Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
4111
 

Kabadayılık raconu

Kabadayılık raconu
 

Kabadayılıkta "racon" şöyle işler:

Kabadayı adam gibi adamdır öncelikle...

Yakın ve uzak çevresini çeker çevirir.

Maddi manevi ihtiyaç sahiplerini korur, ihtiyaçlarını giderir.

Kabadayı için adına leke gelmesi ölümünden daha beterdir.

Bu bakımdan isminin kirlenmesine karşı çok hassastır!

Adı üzerinde dolaşacak yeme yedirme vb. söz ve davranışlar ona yaklaşamaz.

İşte bunun için "kabadayılık raconu" türemiştir!

Yazılı bir metni yoktur ancak bunu tüm gerçek kabadayılar bilir, çevresi de bilir!

Kabadayı:

Her şeyden önce temiz kalplidir!

Hakka, hakkaniyete, doğruluğa, barışa ve hayra yönelik insandır!

Kabadayı, aklı esince kızıp öfkelenmez, kırıp dağıtmaz!

Benim tanıdığım kabadayılar eli öpülesi insanlardır!

Bu bağlamda Sayın Erdoğan için de "kabadayı adam" diyorlar.

En azından o da bu söylemi şimdiye değin reddetmedi.

Buradan şuraya varıyorum:

Sayın Erdoğan adı etrafında dolaşan;

Amerika’nın adamı, İsrail’in dostu...

İşte Türkiye’nin başını ağrıtacak işlerin içinde vb...

Sözlerin onun bu yönüyle uyuşmadığını gösterir.

Kabadayı adam emaneti kötüye kullanmaz!

Zaten Küresel güçler;

İşlerine yarayacak adamları böyle herkesin diline düşecek şekilde kullanmaya çalışmazlar!

Adnan Menderes'e...

Süleyman Demirel’e...

Kenan Evren’e...

Turgut Özal’a da böyle yaklaşmamışlardır!

“ABD, CİA, Küresel sermaye temsilcileri” insan mühendisliğini iyi bilen insanlar.

Kimin ne gibi zaafları var çok iyi biliyorlar.

Yararlanmak istedikleri insanları onursuzlaştırarak onlardan yararlanmayı istemezler.

Adnan Menderes’in...

Süleyman Demirel’in...

Turgut Özal’ın ve Kenan Evren’in temel karakterlerini incelersek...

Bariz özellikleri ülkeye “çok yararlı” şekilde hizmet etmek istemeleridir.

İşte bu insanlar bu işi yaparken, yanıltılıp emperyalistlerin oyununa düşüyorlar.

Ben Başbakanın da aşırı “hizmet arzusu” içinde olduğunu görüyorum.

Hatta biraz fazla hevesli görüyorum.

Bu arzusu onu bizim bilmediğimiz bir takım komplikasyonların içine sokmuş olabilir.

PKK terörünü bitirmek için bugünlerde adı üstünde yapılan konuşmaların sebebi de bu olabilir.

Ben Başbakanın böyle duygu, düşünce, tutum ve davranışların içinde olabileceğini sanmıyorum.

Bugünlerde "ihanetle" suçlanılıyor ya ben bunu insaf ölçüsüyle bağdaştıramıyorum doğrusu!

Türk ulusunda "ihanet" kolay görülmez de burnunun dikine giderken zarar verme çok görülür.

Bugünlerde birbirimizi ihanetle suçlayacağımız yerde...

“Bu değil ama şu, ülke menfaatlerine daha uygun” diyebilmeliyiz!

Bütün bunlar aklı, özellikle “eleştirel aklı” iyi kullanamadığımızın işaretleridir.

Devlet görevi gelip geçicidir, bugün o var görevde, yarın başkası olacak.

Ve yeni gelen eskinin bıraktığı yerden işleri yürütmeyi sürdürecek!

Devleti yöneten, devletin sahibi olmuyor yani!

Aklın egemenliğinde güzel günlere…

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Burnunun dikine giderken zarar verme çok görülür" demişsiniz, güzel bir tespit.

Kerim Korkut 
 16.05.2016 15:49
Cevap :
Çok teşekkürler Kerim bey:) Saygı sevgi sağlık ve mutluluk dileklerimle...  17.05.2016 23:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 793
Toplam yorum
: 3847
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 225
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

1949 yılında Söke Nalbantlar köyünde doğdum. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünden mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster