Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '09

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
3313
 

İzmirin dağlarında çiçekler açar

İzmirin dağlarında çiçekler açar
 

izmirliyiz.com/fotogaleri


2000 Kişilik bir konvoyla şehrin en işlek caddesine klakson sesleri, PKK bayraklarıyla kahramanlar gibi gireceksin, protesto edenlerin üzerine arabaları süreceksin sonra mazlumu oynayacaksın.

Son olayları, izleyenlerden dinlemiş biri olarak, bir İzmirli olarak aktarmak istiyorum.

DTP konvoyunun geçiş güzergâhı, DTP’liler tarafından saatler önce dağıtılan bildirilerle halka ve esnafa duyurulmuştur. Taş mı atmak gerekirdi? Elbette hayır.

İzmirli, bölücü başına sayın diyen, onu lider gösteren, PKK bayrağını gözüne gözüne sokup sallayan, akan kanın sorumlularına karanfil mi atmalıydı? Elbette hayır.

Amatör kamera görüntüleri ertesi gün yayınlandı. Kasıtlı olarak halkın üzerine arabaları süren eşkıyalar neden görmezden gelindi? Yolunda giden arabalar neden halkın üzerine sürüldü? Olayı provoke eden kuzu postundaki kurtların görüntüleri birilerinin yüzünü kızartmış mıdır acaba? Görüntüler olmasaydı onlar masum ilan edileceklerdi! Arabaların halkın üzerine sürülmesinden sonra olay çığırından çıkmış taşla saldırıya geçilmiştir. Yine görüntülere dikkatle bakılırsa taş atanların ellerindeki taşlar bir iki taneyle sınırlıdır. Yani önceden planlanmış bir eylem değildir. Taş atanlardan biri ‘’o…çocukları’’ diye küfredince, hemen yanında taş atan diğer kişi ‘’öyle küfretme arkadaş ben de kürdüm’’ dediğine göre İzmir’de yaşayan Kürtlerde Türkler kadar onlara tepkili.

Anlamak istemeseler de İzmirlinin tepkisi PKK ve yandaşı DTP’ yedir. Yüzlerine karşı PKK bayrağını sallayanları İzmirli alkışlamaz.

Çocukluğumda, bir alt sokağımızda Kürt Mahallesi vardı. Aramızda bir husumet olmadan, birlikte oynadık, aynı okullara gittik. Birbirimizin evinde yemek yedik, ders çalıştık. Ağabeyimin o mahalleden arkadaşları ile bağları hala sürer. Kimisi polis olmuştur, kimisi esnaf. Böyle olması da göç acısını çok iyi bilen İzmir için yadırgatıcı bir durum değildir. Başka bir şehirde var mıdır bilmem ama İzmir’de Kürt mahallesine bitişik Dulhaneler vardır. Göçmen mahallesi vardır. Tatar Mahallesi vardır. Gülbahçede Arnavutların köyü vardır. Tatarlar tatarca, Arnavutlar Arnavutça, Kürtler Kürtçe konuşurlar.

Sürgünle gelen Kürtler, aftan sonra geri dönmeyip İzmir’e yerleşmişlerdir. Hatta memleketlerinden akrabalarını getirtip, giderek mahalleye sığmaz oldukları için şehrin başka bölgelerinde yeni mahalleler oluşturmuşlardır. İzmirlinin mesire yeri Kadifekale, ilk yerleştikleri bölgedir. Ardından Çiğli, Menemen( Koyundere) Menemen (Asarlık), Alevi Kürtlerin oluşturduğu Narlıdere, Limontepe, Urla’nın bir bölümü, Karaburun’un bir bölümü.

Gelelim şehit cenazelerine. Son verilere göre İzmir’in şehit sayısı 1720. Bir şehidimiz de olsa durum farklı olmazdı. Diğer şehirlerin şehitleri de bizim kardeşlerimiz, evlatlarımız değiller mi?

Şehit cenazelerine ilk isyan eden şehirdir İzmir. Bir şehit ablasının ve babasının, hakkımızı helal etmiyoruz, üç aylık asteğmenin işi değildir dağda eşkıya kovalamak diye attıkları çığlıklar hala kulaklarımdadır.

Tek partiye ilk karşı çıkan şehirdir İzmir. Bu nedenle büyük bir işçi grevi dahi gerçekleşmiştir.İzmir’de her ev Türkiye Cumhuriyetinin kalesidir. Biz Türk ordusunun İzmir’e girişinden beridir, parti bayrağı değil yurdumuzun bayrağını asar şehri gelincik tarlasına çeviririz. Her İzmirli laikliğin bekçisidir. Tehlike nereden gelirse gelsin karşısına bizi bulur. İzmir halkı demokrattır. Çerkezi, Giritlisi, Makedonyalısı, Kürdü, Yahudi’si, İtalyan’ı Arnavut’u, Tatar’ı çok geniş bir mozaik barınır içinde. Yıllardır bu gruplarla barış içinde yaşamış, kız alıp vermişlerdir birbirlerine. Faşist söylemi, ne yaparsanız yapın oturmaz üzerine. Havada kalır, komik olur.

Şimdi birileri bu halkların arasını bozmayı, Örsan Öymen’in uzun bir konuşmasından, bir cümleyi cımbızlayıp, hala kanayan yaraları kaşımayı dahi görev edindiler. Sorun halkta değil siyasilerdedir. Siyasilerin ne çıkarları olduğu aşağı yukarı bellidir. Masa başında oturup, olayları yorumlayan gazetecilerin de ne çıkarı olduğu ortadadır. Ama birilerini anlamak, hele böyle bir güncel olayı irdelemek adına, yarım yamalak bilgilerle, yapılan absürt saldırıları anlamak mümkün değildir.

Kürt arkadaşlarımı seviyorum, alevi arkadaşlarımı seviyorum, çıkarları için, bizi birbirimize düşman etmeye çalışanlar, çekin ellerinizi üzerimizden diyorum.

narçiçeği

Saime Eren, Ezgi Umut bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir yazı yazmış değerli blogdaş ama yeni olduğum için şimdi gördüm ki kendisini kaybetmişiz tanımasamda bu beni çok üzdü.Allahtan rahmet ve ailesine başsağlığı diliyorum...Çok üzüldüm inanın...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 13.04.2010 19:46
 

Narçiçeği bizleri bu yolculuğu ile çok üzdü. Allah rahmet ve nuru ile Cennetine alsın.

Nariçi 
 13.02.2010 18:51
 

Az ama öz yazanlardan olan;değerli yazarımızın, ailesi ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Mekanı Cennet olsun...

Nur Eşmeli 
 08.02.2010 22:54
 

Yaşamı imbat gibi taşırdın bloga, /Önerilerin hep gerçekçi./ Neden gizleniyorsunuz dediğinde, /Yüzünü ilk açan bendim. / Şimdi çok ötelerde ama yüreklerimizde,/ Her sayfada farklı anlatımlarla bizimlesin... Mekânın cennet, ruhun şad olsun... Ailenin yoldaşı anılar ve sabır olsun.

Ayten Dirier 
 05.02.2010 21:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1164
Toplam mesaj
: 290
Ort. okunma sayısı
: 1374
Kayıt tarihi
: 17.06.07
 
 

Emekliyim ama, yaşamdan değil; işimden. Eşim ve iki kızımla birlikte İzmir’de yaşıyoruz. Yazmak, oku..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster