Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
498
 

Kaçıncı kırık/ kaçıncı kaybediş...

Kaçıncı kırık/ kaçıncı kaybediş...
 

Kaybettiğinde sığınma gölgeme… Söndürme ellerindeki ateşi ellerimde…Geçmiyor acısı, bitmiyor! Koca şehir gülüyor halime, ben korların üzerinde yürüyorum. Kaybettiğinde koşma gözlerimin merhametine… Bitti… Merhametimde can kırıkları dolu… Kaçıncı kırığım bu, kaçıncı sığınış, kaçıncı sana sevecenlikle bakışım Söyle?

Kaybettiğinde bakan gözlerin; neden kazandığında böyle bakmaz. Hırçınlığın sardığı, kanatlarının bir ucunun gökte, bir ucunun sonsuzlukta gibi hissettiğin kazanma günlerinde ellerimi kanatman neden? Gözyaşlarımı akıtman neden? Kazandığında her şeyi avuçlayan sen, ellerimin ılıklığından kaçar. Neden?

Bakma gözlerime, limanda kala kala ufacık bir yer kaldı. Bakma öyle… Eriyorum. İç hesaplaşmalarıma dönüyor yüreğim. Konuşuyor bir bir , farkında değilsin… Bakıyorsun, bakıyorsun, bakıyorsun, girme dur orada… Kaybettiğinde ben; sığınacak limanın, acıdan sıcağa kesmiş ellerini tutup, avuçladığım yüzünden yüreğindeki tükenmişlikleri siliyorum birer, birer o gözlerin çaresiz, o gözlerin kırılgan, o gözlerin bir çocuğun hüzün dolu gözleri. Gözbebeklerimden içeri girip, yüreğimdeki kanayan yaranın koynunda uyumak istiyor. Kocaman yüreğimde saklanıp, kalakalsan öyle, unutsan her şeyi, kaybetmenin acısını akıtsan içime, kussan kimselere diyemediğin acıyı… onu istiyorsun… Ve ben içimde kazandığın zamanların yıkıntıları ile her defasında sarıyorum! Aşk değil bu, sakın! Kazandığında ise her şey, tuz-buz. Neden? Kaç günlerdir düşünüyorum Neden? Neden? Neden?

Bakma öyle çaresiz, bakma öyle… Merhametimin sonundayım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu kadar cık kısa, bu kadar cık az kelimelerle, bu kadar büyük bir anlatım. Buna; bir ressamın küçücük bir tablosuyla harikalar yaratan bir sanat eseri derler…içeriğine gelince; iki dudağımı sıkıp, derin derin düşünüp söyleyebilecek kelime bulamamak denir…bana öyle geliyor ki, sen hiç merak etme; böyle bir yüreğin merhameti hiiç bitmez…selamlar

FİKİRCİ 
 22.09.2010 22:34
 

Biz de her zaman düşer, yakalanırız aynı zokaya. Merhameti söküp atmalı bazen kör kuyulara. Sevgiler

Ayrıntıda gezinmek 
 14.05.2008 17:34
Cevap :
Öyle ki hiç çıkmasın isterim kör kuyulardan bu aralar:(((  15.05.2008 8:12
 

canım Yıldız'cığım merhametinin sonu yoktur bence. Sevgilerimle...

Özlem Akaydın 
 09.05.2008 12:39
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Ama bazen bitiveren kalem gibi kalıveriyorum.  09.05.2008 12:51
 

merhamet son bulur mu sence senın yüreğinde....yorumsuz kaldım.öptüm

Yaşam Çiçeklerim 
 08.05.2008 18:42
Cevap :
Tabiii bu bir kırıklık... geçtiğinde yine uslanmaz... bıraktığı yerden devam eder de, tekrar tökezlenip kalır ayrı mesele...  09.05.2008 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 359
Toplam yorum
: 3043
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1583
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster