Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
825
 

Kader sen nelere kadirsin

Kader sen nelere kadirsin
 

netten...


Metin, hınzır bir gülümsemeyle ‘O bal dudaklarından bir kez daha öpersen beni ‘ giderim dedi. Gülpembe’de böyle içten söylenmiş bu isteğe karşılıksız kalmadı ve kapının eşiğinde sevdiği adamı tam istediği şekilde öperek, uğurladı.

Bugün çok güzel diye geçirdi içinden Gülpembe.

Pencereden dışarı baktığında, güneşin insan içine işleyen o ışıltısını hissetti ve odasına giderek işe gitmek üzere giyinmeye başladı.

Kırmızı renkte bir bluz ve beyaz eteğini giydi, aynada kendini seyrederken :) gülümsedi kendisine; içinden hadi ‘Gülpembe güzel bir gün seni bekliyor’ diyerek dışarı çıktı. Arabasına binerek işe gitme telaşıyla trafikte yol almaya başladı.

Trafik öyle bir sıkışıktı ki böyle zamanda hep yaptığı gibi radyoda çalan müziğe eşlik ederek yolda ilerliyordu. Şarkı söylemek onu daha iyi hissetmesini sağlıyordu. O sırada Candan Erçetin’in Bahar şarkısı çaldımı :) ahh çok güzel; harika , ben bu hayatı seviyorum diyerek şarkıya eşlik etti.

Sen bana müjde misin umut musun sevgili
Kim demiş geçti mevsim ufukta göründü kar
Bu kaçıncı bahar sakın sorma sevgilim
Benim yorgun gönlümde aşkının telaşı var

Utanmasa arabayı stop ettirip avazı çıktığı kadar oda söyleyecekti şarkıyı

Çünkü sana değdiğinden beri ellerim
Bütün kış dallarında tomurcuklar var

Şarkıya eşlik ederken Gülpembe’nin aklına sevgilisi Metin geldi. İçinde ki baharı onun sayesinde yaşadığını ve ruhunda ki oluşan yaraların iyileşmesini onun hayatına girmesiyle üstesinden gelmişti.

Bir süre sonra trafiğin neden sıkıştığını gördü ; gördüğü manzara da iki araç birbirine çarpmıştı, çok şükür ciddi bir kaza değildi ama şöförler aşağıya inip tartışma moduna girmişti bile ama trafikte ki klasik bir manzara vardı.Yani kazayı seyrederek geçen sürücüler sayesinde trafik sıkışmaya başlamıştı.

Birden aklına sevdiği adamla nasıl tanıştığı geldi ve tatlı bir tebessüm oluştu yüzünde, Metin’le böyle bir trafik kazası ile karşılaşmışlardı. Gülpembe , Metin’in duran aracına arkadan çok hafif çarpmış, bir anda yaptığı hatadan kızmıştı kendine hem de başkasının aracına zarar verdiğinden dolayı üzülmüştü. Hemen inerek durumdan dolayı üzüntüsünü dile getirirken Metin’in sakin tavrı çok hoşuna gitmişti..Telefon numaraları ve sigorta firma bilgileri ve gerekli prosedürler yapıldıktan sonra yoluna devam etmişti

Ertesi gün Metin, onu aracın sigorta firma bilgileri bahanesiyle aramıştı oda herhangi bir anlam yüklemeden gerekli bilgileri verdi ve birden konuşma farklı bir sohbete doğru yönelmişti.İki gün sonrada Metin müsait isen birlikte bir çay içelim mi gibi bir teklif ile telefonu açmıştı. Gülpembe, gelen telefondan inanılmaz sevinmişti ve teklifi kabul etti. O günden sonra da düzenli görüşmeye başladılar

Düşünürken, kendisine şaşırıyordu. Çünkü birileri gelip bir trafik kazası sayesinde bir aşkın yaşandığı anlatsa gülüp geçecek bir insandı Gülpembe , gülümsedi ve kader dedi sen nelere kadirsin… Çünkü filmlere konu olan bir hikayeyi kendi hayatında yaşamaktaydı.

Gülpembe, son dönemde artık hiçbir aşkın gerçek olmadığına inanmaya başlamıştı Çünkü Metin’den önceki ilişkilerinde hep özveri ve sabrı gösteren kendisi olmasına rağmen hep aldıtan, ihanete uğrayan ve aşk kazığı olarak nitelendirilen maddi sorunlar içinde kalmıştı. Ve bunlardan dolayıda canı hep acımış ve gittikçe aşka inancını yitirmişti.

İşte kader denilen şeyin sayesinde hayatında ki renklerin güzelliğini yaşıyordu. İşyerinin kapısından içeri girerken, sokak başında ki çingene çicekci kızı fark etti oraya yönelip kendine bir buket beyaz papatyalar aldı. Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle , arkadaşlarına günaydın diyerek masasına geçip işine başladı. İnternet üzerinden haberleri okurken Altan flaş haber başlıyı yazıyı fark etti ve yazıyı okudu.

BÜYÜK KAZA …İkitelli Tem yolunda büyük kaza 11 kişi ölmüş. Aman Tanrım dedi…Olamaz…Lütfen olmasın lütfen Tanrım…Hayır Düşünmek istemedikçe aklı kemiriyordu ya oda ordaysa. Çünkü Metin’in işine giderken kullandığı güzergahtı bahsedilen yer. Allahım lütfen koru onu o olmasın lütfen…

Defalarca yalvardı ve hemen cep telefonuna yöneldi. Metin’i aradı …Telefon çalıyor ama açan yok…

Hayır hayır hayır dedikçe telefonun tuşlarını basıyor ikinci kez aradı …belki 10 kez çaldı ama açan yok... Ben ne yapacağım Allah’m lütfen… Ümitsiz bir halde tekrar cebini aradı üçüncü çalıştı telefon açıldı ama karşıdaki Metin’in sesi değil…Sandalyede otururken gücünün tükendiğini hisseti… Karşıda bir bayan konuşuyordu.''. Ben Seda Metin bey'in telefonu kendisi toplantıya katıldığından cebi masasındaydı ve çok çaldığından telefonu ben açtım acil bir durum vardır diyerek… Gülpembe hanım iyimisiniz''…

Gözlerinden yaşların süzündüğünü ve damlaların masanın üzerinde ki kağıtları ıslarttığını fark ettiğinde karşısında ki bayana teşekkürler… Çok teşekkürler…Sorun yok diyebildi sadece.

Gülpembe dakikalarca ağladı kendisine gelmesi epeyi sürdü. Ve defalarca şükretti …

Ve düşündü eğer onu kaybetseydim ben ne yapardım diye.

Şükretti ve derin bir nefes alıp elini yüzünü yıkamak üzere arka tarafa geçti.


Küçücük bir hikaye anlattım sizlere ve kader denilen şeyi çözemedim.

Gerçekten kader var mı sorularına birazcık cevap aradığım ama yok ki.

Ve

Şunu biliyorum ki artık İnsan elindekinin değerini onu kaybetmeden önce anlamalı ve sıkı sıkaya sarılmalı.

Sevgilerimle

Gelincik.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kadere inanan birisi değilim ama anlaşılır değil bazı şeyler onu da bilirim...''kendi tercihlerimizle kaderimizi yazarız en ince uçlu bir kalemle''...ama yazı yarı etkileyici...düşündürücü...içten...teşekkür ettim...eyvallah...

nedim üstün 
 23.09.2010 8:57
Cevap :
Günaydın Nedim bey, Kadercilik değilde benim kisi hani uğraşırsınız didiniz düzelsin olsun güzelleşsin diye ama nedense uğraştıkca istedikçe daha da beter olaylar ve durumlar içinde kalınır ya işte o zaman kader deyip geçmekten başka çarem kalmıyor...çünkü cevaplarını bulamıyor ki insan...yazımı okumuş olmanızda beni mutlu etti...teşekkürler...sevg ve selamlarını gönderdi gelincik size.  23.09.2010 9:27
 

Ne hikayelerin içindeyiz sonunu bilemediğimiz. En yakınımızdakini ne kadar da çok sevdek, yada bazen farkında olmadan uzak davranışlar sergilesek de bazen olmuyor. Elimizde olmuyor bazı kaçınılmaz sonlar. Ama dediğiniz gibi değerini anlamak, yanındayken bu önemli bir vicdani muhasebe. Okurken hüzünlendim. Etkileyici ve hayatı sorgulayan, sevdiklerimize karşı nasıl davranıyoruz sorusunu sordurtan bir yazı olmuş. Sevgilerimle.

ayse_gu 
 19.09.2010 9:54
Cevap :
Sevgili Ayşegül, Biliyorum yaşın çok genç ama yazdıkların ve yaptığın yorumdan dan anladığım duyarlı ve güzel yürekli bir insansın...buda seni diğer insanlardan ayırıyor, vicdanlı ve de hoşgörülü biri yapıyor...İlgine teşekkürler...gelincik selam ve sevgilerini gönderdi.  20.09.2010 8:31
 

Kader, vardır ama her şeyin planlandığını söyleyenlerin dediği gibi değil. "Her canlı ölümü tadacaktır". Yani her canlının kaderi, ölümlü olmaktır. Ama nerde, nasıl, ne zaman, iyi mi, kötü mü... O kısmı tamamiyle bize bağlı. Bize derken, bireye ve bireylerin oluşturduğu toplumsal kültüre. Yani içinde yaşadığımız toplum, ilişki içinde olduklarımız, komşularımız, iş arkadaşlarımız vb. de kaderimizi oluşturur. Onun için deriz "Allah iyilerle karşılaştırsın" diye. Onun için deriz "ev alma, komşu al" diye. Bize düşen iyilerden olmaya çalışmak... Ve diğerlerine karşı iyi olmak. Güzel ve anlamlı paylaşım olmuş. Gelincik, sevgiyle kal.

Ahmets 
 18.09.2010 22:08
Cevap :
Merhaba Ahmet bey, yorumsuz yayınlıyorum..Söyleyecek söz bırakmamışsın ki :=) teşekkürler...gelincik selam ve sevgilerini gönderdi.  20.09.2010 8:33
 

aynada kendini son kez seyrederken" satırını okuduğum anda, "eyvah, kız intihar edecek!" dedim ama konu farklı yerlere gitti. Güncel bir olayla süslenen bir kurgu olmadığını düşünecek olursak, yakınınızda birinin hikayesi olmalı. Yine de geçmiş olsun. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 16.09.2010 15:42
Cevap :
:) demek ki sürükleyici olmuş...sevindim..birşey yazmak güzel, biraz kurgu biraz yaşanmış birşeylerin birleşimi oldu ve sizin gibi yazarlardan da yorum almak beni gerçekten mutlu ediyor...İlginze çok teşekkürler....sevgilerimle.  16.09.2010 15:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 601
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 2105
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

Kendimle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm uzunca... Aslen Malatyalıyım.. İstanbulda yaşıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster