Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
648
 

K9 Mahmut

K9 Mahmut
 

“Bu hikâyede adı geçen karakter K9 Mahmut tamamı ile bir hayal ürünüdür.”

Efendim insan yaşamak istedikten sonra bir şekilde yaşar. İşsizlik, açlık, şiddet vs. zorlu koşullara maruz kalmak, insanın yaşamdan düşmesine sebep olmamalıdır. Yaşadığımız hayat, bizi bir şekilde bu zorlu koşulların içinden çekip, sıyırabilir.

İşsiz kalmış bir insan, hiçbir şekilde iş bulamıyorsa ne yapmalıdır. Adam basbayağı işsiz… Bir iş yerinde çalışacak özelliklere sahip değil… Mesela prezantabl hiç değil.

Öyle ise bu insan ne yapacak, nasıl yaşayacak, aç mı kalacak?

Hayır. Aç kalmayacak. Aç kalmaması için, iş yerlerinin aramadığı, yeni bir özelliğini keşfedecek… Her insanın bir özelliği vardır bence… Kimi kulağını oynatır, kimi dilini çenesine değdirir, kimi ağzından aldığı sıvıyı gözünden çıkarır… Bunlar ancak yarışma programlarında şöhret yapmak için kullanılacak özelliklerdir. Bir de paraya dönecek yetenekleriniz olmalıdır.

Bizim Mahmut ağabey, uzun zamandır işsizdi. Beş parasız kalmıştı. Bakkal çakkal, ev sahibi vs. derken sonunda karısı da alacaklı kuyruğuna girmişti. Mahmut diğer alacaklılardan bir şekilde kaçıyordu ama karısından kaçamıyordu. Karısı hiçbir şey yokmuş gibi Mahmut’u sevişmek üzere yatağa davet ediyor, zavallı Mahmut, “ Ne kadın almışım, bu zamanda bile benimle sevişmek istiyor.” Diye düşünüyordu. Ama karısının asıl amacı başkaydı.

“ Hadi hanım. Soyun da başlayalım.”

“ Bu zamana kadar soyduğun yetmiyor. Şimdi de donuma mı gözünü diktin adi herif.”

“ Ama karıcım… Hayat müşterek…”

“ Başlatma müşterekinden… Donuma kadar soydun beni. O bilezikler bu ay gelmesin bak ben o kıçındaki donla kapıya koymuyor muyum seni.”

Mahmut, her defasında zılgıt yiyor, ama istese de iş bulamıyordu. Çocukları da babaları ile dalga geçmeye başlamıştı.

“ Baba 3 sayfa yazı yazmam lazım ama uykum geldi. Sen nasılsa işsizsin, sabah erken kalkmaya zorunlu değilsin, benim yerime yazsana...”

“ Baba bir insan beş parasız nasıl yaşar. Bu şekilde yaşayana insan nedir mi?”

Mahmut günden güne artan hakaretlere artık dayanamıyordu. Bir gün mahallede bir kız çocuğu kaybolmuştu. Çocuğun annesi kızını kaybetmenin acısıyla yanıp tutuşuyordu. Mahmut, kadının elindeki, küçük kıza ait olan hırkayı aldı. Kokladı. Gayri ihtiyari yapmıştı bunu… Sonra o da diğerleri gibi kızı aramaya koyuldu. Garip bir şekilde kızın kokusunu alıyordu. Yanındakileri, “Kokusunu alıyorum. Kız bu tarafta..” diye sözler ediyordu. Millet “deli mi ne bu adam” diye söyleniyor ama onun peşinden gitmeyi ihmal etmiyordu. Nitekim Mahmut kızı koklayarak bulmuştu. Millet deli gözüyle baktıkları Mahmut’u kucakladı.

“ En büyük Mahmut bizim Mahmut.”

“Helal sana be.. İşsizsin mişsizsin ama burnun iyi koku alıyor.”

Mahmut, o günden sonra kimin neyi kaybolsa olay mahalline getiriliyor, koklayarak buluyordu. Adı zaman içinde K9 Mahmut’a çıkmıştı.

Gazetelere manşet olmuştu.

“ K9 Mahmut kayıp bir çocuğu koklayarak buldu.”

“ K9 Mahmut kayıp şahsın cesedini toprak altında buldu.”

Mahmut, ülkenin gündemine bomba gibi düşmüştü. Onun bu süksesi mahalle eşrafı için çok önemliydi. Hatta gazete ve televizyonlardan onu gören herkes, turistler bile Mahmut’u ziyarete geliyordu. Herkesin gözünde büyüttüğü Mahmut karısının gözünde, hala işsiz Mahmut idi. Haklıydı da… Mahmut, inat ediyor, bu özelliğini paraya çevirmiyordu.

Artık o da dayanamıyordu. Sonunda emniyet teşkilatı Mahmut gibi bir cevheri kadrosuna ekleme kararı almıştı. Mahmut artık emniyet biriminde çalışacak, bu eşi benzeri olmayan yeteneğiyle operasyonlara çıkacaktı.

Karısı şimdi onu affetmişti. Sonunda bir iş bulmuştu Mahmut.

Diğer K9 köpeklerle birlikte operasyonlara çıkıyordu. Her operasyondan başarıyla dönüyordu.

Karısı artık üzerine düşüyordu… Ona değer veriyordu.

“ Yapma Mahmudum. Karıştırma burnunu. O bizim sermayemiz.”

“Ama ne yapayım hanım, kaşıntı tuttu.”

“ Sen bırak bana. Ben hallederim.”

Karısı Mahmut’un burnunu adeta pansuman yaparcasına temizliyordu.

“ Bundan sonra bütün dikkatini burnuna vereceksin. Karıştırmak, sümkürmek filan yok. İçki sigara da yasak artık... Duyularını köreltme. Bu burun bizim sermayemiz anladın mı?”

Karısı Mahmut’a işe gitmeden önce mutlaka her sabah kahve koklatıyor öyle uğurluyordu.

Yine bir operasyona çıkmıştı Devlet memuru K9 Mahmut… Diğer K9’lar gibi o da henüz eroini bulamıştı.

“ Mahmut abi… Efendi (köpek) TIR’ın üzerine çıkamıyor, sen bir baksan.”

Mahmut aracın üzerine çıkıyor, yine koklaya koklaya malı buluyordu.

Uzun bir çalışma döneminin sonunda Mahmut yılın en başarılı K9’u seçilmişti. Altın madalyasını kürsüde almıştı.

Bu işinden çok mutluydu. Taş atmıyor kolu yorulmuyor, koklaya koklaya para kazanıyordu. Bu işten emekli olma hayalleri kuruyordu.

Karısı gelen paranın galeyanına gelip bir sürü borca girmişti.

Mahmut sabahları çalar saatle uyanmıyor, karısının koklattığı sarımsak kokusuna uyanıyordu. Bir sabah, karısı yine sarımsağı burnuna tuttu ama Mahmut uyanmıyordu. Tekrar koklattı ama Mahmut’ta tık yoktu. Attı sarımsağı, başladı Mahmut’u silkelemeye…

“ Kalk Mahmut kaalk! Duymuyor musun sarımsak kokusunu…”

“ Yoo… Sarımsak mı kokuyor.”

Sarımsak, soğan, kahve.. Ne koklattı ise kâr etmiyordu. Mahmut koku alma özelliğini yitirmişti.

Operasyonlardan hep başarısızlıklarla dönüyordu.

Karısı doktora götürdü. Teşhis konulamadı. Mahmut eski günlerini de dönüştü. Yine işsizdi. Ama bu sefer eskisinden de batağa saplanmıştı karısının borçları yüzünden…

Karısı başka bir özelliği vardır diye onu teste tabi tutuyordu. Arkasına geçti.

“ Beni görüyor musun?”

“ Hayır.”

Uzaktan bağırdı.

“Duydun değil mi sesimi…”

“ Duymadım.”

Bir sürü denemeden sonra Mahmut’un başka özelliği olmadığını anlamıştı. Mahmut sünmüştü.

“ Ben senin bir özelliğini biliyorum.”

“ Nedir?”

“ Sen çok iyi sopa yiyorsun…” diyerek Mahmut’a saldırdı. Kapı dışarı etti.

Vah senin haline Mahmut vah.!

“İsmi Mahmut olanlar alınmasın. Burada sadece hiciv sanatı icra edilmiştir.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir insanın karısıda anlamıyorsa onu sıkıntısında ada olamıyorsa sırtını dayayabileceği bir çınar değilse ve zorluklara beraber girebilecek kadar fedakar değilse ne denir bilmem.Ben daha çok adamın işsizliğine değilde ruh haline takıldım sanırım.Tek nefeste okudum yazınızı ellerinize sağlık.Sevgiler

 
 24.07.2007 23:05
Cevap :
Sevgili Silence, inanın bende tek nefeste yazdım. Keyifli bir yazı olduğunu sizin güzel yorumlarınızla daha iyi anlıyorum. Sevgiler...  25.07.2007 0:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 222
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 1244
Kayıt tarihi
: 17.05.07
 
 

Yaşamın öncelikle sevgiden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bunun içindir ki, yaşamak için sev sevmek iç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster