Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Aile ve Çocuk Kaygı Terapisti Burcu Polatdemir

http://blog.milliyet.com.tr/yasamsenin

01 Mayıs '18

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
285
 

Kabullenmek

Kabullenmek
 

Hayattta kolay kolay öğrenilemeyen ama keşfedildiğinde de insanı tüy kadar hafif hissettiren bir duygu verir insana ‘’kabullenmek’’.. İnsan en zor anlarında bile önce inkarla karşılık verdiği ,varlığını yadsıdığı olay ve durumlara bile ne tepki verirse versin eninde sonunda  tanışır bu duyguyla..

Peki kabullenmek neden bu kadar zor?  Kontrol duygumuzun yoğunluğundan mı?  Hiçbir şeyi kimseye teslim etmeyip her şeyin kendi kontrolümüzde gelişeceğinden ve sonuçlanacağından hangi ara bu kadar emin olduk.. Hayatımızın akışı hep aynı mıydı sahiden?

Tüm yollar denenir, bazen kendi yolumuzdan çıkılır,bazen dışarıdan bir gözün bu kişinin siz olduğuna inanamayışını dahi göze alarak yaptığımız her girişim beyhude bir uğraştır. Sadece kabullenmek yeterlidir bazen..

O zaman işte, kendi içinizde akan nehre koyduğunuz setleri kaldırdığınız andır, etrafa çok taşmasın kendi yatağında aksın fena mı dediğiniz tüm kendi bahanelerinizle yüzleştiğiniz andır. Çünkü her ne kadar kelime anlamı olarak herhangi bir uğraş gerektirmese de zordur kabullenmek.. Bunca zaman kontrol ettiğiniz düşünceler artık size karşı gelmekte, artık kontrolün sizde olmadığını, gidişata sadece geçerken bakılabileceğiniz gerçeğini görmek istememektir . Hatta bir zaman etrafınızdaki herkes size bunu denemenizi de  önerir..

Önceleri  herkesin bildiği ama sizin bilmediğiniz bir boşlukta kelimeyi nasıl uygulayacağınızı düşünüp ‘’gerçekten  bir şey yapmam gerekmiyor mu tamam canım o kolaymış ben onu yaparım’’ çocuksu tepkisiyle ilk denemede çuvallamamız da çoğu zaman bu yüzdendir.

Kabullenmek,bilinenin aksine pasif kalıp hiçbir şey yapmamak değil , kontrol etmeden bir şeylerin yaşamınızdan geçişine güvenmek ve bu sürece şahitlik etmektir. Bizi en iyi tanıyan yine kendimizdir. Çoğu zaman kendimizle baş başa kaldığımızda da en acımasız eleştirileri yine kendimize yöneltiriz.Peki ‘’keşke şu olayı daha farklı yapsaydım’’ dediğiniz  herhangi bir konuyu ele alalım. Daha iyisini o zaman bilseydiniz yapmaz mıydınız? Elbette  yapacaktınız. Ama şu an bildikleriniz o zaman yoktu.. Dolayısıyla da şu an bildikleriniz de gerek farkında olarak gerek olmayarak önceki kabullenişlerinizin bir sonucu olarak yaşandı.

Hayatınızda yapmanız gerekenler konusunda gerekli uğraşları yerine getirip yeterli çabaları kendinizce  yeterli miktarda gösterdiyseniz belki de en kolay aşamaya gelmişsiniz demektir. Bazen her yolu denemenize rağmen  ekstra çaba harcamak,bir konuda aşırı ısrar etmek   yoksunluk ve hayata karşı güvensizlik oluşturur. Aslında siz de kendi işinizi kendiniz için zorlaştırmış olursunuz. Kabulleniyor olmayı , bir tren yolculuğuyla  geçilen uçsuz bucaksız arazide görülenleri hayatınızın çeşitli bölümlerinden kesitler olarak genel bir perspektif içinde yorumlarsanız  hiç birinin birbirinden habersiz ya da tesadüfi yaşanılmadığını fark edersiniz. Böylece de en doğru karar kabullenip bir sonraki aşamada kendiniz için neler yapabileceğinizi görebilmektir.

Hepinize mutlu haftalar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 58
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 144
Kayıt tarihi
: 12.04.15
 
 

2003 yılında İstanbul Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra insan ilişkilerini odak noktası alarak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster