Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '07

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
685
 

Kader

Kader
 

Sokalarda bir grup öğrenci; Ankara’nın en merkezi yerindeki bir okuldan çıkmışlar ve bağırıyorlardı; "Veremli 3-C, Veremli 3-C." Bunlar lise öğrencisiydi. Aynı sınıftalardı. Arkadaşlarından biri, verem teşhisiyle hastaneye yatırılmıştı. Bu yüzden hepsi tek tek hastalık için kontrolden geçirilmişti. Daha sonra, arkadaşında, verem olmadığını öğrenmişler, kendi deyimleriyle "okulu asarak" neşe içinde kutlamak amacıyla, okul girişinden yol boyunca sevinç sloganları atarak ilerliyorlardı. Bir taraftanda hep bir ağızdan "Veremli 3-C, Veremli 3-C." diyerek, bağırıyorlardı.

Yaşayanlar bilir. Her sınıfta mutlaka unutulmaz bir ekip kurulur. Bir tür askerlik anıları gibidir, aynı zamanda Lise yılları. Aynı ekipte olanlar birbirlerini kolay kolay unutmazlar. Birbirlerini kolay kolay bırakmazlar. Belkide BLOG daki gibi.

Yine bir Mart ayına rastlıyordu o gün. Grup sevincini paylaşmak için kendi sloganını atarak, neşe içinde yürürken, çevredekilerden bazıları, genelliklede yaşlılar, olumsuz bir şekilde kafalarını sallayıp, öğrencilerin bu davranışlarını protesto ediyorlardı. Zaten 5- 6 kişiydiler. Öğle tatillerinde de, hemen ileride bulunan kız meslek lisesine giderek, perişanlıklarına bakmadan, kendi ifadeleriyle "kız tavlamaya" giderlerdi.

Mart kötü vurmuştu Ankara’yı. Kar yoktu ama, hani derler ya "tükürsen havada donar" aynen öyleydi işte. 1978 in kışıydı. Anarşi ve karmaşa tüm hızıyla devam ediyordu.

Grup soğuk havaya, aldırmadan neşe içinde bağırarak yürüyordu, Karşıda, diğer insanlardan, farklı olarak bakan, yaşlı adamın biri, elinde bastonu hafifçe eğilmiş sırtıyla, başında fötr şapkasıyla, grup içindeki mavi gözlü gencin dikkatini çekmişti. Yaşlı adam, grubun azıcık ilerisinde durdu. Gruba doğru baktı. Mavi gözlü gençle, karşı karşıya geldiler. Mart soğuğu o anda yumuşadı. Eller çözüldü. Donmuş ayak uçları rahatladı. Güneş açtı. Güneş sadece yaşlı adamla, gencin üzerine ışınlarını öyle bir salmıştıki, bir şeyler vardı. Birşeyler olacaktı. Adam bir şeyler söylüyordu, bağırarak ilerleyen grup kendisini geçerken, Mavi gözlü öğrenci adama yaklaştı, yaklaştı....

Nerden bilecektiki, Mavi gözlü genç, bu karşılaşma ömür boyu aklından hiç çıkmayacak. Kader dedikleri belkide bu olmalıydı. Yıllar sonra Mavi gözlü genç kendisini etkileyecek adam için "Karşılaşmasaydık yine bu yerde mi olacaktım? karşılaşmasaydık aynı meslektemi kalacaktım?" diye soracaktı.


Yaşlı adam, "Çocuklarım beni bırakmayın" diyordu. Bir kaç kez söyledi bunu. "Bende sizin gibiyim. Bende sizdenim. Ben ÖĞRETMENİM" diyordu. Grup kendisini geçerken yaşlı adam hala "Beni bırakmayın çocuklarım, ben öğretmenim" diyordu .

Grupta sadece onu Mavi gözlü genç duymuştu. "Adamı dinle, kimmiş ne istiyor" diye içinden ilahi bir ses onu geri çevirdi. Sadece kendi geri dönmedi gencin. Kaderinide döndürdü, bu dönüş. Adama yaklaştı. Güneş tekrar ısıttı, hem içini ısıttı, hemde yüreğini ısıttı. Yaşlı adam sevgi ışığı yayıyordu, almasını bilene. Mavi gözlü genç, adamın gözlerine baktı. Kendisini gördü. Yaşlı adamın gözlerinden bir kaç damla yaş süzülmüştü. Gözler konuştu sadece, hemde saatlerce konuştular. Mavi gözlü genç, yaşlı adamın neden ağladığını o sırada pek anlayamamıştı ama, şimdi çok iyi biliyordu. Sadece karşıdan karşıya geçirdi yaşlı adamı. Ve sadece dinledi. O göreceğini ve geleceğini zaten görmüştü, yaşlı adamın, yeşil gözlerinin derinliklerinde. Yaşlı adam ona "Sen öğretmen olmalısın" demişti bile. Ve yüreğine SEVGİ yüklemişti. Ve sıcaklık yüklemişti. Merhamet yüklemişti. Bir anlam yüklemişti. Herşey tamamdı. İçinde bir sevinç bir çoşku ile koşarak diğer arkadaşlarının arasına katıldı. Arkadaşı merakla sordu.

- "Kimdi o, tanıyormusun"

- "Hayır", diye cevapladı.

Son bir kez tekrar adama bakmak için kafasını geriye doğru çevirdi. Yaşlı adamı göremedi. Birden kaybolmuştu sanki. Tekrar üşümeye başladı. Ellerini cebine soktu. Yırtık ayakkabısının içerisine dolan buz kesici Mart soğuğu artık yüreğinide donduruyordu. Parmak uçlarını hissedemiyordu. Tek tip giydiği lacivert ceketinde iyice küçüldü, küçüldü...

Artık mavi gözlü genç, farklı biriydi. Arkadaşının sorusuna "Hayır" demişti ama; Yeşil gözlü, fötr şapkalı adamın kim olduğu sorusunun cevabını, yıllar sonra yaşayarak öğrenecekti. Bilseydi, o yaşlarda, bu sorunun cevabını, arkadaşına "KADERİMMİŞ" diye cevaplardı. "KADERİMMİŞ"

Grup neşe içinde devam ediyordu yürüyüşüne. Bir yandan da bağrıyorlardı, "Veremli 3-C , Veremli 3-C."

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız bana Ankara'yı hatırlattı. Lise yıllarımı, o soğuğu, okul çıkışını.. harika anlatmışsınız ellerinize sağlık :=))

garfield 
 06.07.2007 22:54
Cevap :
Teşekkür ederim.  07.07.2007 10:52
 

Önceki yazılarınıza yorum yazarken, Ankara'yı hiç sevmem diyecektim. Sonra, ne gereği var diye düşünmüştüm. Ama bu yazınızı okuyunca üniversitede okurken yaşadığım soğukları anımsadım. İlk yıl, otobüsün kalabalığından hoşlanmayıp, o soğuk kış günlerinde Sıhhıye'den Dışkapı'ya yürümüştüm kaç kere de başedemeyince mecburen otobüse alışmıştım. Bir keresinde de yaşlıca bir adamla yürümüştük, yani ben ona sığınmıştım. Ne de olsa Ulus iyi bir semt değildi. Ve bunların üzerinden çeyrek asır geçiverdi bile... Sonunda yaşamak istediğim şehirde olduğumu hissetmek güzel bir duygu; maviler ve hala kırmızılar İzmir'den.

derinmavi.. 
 10.06.2007 16:55
Cevap :
))))))  10.06.2007 20:39
 

çok güzel yazmışsınız çok akıcı bir dille, devamı gelir sanıyorum çünkü anılar-1 olduğuna göre devamı olacaktır bekliyorum başarıların devamı

ÇİMEN 
 12.05.2007 12:32
Cevap :
Çok teşekkür ederim.  12.05.2007 15:15
 

Bazı olaylar vardır, anlık gelişirler ; ama bütün hayatımızı etkilerler...Kaderiniz olarak hissettiğiniz yaşlı adam gibi... ESEN KALINIZ.

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 10.05.2007 17:46
Cevap :
Evet. Önemli olan bu anı hissetmek. Kaderdir yada değildir. Herkesin yaşamında vardır bu değişimin etkilenebileceği anlar. O anda anlamayabiliriz, yıllar sonra, düşündüğünüz zaman...........nasıl etkilenmiş olduğunuzu anlarsınız. Teşekkür ederim.  10.05.2007 17:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 549
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 908
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster