Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
875
 

Kabuk değiştirmek

Kabuk değiştirmek
 

Bu nehir Dopamin nehri değil. (Sabahattin Gencal)


“Beynimizin tam ortasından bir nehir akarmış. Yazar, adını ‘dopamin’ nehri koymuş... Nehrin bir tarafında ‘haz ve ödül’, öteki tarafında ise ‘ıstırap ve kaçınma’ duyguları yer alıyormuş. Bütün bunların ortasındaysa, ‘arkeokorteks’ bulunuyormuş. Bu bizi, hayvandan ayıran yanımız da değilmiş. Çünkü kara kurbağasında bile aynı merkez varmış. Sürüngen beynimiz yani... Sakın burun kıvırmayın. Çünkü duygularımızı açığa çıkaran merkez buymuş. Hani bana, o meşhur ‘spermli’ yazıları yazdıran merkez... Meğer kara kurbağası kadar aklım varmış. “

(Ertuğrul Özkök, Dopamin Nehrinin Kenarında, Hürriyet, 02. 10. 2011)

Özkök’ün Pazar yazısı ilginç geldi bana. Dopamin’i ilk kez duyduğumu söylesem de inanmayın. Önceden de duymuşumdur. Bu da ne demek oluyor dememeniz için açıklayayım: Unutuyorum. Bu durum için, birkaç sene önce doktora da gitmiştim. Doktor muayene ve bir takım testler yaptıktan sonra gençlerin de unuttuğunu söyledi. Ben de , beni gençlerle ya da başkalarıyla karşılaştırmamasını söyledim. Beni eski benle karşılaştırmasını istemiştim. Önceden de yazdığım bu konuyu uzatmayalım. Özkök yazısında dopaminin işlevini az çok açıklamış oldu; ama ben daha çoğunu öğrenmek istediğim için googldan araştırdım. Dopamin konusunda bir çok bilgiyle karşılaştım. Bir paragrafı aktarmadan geçemeyeceğim:

“Tıbbın yeterince ilgi göstermediği ve bilim dünyası tarafından özellikleri yeterince bilinmeyen beyindeki pineal gland (epifiz bezi) kalpte bulunan nöronlardan (fuad) aldığı kuantum potansiyelin (Muhammed-i nur) etkisiyle beyin ön bölgesinde dopamin miktarını arttırır. Bu yöntemle sağlanan dopamin dışarıdan gelene değil özden gelen güce bağlanmaya neden olur. Oruç; beyin ön bölgesinin dopamin talebini, pineal gland’ın aktive olmasıyla sağlar. Fuad “zaten” sürekli yayındadır.”

(Dr Güçlü Ildız, www.beyindoktoru.com)

Gönül gücü gönül gücü deyip dururduk. Demek ki boş laf değilmiş gönül gücü.

İlk kez girmiş olduğum site de ilgimi çekti. “Girmişken şöyle bir dolaşayım, okuyayım” dedim. İyi ki böyle bir karar verdim. Hoşuma giden, hoşuma gitmek deyişi az gelir durumumu açıklayan bir yazı okudum. Bir kere daha beraber okuyalım:

“Değişim

Kabuk değiştirmeyen yılan ölür. Aynı şekilde düşüncelerinin değiştirmesine engel olunan kafalarda öyle. (Nietzsche)

Nietzsche'ye göre bir insanın kanaati olmalıdır, ama kanaatini eskitmeyi de bilmelidir. İnsan kendini yeniden kurmak için sürekli düşüncesini yıkmak ve değişimi kucaklamak zorundadır. Ancak, böyle bir kez daha kendini yapacaktır." www.beyindoktoru.com)

Emeklilik hayatı yaramıyor bana. Tempolu çalışmaya alışmış birinin emekli olması olacak iş değil. Kendimi yeniden kurmalıyım diyordum. Efsanelerde okuduğunuz gibi küllerimden doğmak istiyordum. İstiyordum;ama eğitimdi, hukuktu, kamu yönetimiydi, şuydu buydu yakamı bırakmıyordu. Yakamı bırakmak deyimi uymadı mı? Yani öğrenimini gördüğüm, eğitimini aldığım bu alanlar hep aklıma takılıyordu, kafam şişiyordu. Bu konulara değinmeyeceğim dedim, değinmedim. Kütüphanemden bir çok kitabı çıkardım. Yine olmadı, yine olmadı. Ne olmadı? Kafamın içini boşaltmak olmadı, eskitemedim bilgilerimi, kabuk değiştiremedim. Neyse Allahtan unutkanlık başladı da kurtulacağım bunca yükten.

Rahmetli İnönü, seçimi kaybettiği zaman: “Mağlubiyetim zaferimdir.”mealinde bir söz söylemişti. Kurduğu demokrasinin zaferini görme sevinci içindeydi. Ben de bu unutkanlığı hayra yoruyorum. Değişimin, yenilenmenin bir başlangıcı görüyorum. İnşallah ileride, Allah ömür verirse “Unutkanlığım zaferim olmuştur.” benzeri sözler ederiz.

“unutma

başa gelenler acı da olsa

ders verdiği noktalar mutlaka vardır

bunu unutma,

unutma bunu,

unutma.”

(Bircan Oğankul)

Pazar yazılarım sandviç gibi oluyordu: Alıntıları araya koyuyordum. Sonra bunları okuyucunun bir potada eritmesi için ip uçları vermeye çalışıyordum. Ama bu kez biraz değişik oldu. Dopaminden başladık, gönül gücüne geçtik, değişime geçtik, unutma ile kabuk değiştirme arasında gidip geldik derken …

Değişime, hep beraber hazır olalım.

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 02. 10. 2011

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 622
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster