Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Aralık '21

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
27
 

JANTİ PASTACI

Garsonluktan işletmeciliğe kadar pastane sektörünün hemen her aşamasında çalışmıştı. Babadan kalma pastaneyi tutarlı bir yönetim anlayışıyla çekip çevirmesine rağmen şekere ve una gelen zamların da etkisiyle parasal yönden oldukça zorlanmaktaydı. Ekonomik buhranın yaşandığı, birçok pastanecinin iş hacminde daralma sebebiyle işçi çıkardığı dönemde personeliyle yola devam etme kararı almıştı. Krizi bahane edip çalışanlarının maaşını geciktiren, işine son verdiği işçiye kıdem tazminatı ödemekten imtina eden patronlara inat böyle bir yol izlemeyi daha doğru buluyordu.

Usta çırak ilişkisinden gelmekle birlikte okullu pastacılardan öğrendiği yöntemlerin dükkânında uygulanmasına fırsat vererek gelenekle geleceği harmanlama gayretindeydi. Yeniliğe açık olan ve eski model on haneli masa tipi hesap makinesiyle işlem yapan pastacı tezahüratı andıran gürültünün etkisiyle elinden kalemi bırakıp dışarı çıktı.

İki ay önce pastanenin karşısındaki apartmana taşınan komşu hakkında cinsiyetçi küfürler içeren aşağılayıcı sözleri söyleyerek alkış tutan çocukları görünce kendinden hiç beklenmeyen bir ses tonuyla çocukları bulundukları yerden uzaklaştırdı. Komşularınca ‘’Janti’’ olarak nitelendirilen; zarif giyimi, kibar konuşma tarzı ve sakinliğiyle bilinen pastacının böyle yüksek perdeden konuşmasına mahalleli de pek alışık değildi.

Bu denli sinirlenmesine sebep olan asıl durum çocukların gürültü yapmasından çok mahremiyete duyulan saygısızlıktı. Kimseye zararı olmayan, kendi halinde yaşayan bir insanın cinsel tercihlerinden ötürü aşağılanmasına kayıtsız kalamayan Janti Pastacı bu menfi olayın dükkânının önünde yaşanmasına son derece içerlemişti.

Cinsel yönelimi nedeniyle ailesiyle arası pek de iyi olmayan; uzun süre işsiz kaldıktan sonra bir çağrı merkezinde müşteri temsilciliği yapan karşı komşusunun yaşadığı duruma tepkisiz kalamayan pastacı tekrar odasına döndü ve hesap kitap işlerine devam etti. Birinci kuşak insan hakları kapsamındaki mahremiyete saygısızlık edilmesinden hoşnut olmayan pastacı, büro kapısını çalan garsona tatlı diliyle ‘buyurun’ diyerek çalışmasına ara verdi. Garson elindeki zarfı pastacıya verdikten sonra görgü kurallarına uygun bir biçimde selam vererek bürodan çıktı. Elindeki zarfı açıp gelen iletiyi inceleyen pastacının yüzünde güleç bir ifade belirdi.

Sosyoloji öğrenimi için müracaat ettiği üniversiteden olumlu yanıt gelmişti. İnsanları, olayları, toplumu daha iyi çözümlemek; davranışların perde arkasını öğrenerek neden sonuç ilişkisi kurmak için kırk yaşından sonra başladığı lisans programının kendisine çok şey katacağını düşünüyordu. Böylelikle yaklaşık bir saat önce yaşanan olumsuz durumu daha iyi çözümleyecek; çocukların davranışındaki asıl sebebin belki de büyüklerin hatalı tutumundan kaynaklandığına dair bir kanıya ulaşacaktı.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 87
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 67
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster