Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
250
 

Japon al japon...

Japon al japon...
 

Neden bilmem akvaryumda balık bakmanın pahalı bir şey olduğu kalmış aklımda…

Sabah Işık ile vedalaşırken, “balıkları sakın unutma baba” dedi…

“Olur” cevabının karşılığında bir öpücük kazandım.

 

Kırklareli’ndeyim, gökyüzü griye kesmiş, şakır şakır yağmur yağıyor, park yeri sorunu her şehirde olduğu gibi burada da var.

Şemsiye elinde telaşla yürüyen insanlar, ayakları ıslanmasın diye hoplaya zıplaya ilerlemeye çalışanlar, diziye dalıp balkonda bıraktığı çamaşırlarının ıslandığını görünce; iki elini yanaklarına götürüp, vahlananlar…

Birinci katın balkonu olunca görüyor insan!

 

Küçücük bir dükkân, benim aldığımla kıyaslanınca devasa büyüklükte akvaryumlar, içlerinde cinsini, ismini bilmediğim rengârenk balıklar, boyalı kafeslerin içerisindeki kuşlar, yemler, ziller…

Kısa boylu neredeyse elli kilo zayıf bir adam, “ hoş geldin” diyor kapıdan içeriye girdiğimi görünce…

“ Ağabey bana bir akvaryum lazım ama bu işlerden hiç anlamıyorum… Beş yaşında bir kızım var, balık istedi…”

Pembe bir akvaryum çıkarıyor hemen, kim bilir kaçıncıya izliyor bu filmi…

Bir pompa…

Akvaryumun zeminine iki paket renkli taş…

“ Balık ne alacaksın?”

“ Bilmem ne alayım?”

“ Japon al, en dayanıklısı onlar… Bir de Ciklet var ama sen Japon al, Japon… Ben sana beş paket yem vereyim şirketten, madem yeni başladın bu işlere…”

Adam ille de Japon deyince, pahalı balıkları kaktırmaya çalışıyor diye geçirdim içimden, fesatlık işte…

Tütülü, tüllü kuyruklu, azıcık ihtişamlı sulu boya defteri gibi balıklar…

“ Seç bakalım!”

Yüzlerce balık var, elinde tuttuğu küçücük süzgeçle yakalayabilecek sanki!

“ Ver ağabey sen işte, kaç para bu Japon balıkları?”

“ Tanesi 3,5 lira, O da sana!”

Tabi o da bana yıllardır buradan alışveriş yaparım, eski müşteri olduğum için indirim!

“ On tanesi yaşar mı, bu akvaryumun içinde?”

“ Yaşar… Baksana benimkilere…”

Bakıyorum… Ne gördüysem artık, haklısın manasında kafamı sallıyorum…

“ Çorlu’ya götüreceğim ben bunları ölmesinler yolda?”

Zamanın da İstanbul’dan Mardin’e, kutu içerisinde bıldırcın ve renkli civciv götürmüş adamım, on tane balığımı götüremeyeceğim?

“ Şimdi ben onları beşer beşer iki torbaya koyacağım, ağızlarını da sıkıca bağlayacağım, bir şeycik olmaz… Eve gidince, akvaryumu satın su ile doldur…”

“ Satın su ne demek be ağabey?”

“ Damacana suyu! Poşetteki suları akvaryuma dök, üzerine satın su ilave et…”

Pompa nasıl çalışıyor?”

“ Bak pompanın kenarında vantuzları var, bunu cama yapıştırıyorsun, fişi tak, suyun içinden kabarcıklar çıkacak… Şu hortum dışarıda kalacak…”

“ Yem işi nasıl?”

Yemlerin olduğu küçük paketlerden birini açıyor, “yem” dediğim de tırnak büyüklüğünde, ezince çabuk ufalanan, açık kahverengi bir şey…

“ Bunlardan günde bir tane…”

Yetmiş liraya helalleşiyoruz ağabeyle…

 

Akşam eve dönünce bir öpücük daha kazanıyorum…

Bir heyecan, renkli taşları döküyoruz zemine, ardından pompa adamın söylediği gibi vantuzlarından cama yapıştırılıyor, balıklar torbadaki sularla birlikte akvaryuma, üzerine satın su!

Fişi takınca pompadan kabarcıklar da çıkıyor…

“ Bu oksijen için değil mi baba?”

Bu zamane çocukları felaket!

“ Evet kızım…”

Yemleri küçük bir kavanoza koyuyoruz, tembih edildiği gibi on tanesini ufalıyoruz…

 

“ Şimdi sıra konuşan papağana geldi sonra da hamster alır mıyız baba?

Alırız kızım!”

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben bile özendim ya..yolu köpeciğe kadar gider bunun, diyem ben sana:))

mis-tress 
 27.11.2013 20:47
Cevap :
Ogün bütçeyi denkleseydim alacaktım zaten Cockeri de Işık’tan henüz öyle bir talep yok… Sırada konuşan papağan var… Selamlar…  28.11.2013 23:19
 

Sıra papağana gelirse, Afrika Gri Papağanı Psittacus erithacus. En iyi konuşma yeteneğine sahip papağanmış ömürleri 80-100 yıla kadar çıkabilirmiş. Kelime haznesi 1000 kelimeye kadar genişleyebilirmiş. Muhabbet kuşuma 20 kelimeden fazla öğretemedik. Ama anlaşabiliyoruz... 11 senedir konuşanlardan, hala bir şey anlamadım... Saygı ve sevgimle.

Latif 
 27.11.2013 18:23
Cevap :
Dediğiniz gibi sıra papağana gelecek gibi duruyor Latif ağabey… Papağının cinsini not ettim, teşekkür ederim, bir dönem ben de muhabbet kuşu baktım fakat benim sustuğum döneme denk geldi hayvan, o nasıl konuşsun?   28.11.2013 23:21
 

hic sesini cikarma al! Ya bizim velet gibi tarantula , timsah bukalemun isteseydi!

Newyorker 
 27.11.2013 1:16
Cevap :
Amerika orası ağabey : ))  28.11.2013 23:22
 

Baba olmak ne güzel bir duygu. Dün gibi maşallah Işık hanım 4' ü bitirmiş de balık istemiş. Japon balığı ısıtıcı istemez. İki ayda bir akvaryumun suyunu dinlenmiş suyla değiştirdin mi tamam. Birde steril yapıcı solüsyon genelde mürekkep renginde ilk suda üç damla, on gün arayla bir damla suya damlat. Saygılarımla.

E Ruhi YALÇIN 
 27.11.2013 0:43
Cevap :
Solüsyondan konu açmadı adam… Zaten bugün gariban bir akvaryum satıcısına gittiğimi anladım… Ziyaret ettiğim iş yerlerinden birinde devasa, dublex akvaryum vardı bugün… Değirmenler, taşlar, yosunlar, içinde ben diyeyim 50, siz deyin yüz balık var… Biz de yeni başladık bu işlere deyince, elin adamı ezik yaptı; yalakta da yaşarmış benim Japonlar…Selamlar…Saygı bizden…  28.11.2013 23:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1094
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster