaşehir üzüm diyarı

- Alaşehir insanlarının yüzünde bir huzur, bir mutluluk, bir rahatlık vardı. Acaba üzümle mutluluğun bir ilgisi var mı diye düşünüyorum. Sultaniye cinsi üzüm. Kurutuyorlar.

Habeş tavuğu; gagasından, ayaklarına kadar bembeyaz tüylerle kaplıdır. Sarıl yat. Okşa dur. Çocukların eline ver sevsinler.

Tavus kuşlarının bulundukları yere alışmaları için en az üç ay beklemek gerekir. Ondan sonra bırak bahçede dolaşsın. Geceleri ağac dallarında yatar. Kümese girmez. Ama kümesin çevresinde de ayrılmaz. Bir metre yüksekliğinde folluga yumurtlar. Bir yılda 12 yumurta yapar. Dişileri gösterişsizdir.

Sülün bir yabanidir. Ne yaparsan yap fırsat bulunca pırrr uçar gider. Artık ondan ümidi kesmelisin. Hayretler içinde kaldığım en dikkatimi çeken yavrulardır. Yumurtadan çıkar çıkmaz hemen dağılırlar. Ne anne dinlerler, ne anneye sığınırlar. Eğer açık alanda kuluçkaya yatmışsa yavrulardan biri bile yuvada kalmaz. Hemen doğaya dağılırlar. Onun için sülün ün kümesi, yavruların geçemeyeceği gözenekleri küçük tellerle çevrili olmalıdır.

Eşim yağlı boya resim kursuna gidiyor. Kağıt boyalarla canlanıyor. Onun sayesinde doğaya başka türlü bakmaya başladım. Renkler, renkler. Işığının yönüne göre değişen renkler. Sabahtan akşama değişen renkler. Ezik renkler. Hakim renkler. Küskün renkler. Canlı renkler benim gibi değişken, Tanrı gibi ulaşılmaz, ruh gibi belirsiz, sevgilim gibi gizemli……

Resmin bu kadar insana yakın olduğunu keşke daha önce öğrenseydim.

İlkokul okuma kitabında, buğday eken köylü gibi, aynen onun gibi buğday ektim. Her adımda bir avuç buğdayı tarlaya serptim. Bir dönüm tarlaya 30 kg buğday atılır. Buğdayın kilosu 7 ytl . benim tarlam 1, 5 dönüm. Bir saat içinde ekim işi sonuçlandı. Şimdi yağmur bekliyorum. Kendimi insanlık nesli ile bütünleşmiş gibi gördüm. Mutluluğum erişilmezdi. Yerleşik düzene geçip, ekip biçen bir insan olmak. Üretmek. Ben artık atalarım gibi bir üreticiyim. Gerçek bir üretici.

Hayatın anlamını sorgulayan insanların olması beni hep şaşırtmıştır. Hayat zaten başlı başına çözülmüş bir sonuçtur. Üretmek ve tüketmek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Resim yaşamın kendisi işte. Doğa da öyle. En büyük arzum bir bağ kurmak ya da cevizlik. Gerçi eli pek de toprağa değmemiş bir insan için biraz abartılı bir fantazi. Bir kaç dikili ağaç bıraktım gerçi oturduğıumuz sitelerin bahçelerine ama. Yazınızı okuyunca Manisa'da bir zamanlar gittiğimiz bağ evlerini anımsadım. Akşam üzeri ayaklarımızı sallayarak arkasında oturduğumuz bir at arabası da hatırlar gibiyim. Demek ki kuşlar da oluyor artık bahçelerde. ne güzel. saygılar.

Ezgi Umut 
 14.11.2008 14:00
Cevap :
sizin yorumunuzda yazı gibi olmuş bayağı etkilendim inşallah isteğiniz olur  14.11.2008 22:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 109
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1220
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Tek düşüncem yaşadığım dünyayı nasıl yorumladığımı başkalarının bilmesidir. Aslında yorumun özünde t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster