Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '09

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
150
 

Kaç puan bir can edebilir ki?

Dönem dönem azaldığı söylenen ama her seferinde ölümler, yaralanmalar ile İstanbul veya Anadolu’nun herhangi bir maçından patlak veren Tribün Terörü son zamanlarda tekrar gündemi meşgul etmeye başladı. Gençlerin şiddet eğilimlerinden dolayı içinde tuttukları potansiyeli maçlarda ortaya çıkarması gerçekten çok üzücü.

İlk kez Karşıyaka-Göztepe maçında gözlerimle şahit olmuştum spora karışan şiddetin en acı yüzüne.22 yaşındaki Murat Kongu adlı Karşıyakalı genç taraftar, yine aynı tribünden hatta öldürülmeden 10 dakika önceye kadar aynı sırada beraber omuz omuza verip takımını destekleyen başka bir Karşıyakalı taraftar tarafından polislerin gözünün önünde aldığı bıçak darbeleriyle öldürüldü. Olaylarda sekizi polis on iki kişi yaralandı.Katil zanlısı ertesi gün elini kolunu sallaya sallaya adliyeden çıktı.

Ondan sonra Beşiktaş-Çaykur Rize maçında aynı bıçaklı sahne ortaya çıktı;15 yaşında Cihat Aktaş isimli genç Beşiktaşlı kardeşimiz üzerinde kartal amblemli bir bıçakla başka bir Beşiktaşlı tarafından öldürüldü. Katil zanlısının bu sefer elini kolunu sallayarak adliyeden çıkmasını geçin genç Beşiktaşlıyı öldürdükten sonra maçın kalan 60 dakikasını tribündeki yerinden izlemeye devam etti.

Tribün terörünün ölümler öncesinde de sonrasında da var olduğunu gözden kaçırmamak lazım. Çok değil 3 gün önce televizyonlarda Balıkesir’de maç izlemeye giden Göztepe taraftarlarının otobüslerini arama için durduran polisler ile yaşadıklarını izledik. Neden aratmak istemedikleri neden o kadar direndikleri olaylar sonrası belli oldu. Silahtan çeşit çeşit bıçağa sopaya kadar her şey var otobüslerde. Üstelik Yolculuk esnasında alınan alkolün de etkisi en ufak bir kıvılcımla sokaklara taşıyor. Olayların nasıl geliştiği çok belli. Bunların önüne geçilebilir. O arama yapılmasaydı ve Göztepe taraftarlarını taşıyan otobüsler silahlar, bıçaklar ile diğer takım taraftarları karşısına dizilseydi ve bir kaos ortamı yaşansaydı neler olurdu tahmin edebiliyorsunuzdur. Akşam haberlerinde ve gazetelerde başlık Tribün Terörü, Holiganizm, Sporda Şiddet olurdu. İşte daha bugün bu başlıklara meyilli, bir Türk takımının üstelik Avrupa sahnesinde ve kendi stadyumunda kendi taraftarları arasında yaşanan tatsız olaylarının haberleri çıktı. Dört kişinin bıçakla yaralandığı olayda on dört kişi gözaltına alındı. Peki ne olacak şimdi?

Başlıklarda olduğu gibi her sezonda yapılanlar belli. Her sezon başında çeşitli kampanyalar başlatılır. Her sezon Emniyet Müdürlüklerinden daha sıkı kontrol istenir. Futbolcular pankartlar ile sahaya çıkarlar. En centilmen taraftar seçimleri için start verilir. Küfür ve şiddete karşı kulüp başkanları toplanır fikirlerini söylerler. Taraftarlarına çağrı yaparlar. Taraftar temsilcileri gazetelerde, internet sitelerinde boy göstermeye başlar. Maç öncesinde rakip takımın taraftar temsilcileri ile tokalaşırlar karşılıklı çiçek ve flama verirler. Böyle mesajlar ile sezon ve maçlar başlar. Peki sonra ne olur? Yöneticilerin hem sözleriyle hem de yaptıklarıyla kışkırtmaları başlar. Bedelsiz bilet dağıtmalar başlar. Maça gelen binlerce kişiyi susturmak veya hakim olmak beş on kişinin eline bırakılır. Tribün liderlerinin ve grubunun gözüne girmek için kıyasıya bir yarış başlar üstelik bu yarışta kural yoktur. Adam öldürmek yaralamak bile serbest. Sonra sezon sonu gelir sanki geçen sezon futbol bu ülkeden hiç can almamış hiçbir şey olmamış gibi yeniden Fair-Play kampanyalarıyla açılış yapılır.

Peki sizce bunlar yeterli mi? Ya da bunları önlemden saymak mümkün mü? Tribünlere bayrak, flama getirmek yerine bıçak, çakı getirmek ve rahatlıkla stadyum içerisine kadar sokulmasını engellemek için yapabileceğimiz en iyi iş bu mu? Özel bir yasa kapsamına almak çok mu zor? Maçlarda kavga çıkartan şiddet yaratan insanlara maçtan atılması ve bir sezon fişlenmesi gibi cezalar dışında daha caydırıcı cezalar verilmesi düşünülmüyor mu? İlla ki birilerini bıçaklaması mı gerekiyor ceza kapsamına girmesi için? Şiddet yasası ne kadar işe yarar? Daha doğrusu işe yarayacağına inanıyor musunuz?

Babalarımız hep anlatır ya nerede o eski maçlar, küfürsüz marşlar, eski taraftar, eski saygı diye hep imrenirim.Çocuklarımıza bunlar söyleyebilme şansımız bizden geçti geçecek en azından onlar Tribün Terörüne alet olmasın , en azından o nesil anlatılacak güzellikler yaşasın.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 655
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

İzmirli, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu, ekonomi ve siyaset ile aktif olarak ilgilen..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster