Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
774
 

Kaç para eder servetin?!

Kaç para eder servetin?!
 

Ey çocuk! Kaça satarsın ağzındaki kocaman gülümsemeyi bana?

Ya sen, iştahla dondurma yiyen çocuk? Evet evet, sen! Sen kaça satarsın peki ağız tadını?

Milyonlar versem de karşılayabilir mi acaba bedelini? Parasını ödesem de alabilir miyim karşılığını?

Dondurma fabrikaları satın alacak kadar zengin olsam bile, tonlarca dondurma yığılsa önüme, senin diline yerleşen o andaki tadı verebilir mi bana sanıyorsun?

Güneşin alnında çapa sallamaktan yorgun düşmüş beden. Ağacın gölgesinde, dere kenarında kurduğun sofrandaki aşına bandığın ekmeğin ve yanında tuza banıp yediğin nar gibi domatesin tadını ve açlıkla vedalaşan nefsinin aldığı hazzı kaça satabilirsin bana? Sessiz sohbetlerle sürse de yorgunluğun(uz)dan yemek faslı, sıcaktan kan çanağı gözlerin, yüzü, senin yüzün gibi kızarmış yarinin gözünün akında yıkanıyorsa ve gülümseyebiliyorsan hele bir de sevdiceğine… Kaça satın alabilirim o mutluluğu acaba?

Boğaz kıyısı saraylardan birinde donatılmış ve sahte kahkahalarla çınlayan sohbetlerin meze olduğu mükellef bir masadaki kuş sütü bile, senin tuza bandığın domatesin çekirdeğinin lezzetini karşılar mı sanıyorsun?

Kuytuda şehvetle öpüşen çift! Ya siz kaça satabilirsiniz bu mutluluğu acaba? Kaç para eder sizin heyecanınız aşkı bulamayanların kalbinde?

Tüm sıcaklığıyla tutuşmuş elleriniz; sevgiyle birleşen gözleriniz, dudaklarınız ve o anlardaki yürek çarpıntınız ne kadar pahalı fark etmiyor musunuz? O paha biçilmez duygularınıza ne pahalar uğruna sahip olamayanlar var bilmiyor musunuz?

Size seyran olan samanlık, parktaki bank, tarladaki kuytu; kaç saray odasındaki süslü ama mutsuz yatağa bedel?

Ve cüzdanı kabarık nice insan, dakikalık hazları satın almak(!) uğruna paralar dökerlerken, satın alınmış bedenlerle inlerken yatlarda, katlarda veya saray otellerin süitlerinde; aslında kaybettiği insan tarafının inim inim inlemekte olduğunu fark etmiyor mu sanıyorsunuz?

Ayrılığın ardından özlemle kavuşan kollar ve sımsıkı kenetlenen parmaklar!

Susuzluktan kavrulmuşların boğazından akıp giden buz gibi su yudumu!

Boğulma tehlikesi geçiren ve havaya hasret kalmış ciğere dolan ilk nefes!

Yıllarca karanlıkta kalmış gözlerdeki ilk ışık!

Vesaire vesaire…

Kaç para edersiniz siz acaba?

Ve bana dünyanın en zengin kadını olduğumu hissettiren sen!

Dünyanın bütün paralarını dökseler de ayaklarına birileri; bendeki mücevher koleksiyonundan bir taş bile alabilirler mi acaba?

Tuğba Ilgaz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"başka türlü birşey benim istediğim" diye şarkı söylemeye başladım yazın bitince nedense :)) çok keyiflendim ve çok kıskandım...kendi müceherlerin hiç eksilmesin hayatından emi :)

beenmaya 
 10.07.2008 10:32
Cevap :
İnşallah Özom, inşallah! Ve dilerim hepimizin çok güzel duygu koleksiyonları olsun :)))))  10.07.2008 13:26
 

Tüylerim diken diken oldu okurken,boğazım düğümlendi,çok etkilendim... Ne kadar güzel anlatmışsınız,ne yazıktır unutulmaya yüz tutmuş sevdaları,paranın satın alamadıklarını.... sevgilerimle

aysun alp 
 09.07.2008 16:50
Cevap :
Kafasının içinde binbir türlü soruya cevap ararken, kocaman bir çocuk gülüşüyle karşılaşmak, farkettiriveriyor insana işte aslında ne kadar fakir olduğunu :)) Değerli katılımınıza çok teşekkür ederim. Sayfama hoşgelmişsiniz :))) Sağlıcakla kalın..  10.07.2008 9:59
 

kaynaklar kısıtlı, ihtiyaçlar sonsuz...ve gün gelecek içecek bir yudum suyu bile kalmadığında insanlığın, o uğruna birbirlerini öldürdükleri kağıt parçalarını ne yapacaklar merak ediyorum, sevgiler

Dilek Fuçucı 
 09.07.2008 12:23
Cevap :
Yenmez içilmez de o meretler tek başına :)))) Gecikmiş yanıtım için özür dilerim kraliçam :))) Dün uzaktım biraz internetten. Sağlıcakla kal..  10.07.2008 10:00
 

Abe dondurmacı geldi, abe ağız tatlandırıcı geldi, alan var mı? yok mu? Alırsın, satarsın, kapanırsın :)

Adem ÇALIŞKAN 
 08.07.2008 18:32
Cevap :
Bence senden olsa olsa 'mangalcıbaşı' olur gibi! Hiç dondurmacı tipi yok sende Ademim :))) Sağlıcakla kal..  10.07.2008 10:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2106
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster