Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
626
 

Kabe'ye nazır rezidanslar!...

Kabe'ye nazır rezidanslar!...
 

Hac ibadeti İslam'ın beş temel esasından biridir.

Hacet-i asliyesi (temel geçim)nin dışında, Hac'ca gidecek kadar parası olan, her sağlıklı Müslümana, hayatında bir kez olmak üzere Kabeyi ziyaret farz kılınmıştır.

Birince kereden sonrası "nafile" sayılır. Yani, yapılması iyi sayılsa da şart değildir.

Ancak, zenginlik bu konuda da "bencillik"i ve bir bakıma "israfı" gündeme getiriyor.

Allah bir kere farz kılmış ama ben, 25 defa gidenler biliyorum. Üstelik, bu kişiler, çoğu zaman, en yakınlarının bile ihtiyaclarına kayıtsız kalan tiplerdir.

Sırf parası ve imkanları olduğu için defalarca Hacca gitmek, hem israf ve hem de bencillik iken, şimdi de, Kabe'ye nazır rezidanslar satılığa çıkarılmış.

Kabe'nin etrafında yapılan devasa beton yığınları, pahalı rezidanslar olarak satılığa çıkarılıyor.

Oysa eskiden Kabe'nin etrafında Kabe'yi aşan binalar yapılmazmış. Modern çağ ve Suud sekülerizmi, Mekke'yi de Manhattan'a benzetti...

Bizim gibi memur emeklisi gariban bir kere gidebilmek için sıralarda bekler, zengin adam gider, Kabe karşısında rezidans alır. Burada bir gariplik ve de haksızlık yok mu?

Dokuz defa Hacca gitmiş, sonradan görme zenginlerden biri, hocanın birine sormuş: "Hocam, Peygamber efendimiz kaç defa Hac yapmıştı?"

Hoca da şöyle cevaplamış: "Bir kere.."

Bizim sonradan görme zengin, şöyle bir burun kıvırıp, "Bir kere de pek az olmuş canım.." diyivermiş..

Gerçekten de Peygamber Efendimiz, yaşadığı sürede bir kere Hac yapmıştır. Belki bununla ümmetine bir mesaj da bırakmak istemiştir.

Ama, şimdi bizim zenginler Kabe'ye nazır rezidansları kapışırlar. Her Hac mevsiminde Kabe'nin karşışında "huzur" ararlar. Dünyanın dört bir yanında fukara Müslümanlar ve evleri başlarına yıkılan Gazzeliler ise, başlarını sokacak bir göz dam bulamazlar..

Ne diyim, kimsenin malında gözümüz yok da, bendeniz iki yıldır sıra bekliyorum ama bir türlü çıkmıyor..

Bilgisayar kurasıdır, diyip sineye çekiyoruz.

Ama, eğer zenginlik bu konuda da "öncelik" sağlıyorsa, sorumluları büyük vebal altındadır.

Asla hakkımı helal etmem!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnşallah size de piyango çıkar da gidersiniz... İlk yorumu yazarken de dua etmiştim, şimdi de ediyorum. Cenab-ı Hakk isteyenlere nasip etsin oralara gitmeyi... Selamlar.

Murat HACIOĞLU 
 06.02.2010 11:57
Cevap :
Amin..Allah senden razı olsun..Selamlarımla..  06.02.2010 13:00
 

Kimsenin ibadetine karışamayız. Evet, ama bu bu konuda fikir beyan etmeyi engellemez. Dünya işleriyle meşgul olmaktan ahirete vakit ayıramamak sanırım bu ihtiyacı yoğunlaştırıyor ve imkanı olan bu şekilde tatmin oluyor. Batıdaki günah çıkartma gibi defaatle bunu yapılması akla başka ihtimalleri getiriyor amma yine de hüsn-ü zanda bulunmak adına bu kişilerin Allah'a daha yakın olma gayesiyle gittiklerini varsaymak istiyorum. Zira onların doğru ya da yanlış yapması bizim doğrularımızı etkilemiyor. (blogu yeni gördüğümden yorumunu da yeni yapıyorum. arada gözümüzden kaçmış güzel bloglar varmış:))) selam ve saygılar

Murat HACIOĞLU 
 05.02.2010 23:13
Cevap :
Murat bey, bu blog üç senedir sıra bekleyen birinin feryadıdır; yoksa kimseye bir şey diyemeyiz elbette...Katkınız için teşekkür ederim..Selamlarımla.  06.02.2010 0:46
 

Merhaba Ali Bey...Kabe, İstanbul'da ya da Ankara'da olsaydı, zengin ya da fakir Kabe'yi bu kadar sık ziyaret eder miydi acaba? Siyasete girme işi nasıl paraya dayanıyorsa, insanın inancını yaşaması da aynı şekilde paraya dayanıyor. Paranın yanında "torpil" de oluyordur her halde. Umarım en kısa zamanda sıranız gelir. Selamlar.

cdenizkent 
 06.02.2009 10:55
Cevap :
Teşekkür ederim deniz bey..İslamiyet tevazu dinidir; itikatta bil iktisat gözeten bir dindir. Ama Hac işi, hem Türkiyedeki zenginler ve hem de Suudlar açısından işin özünden saptırılıyor sanki..İbadet olmaktan çıkarılıp turizm aracı haline getiriliyor..Bu çok yanlış ama neremiz doğru ki..Selamlarımla..  06.02.2009 21:02
 

Bir gün para istedim ondan "yemin olsun kuruşum yok oğlum"dedi. "Teyze kuruşlar kalkalı kaç yıl oldu" dedim. En son İhlasa kaptırdı parasını. Allah rahmet etsin arkasından konuştum gene de. Almanyada çok kaldılar diye Maria teyze derdim ona!

Ahmet Balcı 
 05.02.2009 22:32
Cevap :
Benim 25 lik örneği abartma zannetme..Tamı tamına doğru, belki bir kısmı umredir, günahını almayım..Ama adını vermeyeceğim bu yakinim de Merhum teyzeni aratmaz..Selamlar..  06.02.2009 21:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4273
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster