Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
240
 

Kâinat merhametle başlar

Kâinat merhametle başlar
 

Ey af ve mağfireti her zaman en güzel mertebede tecellî eden Erhamürrâhimîn,

Kâinat "Rahman Rahim olan Allah'ın Adıyla", Bismillâhirrahmanirrahim" ile başlar. Kâinat ayetleri gibi Kur'an ayetlerini içeren sureler de Bismillâhirrahmanirrahim" ile başlar. Besmele, tüm âlemin ve Kur’anî hakikatlerin kilitlerini açan anahtardır.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın merhameti, görünen ve görünmeyen her şeyde tecelli eder. Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatır, sınırsızdır, ezelidir, ebedidir. Kâinattaki yaratılış mucizelerinden bedenimizdeki detaylara, hava, su ve tohuma, çiçeklere, böceklere kadar her yerde Allah'ın rahmetini görebiliriz.

Hayat kaynağımız olan suyun akışkanlığının yüksek olması Rabb'imizin merhametindendir. Böylece vücudumuzdaki hücrelere oksijen, besin, enerji, hormon gibi yaşam için gerekli maddeleri taşıyan kan, kılcal damarlar içinde bile kolaylıkla taşınır.

Havadaki oksijen oranının %21 olması Rabb'imizin merhametindendir... Daha az olsaydı canlılar nefes almalarına rağmen boğularak ölürlerdi. Eğer % 21'den fazla olsaydı en ufak kıvılcımda dünya ateş topuna dönerdi.

Tahta parçası görünümündeki tohumun içine ait olduğu canlının bütün özelliklerini kapsayan bilgileri kodlamış olması, Rabb'imizin merhametindendir. Allah, toprağa atılan o cansız tohumları Falik ismiyle yarar, canlandırır ve kusursuz güzellikleri, yararlı meyveleri, sebzeleri nimet olarak bahşeder.

Bediüzzaman, kainattaki tüm nimetlerin veriliş gerekçesinin, Allah’ın, yarattıklarına olan şefkat ve merhameti olduğunu söyler. O halde Allah’ın isimlerinin kâinattaki tecellilerinin arka planında rahmet, şefkat ve merhamet bulunur. Şöyle der Bediüzzaman;

"Şu hadsiz kâinatı şenlendiren, bilmüşahede(gözle görünen), rahmettir. Ve bu karanlıklı mevcudatı ışıklandıran, bilbedâhe(açıkça), yine rahmettir. Ve bu hadsiz ihtiyacat içinde yuvarlanan mahlûkatı terbiye eden, bilbedâhe, yine rahmettir. Ve, bir ağacın bütün heyetiyle(yapısıyla) meyvesine müteveccih (yönelen) olduğu gibi, bütün kâinatı insana müteveccih eden ve her tarafta ona baktıran ve muavenetine(yardımına) koşturan, bilbedâhe, rahmettir. Ve bu hadsiz fezayı ve boş ve hâli âlemi dolduran, nurlandıran ve şenlendiren, bilmüşahede, rahmettir. Ve bu fâni insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhatap ve dost yapan, bilbedâhe, rahmettir."

Tüm kâinat Allah’ın merhametiyle rahmete kavuşur, hayat bulur, aydınlığa çıkar, şenlenir. Allah Falik ismiyle karanlığı yarar, Rezzak ismiyle yarattıklarını rızıklandırır, Hafız ismiyle korur gözetir, Muhyi ismiylecan bağışlar, sağlık verir, diriltir, yaşatır, Mucib ismiyleKendisine yalvaranların isteklerini verir, icabet eder, Müheymin ismiylekullarını gözetir ve korur, Mutahhir ismiylekullarını şirkten, kötülükten, manevi kirlerden temizler, Müyessir ismiylehayırda ve şerde kulunun yolunu kolaylaştırır, dinde kolaylık verir, hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemez, Müzekki ismiyleher kusur ve ayıptan kullarını temize çıkarar, Nur ismiyleAlemleri nurlandırır, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdırır, Selâm ismiyleher türlü tehlikelerden kullarını selamete çıkarır, Şafi ismiyleşifa verir, Şekûr ismiyleKendi rızası için yapılan iyi işlere daha güzeliyle karşılık verir, Tevvab ismiyletevbeleri kabul edip günahları bağışlar. O Mevlâdır; müminlerin dostudur, onlara hayır yolları açan ve onları muvaffak kılandır. Vedûd’dur; iyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdirendir. Vehhab’dır; bağışı çok olan, karşılıksız armağan edendir. Vekîl’dir; işlerini Kendisine bırakanların işini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyisini temin eder. O Zulcelal-i Ve’l İkram’dır; hem büyüklük sahibi hem kerem ve ikram sahibi olandır. O merhamet edendir, verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedi nimetler vermek suretiyle mükâfatlandıran, ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır, rahmet ve irade buyuran, sevdiğini sevmediğini ayırt etmeyerek sayısız nimetlere kavuşturandır; O Rahman’dır, Rahim’dir.

"Ey insan! Madem rahmet böyle kuvvetli ve cazibedar ve sevimli ve medetkâr bir hakikat-i mahbubedir(sevilen gerçektir). 'Bismillâhirrahmânirrahîm' de, o hakikate yapış ve vahşet-i mutlakadan(tam bir yalnızlık ve ürküntü halinden) ve hadsiz ihtiyâcâtın elemlerinden kurtul. Ve o Sultan-ı Ezel ve Ebedin tahtına yanaş ve o rahmetin şefkatiyle ve şuââtıyla(parıltılarıyla) o Sultana muhatap ve halil ve dost ol." (14. Lem’a)

"Allah, kullarına karşı şefkatli olandır".İnsan Rabb'ine ne kadar yakın olursa, O'nun sıfatları da üzerinde o kadar tecelli eder.   İnananların şefkat ve merhameti Allah'ın merhametinin bir tecellisi olduğundan O'nun hoşnutluğunu gözeten bir merhamettir. Allah, Kendisine yakın olmayı içten arzulayan, azameti karşısında tevazu gösteren, itaat eden, gününü zikrine tahsis eden, şefkat ve merhamet sahibi kulunu izzetiyle korur, kendisi için karanlıkta bir nur, cehalette ilim yaratır.

"... Çünkü O, onlara (karşı) çok şefkatlidir, çok esirgeyicidir." (Tevbe Suresi, 117)

"... O merhametlilerin (en) merhametlisidir." (Yusuf Suresi, 92)

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sen ne için merhamet ediyorsun? Niyetin hakikaten kendi vicdanını rahatlatmak ve aynı zamanda bunu en az kayıpla geçiştirmek olduğunun farkında mısın? Merhametin karşılığı minnet duymaktır. Kendine devamlı olarak minnet duyulmasını mı bekliyorsun? Bilmez misin ki, "Merhametten maraz doğar" Bilmez misin ki Cehenneme giden iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Bilmez misin ki, kıyakçılığın sonu ayakçılıktır. O halde, kendin için dua et, başkaları için değil. Bırak merhamet ayaklarını da, ülken için hangi taşın altına elini soktun ona bak. Arabın örfünü Türk'e aşılama kolaycılığına kaçarak su yüzüne çıkmaya çalışma. 'Minnet ettirme duygusu'yla insanlara sürekli ezilen muamelesi yaptırma, boş yere kendi ruhunu rahatlatma adına maraz (hastalık) çıkarma!... (Bu yorum kişiye özel değildir, konunun içeriğine farklı bir açıdan bakıştır). saygılar.

Alaettin Morgül 
 28.08.2012 21:34
Cevap :
Yazımı dikkatlice okuduktan sonra yorum yapmanızı rica ediyorum Aksi taktirde "konunun içeriğine farklı bir açıdan bakıştır" ifadenizdeki farklı bakışın su-i zan penceresinden bakış olduğuna kesin kanaat getirmeye devam edeceğim. Selam.  22.07.2013 12:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 727
Toplam yorum
: 242
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 951
Kayıt tarihi
: 09.02.10
 
 

Ekonomi okudum. 5 yıldır haber siteleri, portal ve dergilerde yayınlanan yazılarımı ve inandıklar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster