Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
287
 

Kaderleri benzemesin

Kaderleri benzemesin
 

Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, kırk dokuz yıl aradan sonra, başbakanlık düzeyinde Türkiye’yi ziyaret eden ilk kişi. Daha önce Başbakan Erdoğan’ın kızının nikahında şahitlik yapan Karamanlis, başka sebeplerde dahil olmak üzere, Türkiye’yi özel statüde birkaç kez daha ziyaret etmişti.

Peki, Kostas Karamanlis’in ziyaretinden önce, Yunanistan’dan resmi olarak Türkiye’yi en son kim ziyaret etmişti? Yunanistan’dan Türkiye’ye başbakan düzeyinde yapılan son ziyareti Kotsan Karamanlis’in amcası Konstantin Karamanlis, 1959 yılında gerçekleştirmişti. O dönemde Türkiye’nin başbakanı Adnan MENDERES idi.

1959’da Türkiye ile Yunanistan arasında önemli problemler yoktu. Kıbrıs meselesi Zürih Andlaşmasıyla çözümlenmişti. Ege sorunu diye bir sorun da yoktu. İki ülke arasında ufak-tefek sorunlar vardı, ki bunlar da çözülmeyecek sorunlar değildi. Amca Karamanlis Türkiye’den ayrılırken, Başbakan Menderes’i de Atina’ya davet etti. İki lider bir yıl sonra, yani 1960 yılında bağımsız devlet konumuna gelecek olan Kıbrıs’ı da birlikte ziyaret etmeye karar vermişlerdi.[1]

Fakat 1960 yılında Türkiye’de askeri müdahale yapıldı. Ülke yönetimine askerler el koydu ve dolayısıyla artık, Menderes Başbakan değildi. Üstelik Menderes tutuklanmıştı. Adnan Menderes, yargılanmasının ardından idam cezasına mahkûm edildi. Çok zaman geçmeden de, Menderes’in cezası infaz edildi.

Peki ya amca Karamanlis’e ne oldu? 1967 yılında Yunanistan’da da askeri müdahale yapıldı. O dönemde hala başbakan olan Konstantin Karamanlis, 1967 yılında yapılan ve “Albaylar Cuntası” olarak bilinen Yunan askeri müdahalesinin ardından yurtdışına kaçtı. 1974 yılında ülkesine dönen amca Karamanlis, aktif siyasete bir müddet daha devam etti.

Türk-Yunan ilişkileri 1959’daki kadar sakin değil. Hem Türkiye’nin Avrupa Birliği süreci, hem Kıbrıs sorunu, hem Ege Denizi’nde yaşanan kıta sahanlığı ve Kardak adası sorunları ve hem de her iki ülkenin savaş uçaklarının Ege semalarında sürekli karşı karşıya gelme sorunu…

Yani Türk-Yunan ilişkilerinde bugün, dünden daha sancılı bir dönemdeyiz. Avrupa Birliği konusunda Türkiye olarak, diğer tüm AB üyesi devletlerin desteğine ihtiyacımız olduğu gibi, Yunanistan’ın da desteğine ihtiyacımız var. Kıbrıs konusunda, sorunun çözülebilmesi için her iki ülkenin de ortak çalışma ve politika yürütmesi gerekmektedir, ki bunun olması şuan imkansız gibi gözükmektedir. Ticari ilişkilere bakacak olursak; Yunan bankası olan NGB, Türkiye’de Finansbank’ı satın aldı. Ziraat Bankası ise Atina ve Batı Trakya’da şubeler açıyor. Ayrıca her iki ülke de, değişik dönemlerde birbirlerine elektrik satıyorlar.[2] Ayrıca son dönemde Genelkurmay Başkanımız Yaşar BÜYÜKANIT, Yunanistan’a resmi ziyarette bulunmuştu.

Her ne kadar Yunanistan’la aramızda problemler yaşansa da, onlar bizim komşumuz. Hani bir atasözümüz vardır, hepiniz bilirsiniz: “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” Sadece Yunanistan’la değil, komşumuz olan tüm devletlerle iyi ilişkiler geliştirmeliyiz. Orta Doğu’da söz sahibi ve bölgeye ağırlığını koymaya çalışan bir ülke olmak istiyorsak, ilk olarak çevremizdekilerle iyi geçinmeliyiz; onlarla birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Fakat ikili ilişkilerin gelişmesi için ülkelerin birbirlerine karşı takınacağı tutum çok önemli.

Tam kırk dokuz yılın ardından gelen bu ziyaretten ümitliyim. Fakat “Tarih tekerrürden ibarettir.” derler. Yaklaşık kırk yıl önce Türk ve Yunan başbakanlarının başlarına gelen, umarım iki ülkenin mevcut başbakanlarının başlarına gelmez. Kırk dokuz yıl önce de her iki başbakan, Türk-Yunan ilişkilerini daha da düzenlemek, geliştirmek ve çeşitli çalışmalarda ortak hareket etmek için bir araya gelmişlerdi. Bugün de her iki başbakan ilişkileri geliştirmek adına bir araya geldiler. Artık söylenecek tek söz kaldı: “Kaderleri benzemesin!”

[1] http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/GaleriDetay.aspx?P=6&cid=9247&rid=4369, 23.01.2008

[2] http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=23.01.2008&Newsid=158273&Categoryid=1, 23.01.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

komşu komşunun külüne her zaman muhtaçtır,iyiki fazla uzatmamışlar diyeceğim ama arası 49 yıl olmuş komşumuz bize gelmeyeli,neyse geldi ve iyi karşıladık onu,sonra,,,,,,,,bilmiyorum göreceğiz,sevgiler,,,

Alyoşa-Sevmek Güzeldir. 
 24.01.2008 21:12
Cevap :
Tabii ne gibi gelişmeler olacağını zaman gösterecek sayın alyosa! Artık bekleyip göreceğiz. Yorumnuz için teşekkürler. Saygılarımla...  24.01.2008 21:24
 

bu hep banacılık olduktan sonra ilişkiler zor düzelir gibi me geliyor. herşeyde bizden taviz istiyorlar.kendileri hiçbirşeyden vazgeçmiyor.zor biraz

METİN ÜSKES 
 24.01.2008 10:02
Cevap :
Sayın Metin ÜSKES, öenmli olan atılacak adımların birlikte atılmasıdır. Verilecek tavizlerde de her iki taraf da aynı derecede taviz vermelidir. Saygılarımla...  24.01.2008 13:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1017
Kayıt tarihi
: 10.12.07
 
 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Kitap okumayı, yazı yazmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster