Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '16

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2043
 

İznikçi/Tezekar/İbriktar

İznikçi/Tezekar/İbriktar
 

İznikçi/Tezekar/İbriktar


Cem yapıldığı zaman postları makamına göre sıra ve erkâna uygun bir şekilde yerleştirir. Ceme gelen taliplere, canlara Mürşidin, Pirin, Rehberin huzurunda nasıl durulması gerektiğini ve edep ve erkânı öğretir. Ayakkabıları düzenler, Cem'e katılanlara yer gösterir. Bunun yanında Cem erkânında abdest alınmasında hizmet edendir. Sembolik olarak elinde leğen ve ibrikle, omzunda havlu ile hizmet eden kişidir.  Cemde Mürşidin ve cem erenlerinin abdest almalarını sağlar. Musahiplik ceminde ikrar veren canlara da abdest almaları için su döker. Görev itibariyle Kamber Hazretlerini temsil eder. Kamber kitabımızın son sayfasında geçen zalim Haccac’la Kanber’in konuşmasında Haccac  “Sen Ali için hangi işleri yapıyordun?” diye sorunca “Ona abdest almada yardım ediyordum ” diye cevap verir Kanber hazretleri. Cemlerde ki görev ise buraya dayanmaktadır kanaatindeyiz. Bunun yanında bir çok hizmetin sahibi olduğu için bazı yörelerde İmam Ali’ye ve gelen misafirlere sofra hazırladığı için “lokmacı” gelen misafirlerin ayakkabılarını düzelttiği için “iznikçi” gibi bir çok görevlerde atıf edilmiştir. Yaygın kanat İbriktar/Tezekkar/ olarak hizmet sahibi olan Kanber hazretleri bilinmektedir.

Cem esnasında on iki hizmetten sırası gelen Tezakkar diğer tanımla ibriktar görevini yapmaya başlar omuzlarda havlu ellerinde leğen ve içi suyla dolu olan ibrikle meydana gelirler;

 “Bismişah Allah Allah!
Mânayı marifet, sırrı hakikat, geldi hizmeti Muhammed. Sükut et ey cemaat.”
(Üç kere tekrarlar ve her söyleyişte “Allah – Muhammed – Ya Ali” diyerek leğene üç kere su damlatır.)
Dedenin önüne kadar gelerek dara durur ve şu duayı okur:

Bismişah Alah Allah!
Ben Gulâm-ı Kamberiyem.
Etmezem Adülerden hayf.
Pirimiz, Üstadımız Kırklar Meydanında Selman-ı Pak. Ber Cemali Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, İmam Ali’yi Pir Bilip Verelim Muhammed Mustafa ve Ehlibeyt’ine Salavat.

Cemaat hep birlikte salavat verir.
Tezekkârlar hizmette görev alanların ellerine üç kere Allah – Muhammed – Ya Ali diyerek sırayla su dökerler.

Hizmet bittikten sonra, tezakkâr duasını dara durarak tekrar verir:
Bismişah Allah Allah!
Haydar’ın Râhında tenim oldu pak.
Yüzüm sürüp dergâhına eyledim hak.
Kırklar Meydanında Pirimiz, Üstâdımız İbriktar Selman-ı Pak. Şeyenlillah, Allah Eyvallah nefes pirdedir.

Dede dardaki tezekkâr hizmetlilerin duasını verir:
Bismişah Allah Allah!
Hüda Hakk’ın kabul et, hizmetin ey Şah.
Bi hakkı Murtaza ve Ali Dergâh,
Hüseyni Kerbela nuru Hakk’ı için,
Bu dergâhtan ayırma ey Gani Şah.
Erenlerden haklı hayırlı himmet, şeyenlillah
Allah Eyvallah, Gerçeğe Hû.
 

Yukarda aktardığımız Tezekkar hizmetinde yapılan ve söylenenlerin her biri gerçekten çok derin manalar ihtiva etmektedir. Biz burada sadece Tezekkarın

“Ben Gulâm-ı Kamberiyem.
Etmezem Adülerden hayf”.
bölümünü açacağız. Ben gulamı Kanberiyem gulam köle demektir ve Kanber için kullanılmaktadır bu ifadeyi Kanber kendisi özellikle kullanmıştır. Ali’nin kölesi olmaktan gurur duyuyorum ifadeleri tarihte çok geçmektedir. Biz biliyoruz ki İmam Ali ve diğer imamlarımız insanlara eşit bakmakta olup kölelik sistemine karşıdırlar. Cahiliye Arap geleneği olan kölelik sistemini ortadan kaldırmak için ise çokça çaba harcamışlardır. Bu duada Kanber’in kölesi olmak ifadesi Aleviliğin ne kadar hassas olduğunu Ali’nin kölesine köle olmayı bir şeref bildiğini bildirmektedir. Bu ifade İmam Ali ve on iki imama bağlılığın büyük bir ifadesidir. İkinci çümle ise düşmanlardan korkmayarak bu yola bağlılığı anlatmaktadır.

Şah Hatayi,

“Erenler cemine her can giremez

Edep ile erkân yol olmayınca

Her kamberim diyen kamber olamaz

Şahın Kanber’ine kul olmayınca

Diyerek İmam Ali’ye bağlılığın derecesine işaret etmektedir. Ve ben Kanber’im demek ile Kanber olunmayacağını hizmet ehliyiz demekle hizmet ehli olunamayacağını ancak Kanber gibi olmakla olunacağını ifade etmektedir.

Pir Sultan ise:

Yüzüm süre süre insem dergâha 
Bir dem divanına dursam Ya Ali. 
İnsem eşiğine niyaz eylesem, 
Yüzüm tabanına sürsem Ya Ali. 

Yüzüm tabanına sürdüğüm zaman 
Gönlüme getirmem zerrece güman. 
Ali’m Düldül’üne bindiği zaman
Önünce Kanber’inolsam Ya Ali
Kanbergibi her hizmete yeldirsen 
Bir dem ağlatırsan bir dem güldürsen
Çeksen Zülfikari beni öldürsen 
Elim eteğinden çekmem Ya Ali

Deyişiyle aslında birçok hakikati ve biz Alevilerin takip etmesi gereken Alevi velayeti en güzel şekilde anlatmaktadır. İmam Ali’ ye olan bu bağlılığı bu aşkı Ali’nin Kanber’i olma isteğiyle ve ona Kanber gibi hizmet etme hevesiyle bize aktarmakta ve mesaj vermektedir. Zamanın imamı olan Sahibi Zaman İmam Mehdi’yi bekleyen bizlerin de onun gelişini beklerken bu aşk ve yakınlıkta olmamız ve onun için çalışmamız gerekmektedir. Bunu yanında Ali’siz bir Aleviliği doğurmak isteyenlere karşı daha somutlaştırarak Kanber’iyle gönül bağı kurmaktadır. Hatta Zülfikarla öldürülsem bile diyerek Ali’nin ilim kapısından ayrılmayacağını ilan etmektedir.

Kul Himmet

Dün gece seyrim içinde,
Ben dedem Ali’yi gördüm.
Eğildim niyaz eyledim,
Düldül'ün nalını gördüm.

Kanber'i durur sağında
Salınır cennet bağında
Ali, Musa Tur Dağı’nda
Ben dedem Ali’yi gördüm

Üç çerağ yanar şişede
Arsanlar gezer Meşhed’de
Yedi iklim dört köşede
Ben dedem Ali’yi gördüm

Yüce dağlar boran coşkun
Kul Himmet aşkına düşkün
Cümle meleklerden üstün
Ben dedem Ali’yi gördüm.

Kul Himmet ise baktığı her yerde her mevsimde velayetin tasarruf yetkisini görmekte İmam Ali’ye olan bağlılığın en üst seviyesinde yaşamaktadır. Bu deyişleri iyi anlamalı ve üzerinde düşünmeliyiz bizleri başka yerlere çekmek asimile etmek isteyen ve kafalarımızı bulandırmak isteyenler iyi bilmeleri gereken şey bizlerin gönüllerinden dillerinden deyişlerinden Ali’yi yok edemektedirler ve edemeyecekler. Dünyada hiçbir kaynağımız kalmasada bu deyişler bizleri Allah’a Hz.Muhammed’e ve Ali’ye götürecek, bizlere On İki İmam inancını öğretecektir. Takip edilmesi gereken yolun kurucusu olan Allah Hz.Muhammed’in Hakka yürümesinden sonra İmam Ali ve onun evlatları olan 11 imamı takip etmemizi istemektedir. Yani on iki imam inancı bizim söylevimiz değil bizzat Allah’ın bizim için seçtiği kendi ile bizim aramızda ki Allah’ın ipleri ve yeryüzündeki Allah adına hüküm süren otoriteleridir. Biz Hz. Muhammed’in Hakka yürümesinden sonra dağılmadık ve sapmadık çünkü Gadir Hum’da Allah’ın emri Hz.Peygamberin buyruğuyla İmam ALİ’ye biat ettik ikrar verdik ve ikrarımızda sabitkadem olduk ve olacağız. İlmin şehrine kapıdan gireceğiz başka kapıları çalmayacağız. Ali’nin kapsına gideceğiz o yetime, esire, fakire kendi ihtiyacı olduğu halde sınırsız ihsan edendir.

Kul Himmet bir başka deyişinde

Kanber, Selman, Fatma durdu duaya 
Şehriban soyundu bindi deveye 
İsa Kahreyledi Çıktı Havaya 
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek 

Dört Kitap Yazıldı Dört Dine Düştü 
Kur'an Muhammed'in Virdine Düştü 
Kul Himmet Pirinin Derdine Düştü 
Allah Bir Muhammed Ali Diyerek

Cemlerde yakılan üç çerağın ne manaya geldiğini ve neden biz Alevilerin Allah, Muhammed, Ali dediğimizi çok güzel şekilde gözler önüne sermektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 447
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 20.09.13
 
 

06 Mayıs 1974 Çorum Sungurlu'da doğdu. Yaşamının büyükçe bir bölümünü Mamak’ın gecekondu mahallel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster