Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '14

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
668
 

Jestler, mimikler ve terapideki anlamları

Jestler, mimikler ve terapideki anlamları
 

Terapide ayna olabilmek - vajinismus


Biliyoruz ki, Freudiyen terapistler, Nötr bir yüz ifadesiyle birlikte çoğu kere de hastanın uzandığı kanapenin arkasında yer alırlar. Klasik terapistler neden yüz ifadelerini saklama gereği duyarlar? Kaçındıkları şey nedir? Hasta mı yoksa kendileri mi ?

Oysa önemli olan karşınızdaki kişiye “ayna” olabilmek değil midir? Ayna olma görevi karşınızdakini dinlemek ve onun doğru ve yanlışlarını konuşmakla mı sınırlıdır? Eğer böyle düşünürseniz hata edersiniz.
Bir bebeği düşünün, henüz ana – babasının sözlerini anlamaz iken sadece ebeveyninin bakışlarından duygu – durumu değişebilmektedir. Bebek, bu anlamlandırmayı bilinçdışı olarak yapmaktadır. O halde bakışlarımız çok önemlidir.

İnsan yüzünde yalnızca mimik yapmakla görevli 28 ayrı kas bulunur. Bu kasların çeşitli kombinasyonlarda kasılmasıyla, birçok yüz ifadesi yapılabilir. Küçük bir tebessüm veya basit bir gülümsemenin sağlanması için 17 kas aynı anda, doğru görevi yaparak çalışmak zorundadır.

Düşünün küçük bir tebessüm için, 17 ayrı kas grubu aynı anda doğru görevi yapmakla yükümlüdür. Ve siz bunu bilinçdışı olarak yaparsınız. Yoksa kurbağanın, kırkayağın hikayesinde olduğu gibi “önce hangi ayağını atıyorsun” diye sorması gibi bilinçli bir hâl olsaydı yüzünüz nasıl bir şekil alırdı gülümsemek isterken?

Bir bakışta karşı cinsten etkilenmenin de anahtarıdır aslında jestler ve mimikler. Diliniz başka bir şey söylerken, yüz ifadeniz bambaşka bir şey söyler… Bir bakışta aşkın, hoşlanmanın da temelidir yüz ifadesi. O bir tatlı bakışın ardından, ayaklarınızın yerden kesildiğini, pembe bulutların üzerinde gezinmeye başladığınızı ve bakış sahibinin yörüngesine girip dolanmaya başladığınızı deneyimlersiniz.

Çünkü zavallı sol beyniniz, bu kız iyi mi, kötü mü? Bana yakışır mı, yakışmaz mı? O’na arkadaşlık teklif etsem kabul eder mi, etmez mi? O’nunla geleceğimiz olumlu olur mu olmaz mı? vs vs Binlerce mantıksal sürecin içinde sıkışıp kalırken, sağ beyniniz karşınızdaki kızın yüz ifadesinden şifreli olarak bilinçdışına ulaşan yanıtı, çoktan almıştır ve karşı mesajı da anında vermiştir.

Karşılıklı bilinçdışı iletişimde, böylesine değerli ve sözsüz etkili olan süreci nötr kalacağım diyerek göz ardı edersek yanılırız. Terapi odasında; danışan ve terapist arasında danışanın kendini ayna da görebileceği bir sistemdir, yüz ifadeleri.

Vajinismus tedavisi için gelen hastamla çalışırken, hastamın kendisini görebilmesi için muayene masasının tam karşısına boy aynası yaptırdım. Öncelikle hastam kendi yüz ifadelerini görebilmelidir. Takibinde yanında otururken, kendisinin dirençleri nedeni ile aynada dahi bakar kör olup göremediği yüz ifadesini, bir tiyatro sanatçısı gibi “ansızın ve beklemediği anda tekrar ederim.” Önce şaşırır, sonra taklidini yaptığımı fark ettiğinde gülmeye başlar. “Güzel, seni güldürebildim.” derim. Böylelikle direnç çözülür. Hastam beni takip etmeye başlar.

Gözlem ve deneyimlerime göre hastada dirençler varsa hastanın bakışları ve bilinçdışı terapistin bakışlarındaki jesti ve mimikleri algılayamamaktadır. Böyle bir durumda “taklit ve tiyatral bir süreç”, hastanın çözülmesini ve direncin kalkmasını da sağlar. Ardından danışanın bilinçdışı sizin; söz, jest ve mimiklerinizi daha anlayabilir hale gelir. 05.11.2014 – Dr. Ulusoy, Kuşadası, 18.18 

 

http://www.drulusoy.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 128
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 245
Kayıt tarihi
: 22.10.06
 
 

DR. MURAT ULUSOY, 1969 Nazilli doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Nazilli'de tamamladım. 199..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster