Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1839
 

Kabullenmek ...

Kabullenmek ...
 

" Neden siyah giyiyorsun ? Sen esmersin açık renkler giysen ya?" Böyle diyor. "İyi ama ben siyah seviyorum." Başını beğenmediğini gösteren bir ifade ile iki yana sallıyor ve hala ısrar ediyor. "Bence siyah giyme." Gülümsüyorum. Bir diğeri saçlarımın neden bu kadar kabardığını soruyor. Diyorum ki: "İyi ama saçımın yapısı bu. Kıvırcık bir saçı, adam etmek zordur." "E fön çektirsen." Ona nasıl anlatayım kuaförde put gibi oturup birinin saçımı sağdan soldan çekiştirip durmasından nefret ettiğimi. Suratıma düşen düz saçlara alışık olmadığımı ve sabahları bununla uğraşamayacak kadar bezgin uyandığımı. Gülümsüyorum. Başka biri: "Senin bu çizmelerin neden bu kadar gürültü yapıyor bakalım.Topuklarına plastik bir şey çaktırırsan sanırım bu sorunu halledebilirsin." İçimden "Senin başka işin yok mu benim topuk seslerimi takip ediyorsun." demek geliyor ama susuyor ve gülümsüyorum. Ne desem nafile.

Hiç bir zaman anlayamadım neden insanlar karşısındaki insanları kendilerine benzetmeye çalışırlar. Öyle olsa dünya çok sıkıcı bir yer olmaz mıydı? Hepimiz düz kahverengi saçlı, topuksuz siyah ayakkabılar giyen, gri takımlı adamlara ya da kadınlara dönüşseydik. Kimse kimsenin ne olduğunu anlayamasaydı çünkü herkes aynı görünseydi. O zaman yeşil ışıkta karşıya geçen o koca gruptan ürkmez miydik? Ya da insanlarla dolu bir caddeyi 7. kattan izlemek ne kadar keyif verirdi bize?

Tarzı görüntüsü nasıl olursa olsun ben seviyorum insanları. Benim asla giymeyeceğim ayakkabıları, etekleri, pantolonları giyenleri, saç modeli 40 kişinin içinde kendini belli edenleri ya da herhangi bir şekilde ruhunun farklı bir yansımasını ortaya döken adam ve kadınları seviyorum. Kendime benzeyenler ise hiç ilgimi çekmiyor. Zaten her gün aynada defalarca görüyorum kendimi neden ilgimi çeksinler ki?

İnsan sevmek bu aslında. Onu kabullenebilemek. Onu seçimleriyle, kıyafetleriyle, saçıyla, bakışıyla, yürüyüşüyle, el kol hareketleriyle kabullenebilmek. Onu sevip sevmemeye görünüşü ile değil ruhuyla karar verebilmek. Budur insan sevmek. Hala şekille uğraşıyorsan, kalbinin kapısı tam açılmamış demektir. O aralıktan sızan ışıkla görüyorsun demektir. O rengarenk kalabalığa bakıp keyif almayı bilmiyorsun demektir...

Çok zor değil ki kabullenmek. "O öyle biri" demek... Çok zor değil...

RESİM: Bruegel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başkalarına benzememe isteğini çok olumlu karşılıyorum. Ama yazından edindiğim izlenim sanki sırf başkalarına benzememek için siyah giydiğin şeklinde. Bilmem doğru mu anladım?Ama o zaman da, siyah giyen insanlara benzemiş olmaz mısın sevgili Fulya?... Ayrıca bayramını da kutlarım.Sevgiler

Arek 
 25.10.2006 0:52
Cevap :
Sevgili Arek, Başkalarına benzememek için bir şeyler yapan biri hiç olmadım. Neyi seviyorsam, ne ile rahat ediyorsam onu giydim ve onu yaptım. Çünkü farklı olmaya çalışmak insanı gerer, huzursuz eder. Tüm davranışların bu hedefe kiltlenir ve benim yeni huzursuzluklara ve gerginliklere halim yok.Bu sadece küçük bir örnekti. Kendimden yola çıkıp bir şeyleri anlatmaya çalıştığım küçük bir örnek. :) Çok teşekkür ederim ve sevgiler...  25.10.2006 11:16
 

Kimene benım sacımdam ayakkabımdan sakalımdan pantolonumdan sonucta ben ınsanım bence onemlı olan bu herkes benı ve benım dısımdakı butun ınsanları bu sekılde kabullenmelı sacım uzun top sakalım ve kupemden dolayı sokakta kovalanmamalıyım

Lestatazalin 
 12.10.2006 22:19
Cevap :
Merhaba, Sadece kendin olabilmenin bedelini ödüyorsun. Kendin olmak, kendin olarak yaşamaya çalışmak hep bedel ödemeyi gerektirir. Toplum sana "benim istediğim gibi olacaksın" der. Demeyi de sürdürecek. Eğer bıkarsak o baskıdan o zaman kendin olmaktan vazgeçip onların istediği gibi olursan işte o zaman bedeli ödeyeceğin RUHUN olur. Ruhuna ihanet etmemeli insan. Sevgiler...  12.10.2006 22:25
 

Tamam çok güzel oldu bu yazı.Unuttuklarımı aklıma getirdi. Ucu sivri olduğu için çok eleştirilen çizmelerimin, Kırmızı bluzların,bordoların, morların zamanı geliyor.Tabii bunlarla birlikte eleştirilerin de..En çok kış mevsiminde eleştirirler beni, ama kendi kendilerine konuştukları için etkisi olmaz.Saçlar fönlü veya doğal kime ne dediğin gibi. Boyatmıyorum işte birkaç tane beyaz var diye.Hem çok severim ben Beyaz'ı. Yazıyı okurken gözlerimin önüne kıvırcık, uzun saçların geldi.Kuaföre gitmeden, düzleştirilmeden de çok güzel olan siyah saçların.....Sevgiler.

Tuğba 
 12.10.2006 20:41
Cevap :
Canım Tuğba, Görüyor musun ne kadar çok insan aynı şeyleri yaşıyoruz ve bunlardan boğuluyoruz.Senin beyazların öyle kalsınlar Tuğba.İkimizinde şakaklarındaki o beyaz tellerin ne güzel durduğunu biliyoruz ve kendimizi böyle seviyor kabul ediyoruz ya. Önemli değil gerisi. Çok teşekkür ederim içtenliğin ve sıcacık yorumların için. Kucak dolusu sevgiler...  12.10.2006 21:05
 

Girdim odaya daha kapıdan girer girmez başladılar gene " neden makyaj yapmıyorsun" Ve sahne benimdi başladım hepsine verip veriştirmeye, bak güzel kardeşim benim yüzümde kapatılacak bir kusurum yok sizin gibi yapmıyorum varmı diyeceğin, evet siyah giyiyorum çünkü sizin gibilerin yanında çalıştığım hergün benim için yas günü ve kendi kendime bunu kutluyorum ve evet topuklarım çok ses çıkarıyor çünkü sizin gibilerin içinde kendi varlığımı hissediyorum hissettiyorum ve kendime fazlasıyla güveniyorum sizin gibi silik insanlar gibi havada uçar gibi yürümek istemiyorum. Çünkü ben varım dedim ve odadan çıktım. O gün bu gündür kimse bana ne neden makyaj yapmadığım için laf söyledi ne topuklarıma hatta artık bana siyahın yakıştığını bile söylüyorlar. Nasıl dene çok güzel oluyor. Hem varya ne güzeli ne biliyormusun, sen bunları söylerken yüzlerinin aldığı hal. Bunu izlemek çok zevkli. Ve son olarak herkes herkesi olduğu gibi kabul etseydi dünya cennet olurdu.Ne kavga ne savaş...

Pelin KALYONCU 
 12.10.2006 9:38
Cevap :
Canım Pelin, İşte bunlardı...Ve haklısın bunları kabul etse insanlar dünya cennet olacak...Ama her zaman bu tip insanlar var olacaklar etrafta ne yazık ki. Sevgiler...  12.10.2006 11:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1070
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster