Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
112
 

Kader Mahkumu

Kader Mahkumu
 

Kadere iman, imanın şartlarından altıncısıdır. Hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmaktır. İnsanların başına gelen bütün iyi ve kötü ne varsa Allah’ın takdiri ile olduğunu kabul etmektir.

Bu iman tanımı insanlara yaptıklarına karşılık bir çıkış kapısı göstermektedir. Yani siz adam öldürmeye niyet etmeseniz de, eğer Allah’ın takdirinde ise o sucu mutlaka işlemeniz gerekir. Yani kişinin iyilik yada kötülük yapması kendi elinde değil Allah’ın takdirindedir. O isterse iyi insan, isterse de kötü insan olursunuz. Bu tanıma göre de  cennet ve ya cehenneme gitmeniz yine sizin elinizde değil Allah’ın tercihidir.

Diyelim ki insanın kaderi yukarıda belirttiğimiz üzere olsun. Her kul Yüce Allah’ın takdiri ile iyi yada kötü şeyler yaşasın. İnsanın kaderi onun çizdiği çizgide gidecekse Yüce Allah neden peygamberler göndermiştir? Neden peygamberler aracılığı ile insanlara kullanma kılavuzu olarak kitaplar göndermiştir? Neden İyi şeyler yaparsanız, yaşadığınız topluma katma değer yaratırsanız cennete, kötü şeyler yaparsanız çalarsanız, çırparsanız, kul hakkı yerseniz cehenneme gidersiniz demiştir. Yani neden cennet ve cehennemi insanın takdirine bırakmıştır?

Neden insana bütün eşrefi mahlukattan daha farklı bir donanım yükleyerek ona Aklı, vicdanı, düşünce ve fikir yürütme kabiliyetini vermiş de verdiği bu donanımın hakkını istemiştir. Eğer yukarıda bahsettiğimiz şekilde bir kadere mahkumsak Allah bizim doğru yola gelmemiz için niye çaba sarf etsin? Sonu belli olan bir mükafat ve ceza için insanları niye uyarsın?

En büyük sucun insan öldürmek olduğu dinimizce belirtilmiştir. Yani büyük günahlardan biridir. Allah bir kuluna birini öldürme kaderi yüklemiş, birinin de bu insanın elinden ölmeyi nasip etmişse bu iki kulun Allah huzurunda nasıl bir günahı yada sevabı  olabilir. Cenneti ve cehennemi yaratan Allah kuluna bile bile suç işletiyorsa bu kulunu cehennem azabı ile azap çektirmesi hak olur mu? Siz buna inanıyormusunuz?

İnsana günah ve sevap işleme özgür iradesi verilmiştir ki Cennetle mükafatlandırılmış, cehennemle de cezalandırılmıştır. Yani insan yaptığı eylemlerin her birinden sorumludur. Bu sorumluluktan kaçmanın en mantıklı yolu ise bütün sucu kadere yüklemektir.
Bizim anladığımız kader bu olunca. Suç işleyerek ceza evlerine düşen insanlara “Kader Mahkumu” demişiz. Eğer Yüce Allah bu insanları bilerek suca itmişse verilen tanım doğrudur. Bu insanlar gerçekten kader mahkumudur. Yine hatasını anlayan Yüce Allah bir kulunun aklına af etmeyi, bağışlamayı, serbest bırakmayı getirerek bu kader mahkumlarının serbest bırakılmasını sağlayabilir. Bu da yadırganacak bir şey değildir. Sonuçta sucu işleten de o, serbest bırakanda o kime ne demek kalır.

Yüce Allah öylesine bir kul yaratmıştır ki, bu kula öylesine önem ve ehemniyet vermiştir ki. Kendinden başkasına secde edenleri lanetlemesine rağmen. Bütün melekler alemini insana (Ademe) secde etmeye davet etmiştir. Bu davete katılmayan reddeden şeytan denilen bir meleğin olduğu yine bizim ve diğer ilahi kitaplarda belirtilmektedir.

Şimdi size soruyorum. Yüce yaratan neden insana bu kadar önem vermiştir. Niye insana eşref’i mahlukat demiştir. İste bu soruyu  anlamayan, kavrayamayan insan zaten adem olamaz. Anlayamayanlar günah işler adam öldürür, hırsızlık yapar, kul hakkı yer, kişisel nefsi peşinde koşar.

İnsanın kaderi; cennette verilen ruhla başlar,  Dünyaya hangi tarihte, saatte, hangi anne  babadan geleceği, kiminle evleneceği, kendinden gelecek nesilleri ve ne zaman dünyayı terkedeceğinin belirlendiği bir kuraldır.

İnsanın bunların dışında dünyada yaptığı her hareket davranış ameldir. Nitekim insan yaptığı bu davranışlarından sorumludur.

Allah hiçbir kulunun cehennem denen o zulüm çukuruna girmesini istemez. Buna asla razı da olmaz. Bu yüzdendir ki bize bizim doğru yolda gitmemiz için Peygamberler ve kitaplar göndermiştir.

İnsanı Adem yapan Aklıdır, vicdanıdır, düşünme ve fikir yürütme yetisidir. Hiçbir canlısında olmayan bu donanımın hakkını istemesi Allah’ın hakkıdır. Bu donanım nedeni ile bütün melekler alemi insana saygı duymuştur. Dolayısı ile Kader mahkumu diye bir tanım yoktur. Olması da mümkün değildir. İnsanın yaşam sınırları beşeri ve medeni hukuk kuralları ime  sınırlandırılmıştır. İnsan yaşamını bu kanun ve nizamlar çevresinde yürütür. Bu sınırların dışına çıkmak ise suçtur. Sucun karşılığı ise cezadır. İster beşeri hukukta olsun isterse medeni hukuk da olsun kanunun ve yasaların verdiği cezalar zarar görenlerin ruhuna ve vicdanına su serper. Bir miktarda olsa huzura kavuşturur. En azından cezasını çekti gibi bir rahatlama sağlar.

İster egemen gücü elinde bulunduran kişiler, isterse devlet olsun, suçlunun işlemiş olduğu ve kanunların oynadığı suçtan dolayı ceza alanları affetme yetkisine sahip değildir. O af ancak zarar gören kişilerin tercihi ile olmalıdır. Yani bir aftan söz edecekseniz önce zarar görenlere sormalısınız, onların onayını almalısınız. Hiç kimseye sormadan yapılan af vicdanları rahatsız eder. İnsanları kişisel hak aramaya iter. Bu da toplumda infihallere yol açar.

Bu gün ceza evlerinde suçsuz günahsız insan yoktur diyemeyiz. Kimi iftiraya uğramıştır, kimine başkasının sucu yüklenmiştir de kendini savunacak gücü ve imkanı bulamamıştır. Elbette bu tür insanlar dışarıda tutulmalıdır. Fakat bir afttan söz edilecekse oda düşünce ve fikir suçları için düşünülmelidir. Zira düşünmek tanrının insana verdiği en erdemli özgür alandır. Her insan başkalarının hak ve hukukunu çiğnemeden, hakaret etmeden, yanlışa yanlış, doğruya doğru demelidir. Bu tavır birilerinin hoşuna gitmiyor diye kimse düşüncesinden dolayı mahkum edilemez.

Ülkemizde bir çok kere af kanunları getirilmiş insanlar serbest bırakılmıştır. Bu afların tamamına yakınının siyasi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu günlerde yine ortaya atılan af da siyasidir. Kesinlikle hukuki ve ahlaki değildir.

Fikret Bayrak

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 302
Kayıt tarihi
: 27.11.14
 
 

1967 yılında Giresunda doğdu, Bulancak Ticaret Meslek lisesinde okudu ve Anadolu Universitesi İşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster