Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Eylül '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
193
 

Kader

Kader
 

Şu hayatta tuhaf olan  benmiydim?

Defalarca '' tuhafmıyım ben'' sorusunu  son zamanlarda  sık sık sormaya başladım kendime.

Dün gece okey oyunumu oynarken yaşadığım olay ,bir kez daha kendimi sorgulamama sebep oldu.

Tuhafmıyım ben?

Okey oynarken  yaşananlardan bahsetmek  isterim.

 Puanım düşük olmasına rağmen, yüksek puanla oynanan yerde oyun oynamaya girdim. Aslında bu bir isyandı kendimce.

Sıfırlamak istiyordum herşey gibi  puanımıda.

Oyunda puanına göre oynayabiliceğin    katagoriler vardır. Yani puanın nereye uygunsa orada oynayabilirsiniz.. İlk girişte puanınız uysada  bitemedikçe puanınız düşer ve puanınız biterse oyundan düşer oynayamazsınız..

 Oynadığım masada  çok puanı düşmüş bir oyuncu  vardı. Oyundan düşmemesi için  yardım edelim dedim.Yani o kişiye ihtiyacı olan taşları ne ise  yazmasını, taş istemesini ve istediği taşı atmak. Masadaki diğer oyuncuların rızasını alarak tabi.Bir diğer oyuncuda benim   düşüncemi onayladı .

 Ve bunu sağladım. Okey dönerken elimdeki okeyi o kişiye verdim.  Taş istedi bende  varsa attım yoksa diğer arkadaşlar yolladı , elden ele taş  yollayarak masadaki oyuncuya çanak kırdırdık.

Çanak demek, her oyun bitiminde biriken tüm puanı almakdır, kazanmasıdır. Eh! bayağı bir yükselttik.

 Şimdi bunu neden anlattım,  gelelim esas konuya.

Çanak kırdırdığım o kişiyi taşlamayarak bir kaç kez daha bitmesini sağladım. Bu arada benim puanım bitmiş , o el bitmezsem oyundan düşeceğim. Kendi puanımı sonradan fark ettim .

Benim düşünceme katılan  insan ,yani düşmesin o arkadaş diyen oyuncu bana taş atan  insandı. Oyundan düşeceğimii gördüğü halde  beni inanılmaz taşladı.

Oyundan düşecek insan benim düşeceğimi görmesine rağmen bitmekten hiç çekinmedi. Ki ben bitmiş elimi bitmemiştim, bitsin diye.Ki ben okey dönerken elimdeki okeyi verip çanak kırdırmıştım.

 Bu benim için hiç önemli değil  hiç ama .. Üzülmemde..

İşte üzüntüm nerede başladı..

 Bir yandan oynuyor bir yandan inanılmaz ağlamaya başladım tabi. Nette oynadığım için kimse görmez,bilmez o hallerimi..

Hayat - insanlar ve şansım  dedim..

Şu okey oyununda bile bana sundukları şey aynı..

Nihayetinde puan yetersizliğinden oyundan düştüm..

İşte benim insanlara ve hayatlarına sunduğum..

İşte insanların bana ve hayatıma sunduğu... 

 

Acım büyüdü, üzüntüm büyüdü..  

Bu kadar mı olur dedim, bu kadar mı olur..

Basit bir okey oyununda bile.

O zaman tuhaf olan benmiyim diyemeden  edemiyorum kendime..

Sahi; tuhaf olan benmiyim?

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

'Kader' ve 'tuhaflık' konusunda biraz karmaşık kelam etmek gerekirse; kafamı kurcalayan birçok düşüncenin ip uçlarını yavaş yavaş Kuantum fiziğinde ve onun popüler kültürle psikolojideki yansımlarında bulmaya başladım! Kuantum fiziğinde zaman akan, dümdüz ilerleyen bir şey değil, çok sayıda olasılığa tabi olan "an" fotoğraflarından oluşmakta. Mekan (tüm uzay dahil) kesintili, belirsiz, sürekli yinelenen (bilardo masasında topların sürekli çarpışmasının gibi) bir mahiyette. Zamanın anlardan oluşması geçmiş ve geleceği yadsımıyor. Fakat mutlak kaderciliğe karşı. Çünkü her 'an' belli bir olasılıkla oluşabilmekte. Bu kozmik olasılığın önceden hesaplanıp bilinebilmesi çok zor! Yoğun belirsizlik içerdiği için de mutlak bir kaderden söz edilemiyor. Ancak doğum ve ölüm gibi mutlak dönüşüm noktaları var. Fakat o aralıkta özgür irade ile isteklerde bulunmak ve bunları eyleme dönüştürmek olanaklı. Özgür irade de bilinç gerektirmekte. Bilinç geri plana itildiğinde tuhaflıklar olmakta. Selamlarımla

Ersin Kabaoglu 
 17.12.2012 2:44
Cevap :
Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için. geç cevap yazdığım için de çok özür dilerim. saygılarımla..  06.02.2013 17:02
 

Ablacım tuhaf olan sen değilsin,sen çok iyi niyetlisin ama hayatta her insana aynı iyi niyetle yaklaşılmaz.İnsan yaşayınca anlıyor bunu,iyi ol ama çokta iyi olma hayat bukadar iyiliği ve iyi olmayı kaldırmıyor...

SİBEL AKAN 
 12.12.2012 19:44
Cevap :
:(( biraz seni hüzünlü gördüm. İnşallah bir üzüntün sıkıntın yoktur. Lütfen kendine çok iyi bak.. mucuks..  13.12.2012 12:28
 

Söylemeden edemeyeceğim; "iyiliği taşımak da zordur" başlıklı yazımı okumuş ve yorum yapmıştınız. Lütfen o yazıya geri dönüp son satırları bir kez daha gözden geçirin. :-)Yine ve yeniden sevgi ve saygılar gönderiyorum. :-)

Haluk Seki 
 05.09.2012 10:54
Cevap :
Evet hatırladım yazınızı.. Tamam bir daha okuyum..Kendinize iyi bakın .sevgiler.  05.09.2012 17:29
 

Bana o kadar çok şey anlattı ki yazınız ve o kadar çok şey söylenebilir ki... Sadece şunu söyleyebileceğim; tuhaf olan siz değilsiniz; hayat! iyilik ettiğiniz kişinin kötülüğünden daima sakının. Hiç kimseye de taşıyamayacağı iyiliği yapmayın hayatta... Hayattan alacağınız derslerin hepsi böyle sanal olsun. :-) Sevgi ve saygılarımla...

Haluk Seki 
 05.09.2012 10:47
Cevap :
Ben mi... inşallah diyim..:) nasihatınızı uygulamayı inşallah başarırım. Çok teşekkürler.. sevgi ve saygılarımla..  05.09.2012 17:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 458
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 826
Kayıt tarihi
: 08.10.07
 
 

İnsanın insanlara verdiği değerlere sahip çıkılmazsa İNSANLIK ölür.. Önce değerlerimize sahip çık..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster