Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
294
 

Jop, kime çekiliyor?...

Bu sabah ne var, ne yok diye TV’yi açtım, karşımda FOX TV sabah haber kuşağı, izlemeye başladım.

Programı sunan beyefendi “Emniyet Genel Müdürlüğü’nün jop kullanmanın inceliklerini belirleyen bir kitapçık hazırlayıp, tüm teşkilata dağıttığını” belirtiyor ve devam ediyordu;  efendim jopu  genel olarak siyatik sinirlerine, kaval kemiğine, yok 10cm, yok 20 santim falanca yerine diye açıklayıp arkasından da “Polisin can yakma yöntemi dışında bir yöntem geliştirmesi daha iyi olmaz mı?... Can yakmadan şiddet olayları önlenemez mi?...gibi söylemlerde bulundu müstehzi bir edayla…

Bulunamaz beyefendi bulunamaz…Neden mi?   Öyle bir yöntemin geliştirilmesi için öncelikle aile dediğimiz yapının geliştirilmesi lazım da ondan. Aile içinde ne zaman ki dayak bir eğitim yöntemi olmaktan çıkar, işte o zaman polis de sanırım böyle bir yönteme başvurmak zorunda kalmaz.

Çocuk doğar, büyümeye başlar, doğası gereği hareketlidir. Kendisine zarar verecek bir davranışta bulunur. Anne yapma der, yine yapar, ikincide anne basar tokadı çocuk durması gerektiği noktayı öğrenir. Soru sorar çocuk, öğrenme açlığı çekmektedir.Baba işten gelmiş yorgundur. Bir sorusuna cevap verir, ikincisi gelir, kızar sus artık yeter der, çocuk susmaz, basar tokadı, çocuk durması gereken çizgiyi öğrenir.

Annenin bazı istekleri, beklentileri vardır babadan, dile getirir. Baba; sus be kadın dır dır etme yine der. Kadın devam eder anlatmaya. Bakar baba eşi susmuyor, kalkar tekme tokat girişir, susturur, susar kadın…

Çocuk bu ortamda büyür. Susma, ya da kurala uyma çizgisinin dayak olduğunu öğrenmiştir. Bir yetişkindir artık,  istekleri, idealleri vardır, kanı kaynıyordur. Bir oluşumun içerisinde bulur kendini, ya da münferit bir olayın. Polisle karşı karşıyadır artık…

(Ben polis okulunda çok değerli bir hocamdan zor kullanmanın tarifini şöyle öğrenmiştim. “Bir sert bakıştan, silah kullanmaya kadar varan hareketler bütünüdür”…)

Polis dur der, bu yaptığın yasalara aykırı, dağılın der, ya da teslim ol der (İkna çabası) dinlemez. Biraz daha dil döker, bakar sonuç yok, yasaların kendisine verdiği yetkiyi, aşama, aşama, sonuna kadar kullanmayı seçer, seçmek zorundadır. Gerektiği yerde jop, gerektiği yerde silah da kullanarak asayişi temin edecektir. Çünkü polisin görevidir asayişi sağlamak.Bu arada canlar da yanabilir. İnsanların huzur içerisinde yaşamak gibi en doğal haklarını korumak, sağlamak devletin görevidir, bunu da polis eliyle yapar. Herkes yasalara uymak zorundadır, uymuyorsa polis müdahale eder.

Polis, görevini yaptığı sırada orantısız güç de kullanabilir zaman zaman. Bu durum tespit edildiğinde ilgili kişilere gerekli cezalar da verilmektedir. Ama polisin yasalarla kendisine tevdi edilmiş bir görevi yürütürken kullanması gereken, yine yasalarla belirlenmiş silahlarının kullanımıyla ilgili basılan kitapçığı alay konusu etmek hiç hoş değil…Nasıl ki yazarın kalemiyle, doktorun stetoskopuyla alay edilemezse, polisin jopuyla da alay edilmemeli.

Biz ne zaman çocuklarımızı kurallara uydurmak için dayak yöntemini bırakırsak, sanırım o zaman yasaları ihlal de azalacak, bilinçli bir toplumun bilinçli bireyleri olarak hayat sahnesindeki yerimizi almış olacağız…06 Mart 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar...Sevgili AYŞEGÜL hanımcığım.! :-) Çok önemli ve çok hassas bir konuyu ele almışsınız..! Ben 21 ülke gezdim ve gördüm.TÜRK POLİSİMİZE laf söyleyenleri, önce LİBYA (Kaddafi dönemi),BULGAR, FRANSIZ polislerine bir teslim edelim (Sadece bir hafta) o zaman TÜRK Polisinin değerini bir anlasınlar. Gerçi her toplumda iyi insanda, kötü insanda var. Polisimizin büyük bir çoğunluğu kibar,bilinçli ve eğitimli kişilerden oluşmaktadır bence... İtirazı olanlar dediğim gibi diğer ülkeleri şööylee bir gezip dolaşsınlar.. Müsaade edinde makinalı tüfekle kahvehaneyi tarayanlarada, ayaklarına halı sermesinler yanii, hırsızlığı, katilliği meslek haline getirenlere de kelepçe yerine altın bilezik takmasınlar hani yani.. POLİS olmasın, ortalıkda EŞKİYALAR, DÜZENBAZLAR kol gezsin... Malesef bazıları bu senaryonun peşinde (Sadece bizde değil,bütün Dünya'da bu böyle)...Size sonsuz sevgiler,selamlar ve saygılar ÇUKUROVA-ADANA'dan ---->> EGE'NİN İNCİSİ İZMİR'e :-)) NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 13.03.2012 20:18
Cevap :
Necip Bey çok teşekkür ediyorum bu değerli yorumunuz için.Bazen abartıyorlar. Sanki polis masum insanlara zor kullanıyormuş havası yaratılıyor.Oysaki polis yasalara karşı gelenlere, davetine icabet etmeyenlere zor kullanır, yasalar gereği. Yere yatıp gitmemekte direnen birini zor kullanmadan nasıl alabilirsiniz? Bu arada haddini aşan olursa memurlardan,zaten yasalar onlara da uygulanıyor ve gerekli cezalar veriliyor. Devletin güvenlik güçlerini yıpratmamak gerektiği kanısındayım.Bir gün itiraz edenlerin başı sıkıştığında, onları korumak için polisten zor kullanmasını beklemeyecek mi? O zaman polise "aman benim canımı yaktı ama lütfen siz onu pamuklara sarıp götürün, incitmeyin" mi diyecekler acaba. ..:) Sevgi, saygı ve selamlar İzmir'den Adana'mıza...mutlu kalın...:)  14.03.2012 20:32
 

Yazınızı beğenerek okudum Ayşegül hanım. Gerçekleri çok güzel yazmışsınız. Asayişin sağlanmadığı durumlarda kaos olur, karmaşıklık olur. Bunun da aşamalarını gayet güzel anlatmışsınız. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder. Eğer çocuk iyi bir aile terbiyesi almışsa, kötü niyetli arkadaşlarına uymaz, böylelikle de kaos ortamlarının dışında kalır. Teşekkürler, saygılar...

Erol Özışık 
 08.03.2012 12:05
Cevap :
Teşekkür ediyorum Erol Bey bu değerli yorumunuz için.Eğitimin hayatımızda çok önemli olduğu aşikar ama sistemi iyileştirmek yerine daha da karmaşık hale getirme çabaları beni ürkütüyor...Selamlar, mutlu kalın...  08.03.2012 12:40
 

Evet güzel dostum yine geliyor iş eğitime dayanıyor .Polis olmakta kolay bir meslek değil bizler meslek olarak kendimize yakın yönlerini gözlemlerdik hep.Paylaşıma teşekkürler canım dostum.teşekkürler.

Şennur Köseli 
 06.03.2012 20:13
Cevap :
Evet canım arkadaşım, her şeyin önü eğitimle olursa sonu da güzel oluyor...Teşekkürler ...Selamlar, mutlu kalın...  06.03.2012 21:51
 

Merhaba, Belki tek taraflı oluyor ama ben birkaç TV kanalından başkasını hiç açmıyorum. Her programları yıkıcı. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 06.03.2012 18:32
Cevap :
Haklısınız. Ben zaman zaman karıştırıyorum, bakalım kim ne söylüyor diye..Bu gün şansıma FOX çıktı...Selamlar, mutlu kalın...  06.03.2012 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 3989
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1424
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster