Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
318
 

Kader Kadersizliğiniz Olur Kimi Zaman...

Kader Kadersizliğiniz Olur Kimi Zaman...
 

 Yaşam bu günlerde ne yapsam üzerime bir türlü oturmayan, rengi atmış, ütüden dizleri ve ceket yakaları parlamış, artık ütü tutmayan, buruşuk, üstüme uymayıp üstelik hep sıkan, bir memur emeklisinin tek kat damatlık lacivert elbisesi gibi; alışamadığım. Geçen günleri aratan ve anımsatan, ama içimi rahatlatan tek yanı yalnızca hakedilmiş olması...

 Ne yapsanız bir yana bırakıp terkedip geçemezsiniz, kaderdir, kadersizliğiniz olur kimi zaman. Uzun sayılabilecek bir süre yaşamışsanız bir toplum içinde, onun çeşitli, kimi zaman yaralayıcı, kimi zaman sizi rahatlatıcı, gururlandıran akışlarını da değerlendirecek, biz böyle değildik, bu günlere nasıl geldik değerlendirmesini yapabilecek, bütün bu olup biteni hakediyor muyuz sorusuna yanıt verebilecek durumdasınız demektir. Bir sestir tutunmak istediğiniz. Ortalıkta yüksek sesle konuşanların sesinden artık duyulmaz olan, ancak bilenlerin duyabildiği belki de bir iç ses. Gerçeğin sesidir tutunmak istediğiniz. Suç mudur, gerçeği aramak, onu düşündüğünüz gibi yaşamak ve dilegetirebilmek?..

 Varsa eğer ve şayet avantaj, gelişim, yenilenme gibi görünüyor ya da gösteriliyorsa, yapılanların hangi bedeller ödenerek yerine getirildiği, her yeni yasanın hangi özgürlüğü zedelediğini sorgulamamak bir kolaycılığın ötesinde, belki de ondan daha çok, aşalayıcı bir teslimiyetin ifadesidir. Toplumsal olaylar, gelgitler, bir kader değildir, hele rastgele hiç değildir!.. Siz istemiyor ve olup bitene katılmıyorsanız eğer, ancak o zaman bu durum sizin için bir talihsizlik olabilir.

Zira olaylar sizin için anlaşılamaz, oysa uygulayıcıları için anlaşılabilir olup kurgulanan hedefe doğru yol alırken, kimi zaman asıl hedefine yönelmek için akıl almaz geri dönüşler yapar. Öfke ile köpüren, artık karşı konulamaz sanılan bir güç seli, gözlerinizin önünde toplumun o ana adar biriktirdiği değerlere, yaşam neş'esine ve hukukun kuşaktan kuşağa aktarılan duvarlarına çarpar ve onları yıkar. Bir ürkütücü süreçtir. Bir seldir, amansız bir şekilde bedel ödemeyi göze alanları önüne katar sürüklerken, ses çıkarmaktan korkanları aşağılık bir köle suskunluğunda çamur içinde bırakır, yoluna devam eder. Ancak her selden sonra olduğu gibi sular geri çekilmek durumundadır. Çamur altında kalanlar suskunlar ve tepkisizlerdir, yenilmişlerdir...

 Her geçici zafer zaman içinde sönüklenir ya da kendi zamanı içinde sonlanır. Yenilmez, hiçbir zaman yenilemez olan tek şey gerçek ve düşünce özgürlüğüdür; o her zaman geri döner. Görünüş olarak susturulduğu, baskılandığı sanıldığı zamanlarda, gerileyerek vicdanın en derin yerine, hiçbir tehlikenin ulaşamayacağı bir yerine sığınır. Özgür ruhu susturarak mağlup ettiklerini sanmaları boşunadır. Çünkü, böylesi her insanla birlikte yeni bir vicdan doğar ve insanlığın vazgeçilemez hakları uğruna bir eski kavgayı yeniden başlatır. Onlar böylesi karanlıklarda ışıkları hep parlayan yalnız yıldızlardır. *"Evrendeki yıldızlardan yarısından fazlası hiçbir takımyıldıza ait olmayan yetim yıldızlardır. Takımyıldızların hepsinden daha fazla ışık verirler"

 Onları gözünüzden kaybetmeyin...

                                                                                                                   *John BERGER

 Akın Yazıcı

19 Ekim 2017/İzmit

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bize düşen "bir tarihi insan gibi yaşamak"...her koşulda...teşekkürleer SayınHocam...bu güzel yazı için...teşekkürler...eyvallah...

nedim üstün 
 20.10.2017 16:13
Cevap :
"Ne gelir elimizden insan olmaktan başka" becerebilirsek eğer. Teşekürlerim, saygı ve sevgilerimle...  20.10.2017 17:13
 

Akın Bey merhaba.. Bazen çok ama çok beğendiniz şeylere söyleyecek söz bulamazsınız.Sizin yazılarınızı takip ediyorum ve bende bıraktığınız his bu;) Bu yazınızı ilk yayınlandığında okudum birkaç defa ve okumaya doyamadim..Başlik bir defa o kadar çok şey anlatıyor ki.."Kaderiniz, kadersizliğiniz olur çoğu zaman" ve ilk iki paragraf resmen bitirdi beni;) Oradaki benzetmeniz mesela, kim bu kadar güzel ve yerinde bir benzetme yapabilirdi;) teşekkür ederim..Elinize sağlık, saygılar sevgiler sunarım..

Selda Çakmak 
 20.10.2017 13:05
Cevap :
Çok teşekkür ederim; hakediyor muyum bilmiyorumama iltifat etmişsiniz. İyi günler dileklerim ve sevgilerimle...  20.10.2017 13:38
 

Değerli arkadaşım, hep düşünmüş arzu etmişimdir. Şayet yıllardır seçimi kazanıp yönetime gelen her gurup kurulu düzeni diğerinin bıraktığı yerden aynen yürütseydi, kader kadersizlik bu kadar güncel olmazdı sanırım. Sevgi, saygılarımla esenlikler diliyorum.

Şahin ÖZŞAHİN 
 19.10.2017 20:41
Cevap :
Aynen öyle sevgili Üstad; teşekkürlerim, iyigünler dileklerim, sevgi ve saygıyla...  20.10.2017 9:53
 
 
Toplam blog
: 184
Toplam yorum
: 432
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 376
Kayıt tarihi
: 07.05.14
 
 

1965 Ankara Üniversitesi Tıp fakültesinden asker hekim olarak mezun oldum. Gülhane Askeri Tıp Aka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster