Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Kasım '18

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
517
 

Kâğıt Kesiği Neden Çok Acıtır?

Kâğıt Kesiği Neden Çok Acıtır?
 

''Sadece bir bıçak, bir tabanca mı yaralar sanıyorsun insanı,

Kâğıt kesiği yaralar açıyorsun gönüllerde, sanma acımaz.''

Son kitabım yayınlandıktan sonra aldığım sayısız e-postadan biriydi bu satırlar. Gönderen kişi 'kâğıt kesiği' derken muhtemelen yazdıklarımın üzerinde bıraktığı etkiden bahsediyor olmalıydı.

Zihnim bir kelimeye, bir cümleye takılmaya görsün, günlerce düşünür, saatlerce kendince yorumlar yapar. Uykumdan bile uyanmışlığım çoktur bu yüzden. O bir kelime, bir cümle, boks torbası gibi asılır zihnimin boşluğuna, patlayana kadar bir beynim vurur bir gönlüm.

Kâğıt kesiği? Neden bu tabiri kullandı acaba? Kâğıt derken kastettiği kitabım mı yoksa asıl anlatmaya çalıştığı kâğıdın kesiğinde mi saklı? Offf… Uyu artık!

Uyuyamadım tabii… Kalkıp bilgisayarımın başına geçtim hemen. Neymiş bakalım bu kâğıt kesiğinin aslı astarı? Yaptığım kısa bir araştırmanın ardından, kâğıt kesiğinin diğer kesiklere göre daha fazla ve uzun süre acı hissettirdiğini ve iltihaplanmaya daha yatkın bir yara olduğunu öğrendim.

Jilet ve bıçak benzeri aletler düz ve temiz bir kesik oluştururken geride enfekte olmaya sebep verecek parçalar bırakmazmış. Kâğıt kesiği ise deriden geçtiği esnada geride enfeksiyona sebep olacak minik parçalar bırakırmış. Kâğıt, ağaç ve çeşitli kimyasal maddelerden elde edildiği için, deriyi keserken bu maddeler yaranın içinde kalır ve ciltteki ağrı reseptörlerini uyarırmış. Ufak bir yara olduğu için deri hemen kapanır, ancak içeride kalan parçacıklar bizi rahatsız etmeye devam edermiş.

İlginç bulmuştum doğrusu bu konuyu? Benim yazdıklarım da acaba O’nun gönlünde mi iltihaba sebep oluyordu? Diğer bir çırpıda okunup geçilen kitaplar jilet kesiğiydi de benim kitabım kâğıt kesiği miydi?

Ah! Ah! Ruhumun dingin göllerinde homurtulu bir şekilde yüzüp duran 'septisizm' bandıralı vapuru bir türlü limana yanaştıramıyordum.

Belki de bir şeyler ima etmeye çalışmamıştı. Sadece aklına geldi ve yazıp geçmişti olamaz mı? Pek tabi olabilirdi. Peki ya öyle değilse? Haydaaa…  İşte bu duygu, karanlık bir kuyunun dibine doğru düşmekten farksızdı.

Tamam. Bunları bir kenara bırakacak olursak eğer, peki, neden böyle bir mesaj gönderdi bana? Kâğıt kesiği yaralar açtıysam gönlünde, açtığım bu yaralar acıyorsa, merhemi olmamı mı istiyordu? Beni tanımıyordu bile… Benden etkilenmiş ya da kitabımın kahramanını ben sanmış olabilir miydi? Ya da sadece masumane iki satır mıydı yazdıkları iltifat amaçlı? Dur bakalım! Ben de iki satır cevap yazayım kendisine de sonrası ne olacak…

***

Genç yazar e-posta hesabını açıp gelen mesajın cevapla bölümüne bastı ve:

''Her merhem, her ilaç iyi mi eder sanıyorsun yaraları,

Şifa gördüğün o gönül belki bir zehir, sanma sürsem iyileşir.''

Son noktayı koyup gönderdi.

Cevabın gelmesi uzun sürmedi:

Gelen bir fotoğraftı(Blog fotoğrafı). Yaklaşık otuz yıl önce çekilen kendisinin de içinde bulunduğu bir fotoğraf. Hemen ardından iki satırlık bir cevap:

''Sanma o yaralar ilaç, merhem ister, yenidir,

Bunca yıl yaşadığımı hissettiren; acısı, iltihabı hiç dinmeyen o kâğıt kesikleridir.''

Odanın sessizliği, genç yazarın titreyen dudaklarından ağır ağır dökülen, titreyen harflerden bir kelimeyle bozuldu:

''Funda!''

Bu isim, genç yazarın son kitabının adıydı. Ve o adrese atılan onlarca postaya rağmen bir daha hiç cevap gelmedi.

***

Saygıyla... 21 Kasım 2018 - Denizli / Özkan SARI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Kağıt Kesiği" deyimi söylenişi bile derinden hissettiriyor insana acıyı, İclal Aydın'ın da (Kağıt Kesikleri)kitabı var. Şiirsel dizeler ayrı bir zenginlik emeğinize sağlık selamlar

Cemile Torun 
 23.11.2018 23:39
Cevap :
Gönül yaraları için çok uygun bir tabir ''kağıt kesiği'' nasıl acıdığını iyi bilirim. uzun süre sızlar durur. Acısız, yarasız günlere diyelim o zaman Cemile Hanım. Teşekkür ederim. Saygıyla...   24.11.2018 0:51
 

Karakterlerin birbirlerine yolladığı dizeler alıntı mı yoksa size mi ait? Tüm öyküyü kaldırıp bu dizeleri alt alta eklesek muazzam bir şiir çıkar ortaya. Biz yinede kaldırmayalım, siz olması gereken en iyi yerlere koymuşsunuz zaten. Tebrikler Özkan bey Kağıt kesiği dendiğinde sadece Aleyna Tilkinin şarkısı değil sizin öykünüzde gelecek artık aklıma. Sevgiler.

Hale Kanık 
 22.11.2018 0:20
Cevap :
Her harfi bana ait Hale Hanım alıntı yok. Aleyna Tilki'nin öyle bir şarkısı olduğunu bilmiyordum, öğrenmiş oldum :) İlginize çok teşekkür ederim. Saygıyla...  22.11.2018 9:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 339
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3968
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster