Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
226
 

Kader’in kötü kaderi, hepimizin kederi...

Kader’in kötü kaderi, hepimizin kederi...
 

Resim "akşam com.tr"den alınmıştır.


Her ne kadar kendimizden bahsederken “ilerledik; çağı aşıp, ilerisine düştük” desek de, gerçekler farklı!

Yaşantımız, ilişkilerimiz ve hayat gerçeğimiz; kısaca olup, bitenler yukarıdaki iddiaları bir çırpıda çürütmeye yetiyor...

“Örnek” diyorsanız, işte size örneği, hem de “yürek yakan” türden!

Kader Erten adlı kadın; geçen Cumartesi günü Siirt’in Pervari ilçesinde, gelin gittiği evde ölü olarak bulunmuştu!

İddialar: “Kader, evde bulunan ve kocasına ait av tüfeği temizlerken, kazara yaşamını yitirdi!“ yönünde idi.

Yukarıda anlatılanlar, hem Kader’in asker kocası, hem de evde birlikte yaşadığı diğer aile fertlerinin ifadelerinde yer alan hususlardı...

Görüldüğü üzere olay hayli dramatiktir;

Yakınlarının acıları tarifsizdir. Bırakınız yakınlarını, olayı duyan herkes, bu gencecik gelinin vakitsiz ölme üzülmektedir...

Ne yazık ki, tüm olanlara sebep, Kader’in çocuk denilecek yaşta gelin olunmasına göz yumulmasıdır.

Olanlar sadece “erken” evliliğe göz yumulmakla da sınırlı değil! İçinde insana bakışın ve evlilik kurumuna verilen değerin yansımaları da vardır.

Çünkü söz konusu evlilikte; ne Kader’in, ne de eşi olan şahsın iradeleri dikkate alınmıştır. Karşılıklı aileler belirgin rol üstlenmişler.

Hele “berdel usulü” evliliklerde; evlenecek olan eşlerden ziyade, karşılıklı ailelerin “evet” demeleri temel bir kuraldır.

Ben “aile” diyorum ancak, bahse konu yaşam düzeninde (erkek egemen toplumda) bütün karar aşamalarında sadece ve sadece erkeğin sözleri ve taahhütleri geçerlidir.

Kadın, yani çocukların anneleri ise, pasif rol üstlenirler.

Asıl görevleri: evlenecek çocuklardan biri “hayır” deyip, evliliğe karşı çıktığında, devreye girip, onları ikna etmektir.

Yüzyıllardır bu düzenek varlığın koruyarak, günümüze kadar gelmiştir. Buna karşı koymak sanılandan çok daha zordur.

Belli bir bilinç ve emeğin olgunlaştıracağı toplumsal bir iradeyle, zamana yayılarak iyileşecek/iyileştirilecek bir yaradır, bu.

Her zaman olduğu üzere, bu olay sonrasında da kadın hakları savunucuları, çocuk istismarına karşı olan kurumlar (STK) öncellikle harekete geçtiler...

Onların bu önemli çabalarına bir nebze de olsa katkıda bulunmak ve benzer olayların tekrarını önlemek hepimizin görevi olmalıdır.

Dahası toplumda bu tür istismarlar bitmediği/bitirilmediği sürece, Kader’in kötü kaderi bizlerin kaderi olmaya devam edecektir.

GOKOYA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa Hocam, merhaba. Bir eğitimci olarak konuyu güzel anlatmışsınız. Bizi aydınlattınız. Elinize ve yüreğinize sağlık. Selam ve dua ile kalın.

Dr Lokman Doğruöz 
 24.01.2014 8:00
 

Sayın yazarım, çok haklı noktalara değindiğiniz yazınızı okudum. Böyle acı bir olayı dile getirdiğiniz için sizi kutluyorum. Sanırım çocuk gelinler ve çocuk yaşta anne olan bu kadınların sorunları azalmayacak , hatta gün geçtikçe artacak. Zira bu konu ile ilgili önlemler alınmadığı gibi bu evlilikler teşvik edilir duruma getiriliyor. Umarım bizlerin yazıları, bir takım kuruluşların çabaları işe yarar.,Size yazılarınızda başarılar diliyorum. Saygılarımla

GOKOYA 
 18.01.2014 17:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 251
Toplam yorum
: 65
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 430
Kayıt tarihi
: 29.12.07
 
 

Emekli; Öğretmen, Yönetici ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster