Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '17

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
266
 

Kaç insan bir kedi ediyor?

Kaç insan bir kedi ediyor?
 

Günlük mesai arkadaşlarımdan


Efendim oğlumun üniversitedeki kız arkadaşının boğulmaktayken kurtardığı yavru tekir kedimizin eve gelişinden tam 1,5 yıl geçti, ismini prenses verdiğimiz kedimizle çok mutluyuz.

Ancak bu tarihten sonra kedilerle olan ilişkilerimizde gözle görülür bir gelişme oldu. Eşim, kızım, oğlum ve ben kedi dostluğunu geliştiriyor ve bir anlamda da kedilere hamilik yapıyoruz. Çok sert geçen bu kışın bahçemizde tam tamına 6 kedi baktık, iş yerinde ben iki yavru kediye bakarken şimdi 3 yavru daha ortaya çıktı ve anneleri de bonus geldi. Mama kokusunu duyup gelenlerin ise sayısını tespit edemedim. Günlük ofis çalışmalarımı, mesaimi sürekli pencere denizliğimde oturan kedilerle paylaşıyorum.

İş yerimde düzenli olarak baktığım annesinin terk ettiği kardeşi ölen dişi bebek kedim ise büyüdü 8 aylık oldu. Her gün yangın merdiveninden ve sur duvarının üstünden tırmanan kediler sabah penceremin önüne zıplayarak, işe gelişimi, onlara mama vermemi bekliyorlar. Kediler, günlük yaşamımın bir parçası haline geldiler. Hele apartmanımızın bodrumunda doğum yapan tekir kedimiz akşam rutin bir şekilde 3 yavrusu ile birlikte 1.kattaki dairemize çıkıp kapıda bağırıp yemek istiyor, sabah giderken de kapının önünde beni bekliyor. Yemek isterken konuştuğunu sanırsınız. Ayrıca çantamda bulundurduğum kuru mama ile yol güzergahımdaki market önünde yolda rast geldiğim kedileri de besliyorum. Hasta kediler için göz damlası alıp gözlerine damla döküyorum. Geçenlerde ise mahalleden sürekli bir yavru kedi sesi duyunca eşimle müdahale ettik. Önce bir aracın motoruna giren kediyi çıkardık, sonraki gün korkudan ağaca çıkan bu yavru kediyi zor bela indirebildik. Şimdi ise sokakta pek de kullanmadığım park halindeki arabamızın altında yaşıyor, ancak çok zayıf ve hasta sürekli bağırıyor. Hızlı ve yoğun bir trafiğe sahip sokağımızda uzun süre yaşama tutunması zor görünüyor.

Şimdi hesaplarsak evdeki prensesimiz, bahçede 3 yavru anne ve baba, ayrıca bahçede düzenli baktığımız 3 kedi, iş yerinde kendi baktığım kedim ve 3 yavru ile birlikte 2 tane yetişkin kediye bakıyorum, arabamızın altında yaşayan kedi yavrusu ile toplamda 15 kediye bakmaya çalışıyorum. Kedi dostlarımızın durumu beni ziyadesi ile üzüyor.

Mahalledeki başıboş dolaşan kedilere, köpeklere evini açanlara, kartondan ev yapan, onları kucaklayan, onları seven, onlara su, yemek veren yüreğinde tüm sevgilerin yanında hayvan sevgisi besleyen erdemli dostlarıma içtenlikle teşekkür etmek istiyorum.

Benim anlamadığım ise oruç tutan ve aç kalmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışan insanların apartmandan girip daire giriş kapısına kadar gelerek miyavlayıp yemek isteyen hayvanlara gösterilen duyarsızlıktır. Kapınıza gelen ve seslenen bu sese kulak tıkamak nasıl bir vicdanın ürünüdür? Şu bilinmekidir ki özellikle belki kediler su içmeden  iki veya üç gün süre yaşayabiliyorlar.  6 saat yemek yemeyen bir kedinin ise bağırsak sistemi bozulmaktadır. Ortalama 12 yıl ömrü olan kediler İstanbuldaki yaşam süreleri 2 yıldır. Kedilerin kör olmasına neden olan göz çapağının giderilmesi için ise eczaneden alınan 3,50 Tl'lik göz damlasından (suprogut göz damlası) 3 defa 1’er damla damlatmak yeterli gelmektedir. İnanç perspektifi açısında bakıldığında ise, kedinin pis olmadığı söylenir, kedinin su ve gıda ihtiyacını karşılamayı önerir.

Hayvan barınaklarının durumu ortada, belki de sosyal anlamda insan adına refah bir toplum üretilemeyen Ülkemizde hayvan ilgisi de ne oluyor şeklinde sorgulanabilir? (Demokrasi talep rejimidir, göbek kaşınarak hiç bir şey olmuyor.) Ancak, hayvan sevgisi, sevgilerin en güzelidir. Hayvanlarla hiç bir beklenti içerisinde olmadan, çıkara dayalı olmayan gerçek bir dostluk kurabilirsiniz, bu dostunuz sizin tehlikede olduğunuz bir anda hiç düşünmeden, hesaplar yapmadan canını tehlikeye atabilecek şekilde karşılık görür. Hayvanın sevgisini anlamanız için gözlerine bakmanız yeterlidir. Okşanmak ve sevgi görmek için ayaklarınıza sürtünen, kafasını size doğru uzatan kedi dostlarımız sevgiyi fazlası ile hak ediyor. Yapılan araştırmalarda; kediler biyolojik dahil toplam 29 hastalığa iyi gelmektedir. Evimizdeki Tekir kedimiz Prensesimiz ile her akşam 10-15 dakika boğuşarak oynamamız hepimizi karşılıklı mutlu kılıyor.

Hayvanlarla ilgili çok beğendiğim birkaç sözü paylaşmak istiyorum;

Mahatma Gandhi“Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.”, Anatole France ” İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz” demiştir.

Kızılderili Reisi Seattle ise “Her şey aynı nefesten alır: Hayvanlar, insanlar, ağaçlar… Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür.” Şeklinde sözler sarf etmiştir.

Aziz Nesin“İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi.”,  Buddy Greyhound ise, “Hayatımı tamamen hayvanlara yardım etmeye adamamın sebebi; hali hazırda onlara zarar vermeye kendini adamış bu kadar çok insanın olması.”demiştir. Charlie Chaplin“Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler” demiştir.

Ünlü İrlanda sözü ise “Kedilerden hoşlanmayan insanlardan uzak durun.” Şeklindedir.

“Kediler duyguları konusunda dürüsttürler. İnsanlar ise duygularını gizlerler.” Der ünlü yazar Ernest HemingwaySigmund Freud ise “Bir kediyle geçirilmiş zaman asla vakit kaybı değildir.”

Basit bir hesapla sahi kaç insan bir kedi ediyor?

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kedi insanın miladı Nizamettin bey, bizim de Patişimiz var. Her gün yeni şeyler öğreniyoruz, sözler etkileyici ailece duyarlı oluşunuz şahane zaten bir kez selam verdiniz mi? bir daha bırakamıyorsunuz, iyi bayramlar diliyorum selam saygılarımla

Cemile Torun 
 24.06.2017 2:09
Cevap :
Patişinize sevgiler, size de çok teşekkür ederim, kediler çok özel canlılar, hem sevgi dolular hem de çok öğreticiler. Gözlerlerine bakmanız onlarla ilişki kurmanıza yetiyor, bazen sokaktakilerin halleri beni çok üzüyor. size de iyi bayramlar Cemile hanım, selamlar, saygılar.  28.06.2017 16:08
 

Kedilerle dostluk hem de sevgi olarak geri dönen dostluk...Yine burada bir blogda, yanılmıyorsam sizin bloğunuzda okumuştum çok fazla sayıda şifalarını. Hele karnı tok iken yanı başınıza kıvrılıp mırıltıları, başı ile sürtünerek okşanma istekleri...Kedilerin en büyük faydası yaşadığı ev halkının mutluluğuna yardım etmesi ve tansiyonuna iyi gelmesi...Selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 20.06.2017 18:29
Cevap :
Hem de karşılıksız hem geri dönüşümlü sevgiye sahipler Yurdagül hanım. Evet evet evimizdeki prenses tekir kedimizle ilgili bir yazı yazmıştım. Kediler çok özel hayvanlar ve sağaltıcı etkileri var. Tok olmaları yanında sevgiye, okşanmaya ihtiyaç duyuyorlar. Gözlemlemişsinizdir başlarını okşadığınızda ne kadar mutlu oluyorlar. Çok teşekkür ederim, selamlar, saygılar  21.06.2017 8:39
 

Yazınızı duygulanarak okudum.Hayvanların pek sevilmediği bir yerde oturuyorum. Sokaklar kedi dolu ve maalesef bakan eden yok.Ben yem veriyorum diye apartman kapısına kedilere bakılmaması konusunda ilan asıldı.İnsanlarla kötü oldum. Eşim ve çocuklarım kedilere yem vermemi istemiyorlar.Oruç tutan insanların arasında aç kediler miyavlayıp duruyorlar.

Kerim Korkut 
 20.06.2017 16:51
Cevap :
İlginize ve duyarlılığınıza teşekkür ederim, insanları anlamak mümkün çok sorun biriktirmişler ve hiç birini regüle edemiyorlar. İnanç, insanların davranışlarını her anlamda olumlu kılıyorsa değerlidir yoksa oportünizm aracı olur. Sevginin yoğunlaşmadığı bir alanda yaşamak zor olsa gerek ama maalesef yaman çelişki o ki inançlı insanların hayvanlara duyarsızlığı ve şiddet uygulaması daha çok görünen bir tutum. Oruç irade ve doğru davranış getirmiyorsa boşuna aç kalınıyor bence, selamlar Kerim bey  20.06.2017 17:21
 

"Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi hayvanlara olan davranışları ile değerlendirilir" Yurtdisinda yasayan bir müşterimiz anlatmıştı, Almanya da adamın birisi bahçesini temizlerken, gördüğü bir kaplumbağayi ayağıyla iteklediği için bilmem ne kadar ceza almış..;) Türkiye' de her köşe başında hayvanlara eziyet ve işkence ediliyor, özellikle trafikte bilerek hayvan çiğneyen insan bozuntulari var;)) Bu söz gerçekten çok doğru..Çocuklari bile gözünü kırpmadan öldüren bir toplum hayvanlara neler yapmaz ki ;) Kutlarım sizi Nizamettin Bey aileniz ve kedilerinizle mutlu bir yaşam dilerim.. Eksik olmayın..

Selda Çakmak 
 17.06.2017 14:44
Cevap :
Merhaba Selda hanım, hayvana ve doğaya saygı uygarlık olarak tanımlanmakta ve yasal olarak korunmaktadır zarar gördüklerinde de adalet gereğini yapmakta, tam da hukuk devletini tanımlıyorsunuz. Ruh hastaları ile dolu bir Ülkede yaşamak kaderimiz gibi. Çok haklısınız, şiddet sarmalı kadın, çocuk, hayvan ve doğa sıralaması bizde müthiş işliyor. İnternette var olan Umut kedinin videosunu izlerseniz nasıl bir coğrafyada yaşadığımızın dramatik, trajik halini görürsünüz. Eksik olmayın, var olun selam ve sevgilerimle, teşekkür ederim.   17.06.2017 19:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 857
Toplam yorum
: 3669
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2524
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster