Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ekim '19

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1168
 

Joker'in Gerçek Adı Ne?

Çevremiz insanlarla dolup taşsa bile zaman zaman insan kendini yapayalnız hissediyor. En yakınlarımız dahi yalnızlığımızı bizden alamıyor. Kimimize ara ara uğruyor bu yalnızlık hissi, kimimizde baki. Bazılarımız ondan azat olmak adına çevresini insanlarla dolduruyor. Ajandamızı boş tutmuyoruz ki; yalnızlığın sesi yükselip bizi tamamen ele geçirmesin.

Popüler çizgi roman uyarlamalarından ve süper kahraman filmleri nerdeyse gına geldik. Uzun zamandır joker figürü sosyal medyada ve her yerde konuşuluyor.
Joker filmindeki ana karakteri Arthur Fleck her an yalnızdır. Başarısız bir komedyen babasız büyümüş bir çocukluk ve psikolojik rahatsızlığı olan bir anne de çocukluk geçiren Arthur Fleck adeta toplum onu joker olmaya zorlar.

1940 yılında yayınlanmaya başlanan Batman serisinde hep yer alan joker… İlk sinema filmi ise 1966 ve ilk joker Cesar Romero, 1989 yılında Tim Burton tarafından çekilen Batman’de Joker’i canlandıran Jack Nicholson, 1992’de başlayan ve DC Animated Universe için çekilen animasyon dizisinde Joker’e ses olan Mark Hamill, Christopher Nolan’ın karanlık, derin, ürkütücü bir dünya inşa ettiği Dark Night serisinin ilk filminde karşımıza çıkan Joker’i Heath Ledger  kama benim favori jokerim Jack Nicholson.

DC’nin ünlü süper kahramanı Batman’in filmlerinin, Joker adlı ikonik kötü adamıyla da anıldığını biliyoruz. Hatta en son ‘Kara Şövalye’ (The Dark Knight) serisinde Heath Ledger bu konuda bir efsaneye dönüştü. Vefatıyla da sevenlerini yasa boğdu.
2019 tarihli yeni bir ön bölüm ya da yan bölüm başlangıcı olması için yola çıkılan Todd Phillips - Scott Silver imzalı senaryo ise bu külliyatın en gerçekçi, karanlık ve kanlı versiyonuydu.  Phillips, bizde ‘Felekten Bir Gece’ (‘The Hangover’) adıyla bilinen rekortmen bir komedi serisi çıkarmıştı.

Tüm olaylar hayali Gotham şehrinde geçiyor. Gökdelenlerin hakim olduğu şehir de kötülük kol geziyor insanlar gerçekten zor dönemde yaşıyor. Ortalama zaman ise 70'ler veya 80'leri hatırlatıyor. Şehri fareler ve çöpler sarmış Arthur Fleck yatalak annesine bakan ve bir hastane de palyançoluk yapan ve annesi tarafından happy/mutlu adı takılan hayırlı bir evlattır. Gerçekte aslında mutsuz olan mutlunun mutsuzluğu belli bir süre sonra sokağa taşır ve patlamalar yaşar adeta kötülükle beslenen bir canavara dönüşür.
Filmin içinde jokerin her öldürdüğü insan için bir sebep sonuç ilişkisine bağlanır. Öyle bir hale gelir ki her öldürdüğünü haklı gösterir yönetmen, filmin sonuna doğru artık joker'in bir tebaası oluşmuştur ve gotham şehri kötülüğe teslim olmuştur finale yakın Batman'in babası vurulur ve joker batman 'e bağlanır.

Joker filmini, film türlerine yerleştirmek gerekirse bir bakıma,  kara filmlere yakın derim. Kahramanın haklı gösterildiği ve hayatın kötülüklerin kazandığı bir dünya da anti kahraman hikayesi... Mütecavize dönüşmesi olan ve bir antikahraman’ın villain’a (kötü karakter, cani)  dönüşmesini konu alan bir drama. Joker’de hem yönetmenlik hem sanat yönetimi hem sinematografi başarılı,  Joker rolündeki Joachin Phoenix’in performansıyla oyunculuğu en üst seviyeye taşıyor. Teknik olarak da belki en iyilerle beraber anılabilecek kadar iyi. Ancak yönetmen olarak harika bir iş çıkaran Phillips’in hikaye anlatımı ve filminin üzerinde yükseldiği, arkaladığı değerlerle ilgili tercihleri arasında tartışılacak çok şey var. Joker; bencil, kaba, fırsatsız ve sıkışık sistemin içindeki yaşam ile başa çıkamayıp sistemin onun gibi sıradan küçük adamlara kıymaktan çekinmediğini fark eden Arthur’un yitip yerine Joker’in ortaya çıkma sürecini gösterirken, Batman hikayesine bağlıyor.  Yönetmen filminde sosyal sınıf perspektifini kurarken iyi niyetli değil. Şehirdeki ayaklanmalar anlatırken, jokerin yükselişini kötülerin de kahraman ihtiyacı olduğunu ve jokerin tebaasının oluşum hikayesine cevap veriyor.  Batman filmindeki cevapları verirken jokerin neden joker olduğunu anlatıyor. Sinemasal doyurucu, temposu yüksek izlenmesi keyifli ama kötülükleri öven bir film…

Film, anarşik ve düzeni yıkmayı öven bir sosyopatın bakış açısından dünyayı kötülerin yönetmesi gerektiğini savunan etkileyici bir film. İnsan öldürmenin meşru sayıldığı suç işlemenin bir ifade biçimi olduğunu anlatan bir film... Bir Bence kesinlikle +18 bir film... Çocukların seyretmemesi gereken bir film... Tabi internetin herkesin her sanal ortama ulaşabildiği ülkemizde bu zor ama benim fikrim kesinlikle +18. İyi seyirler.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 10962
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Bursa'da yaşıyorum, üniversite eğitimi de gene Bursa'da tamamladım, mesleğim olan reklamcılığın y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster