Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
553
 

Kadıköy - Kartal metrosundaydım...

Kadıköy - Kartal metrosundaydım...
 

Anadolu yakasına adım atan metro sayesinde, artık hayatımız, çok daha hızlı akacak.


Geçtiğimiz cumartesi günü, akşam üzeri, Kadıköy - Kartal metrosunda, ilk siftahımı yaptım! Söylemesi ayıp olmazsa!... Arife günü, toparlamam gereken bir iki işim yüzünden, önce Üsküdar'a, oradan da Kadıköy'e geçtim. İşlerimi bitirince de, Hem hızlı hareket etmek, hem de metroyla ilgili gözlemlerde bulunabilmek için, Kartal'a metroyla döndüm.

 Kadıköy'deki metro istasyonuna adım attığım ilk anda, en çok dikkatimi çeken şey, neredeyse sıfır düzeyindeki güvenlik önlemleriydi. Sadece bilet kontrolüne kendini şartlandırmış olanlar, geçişler bayram bitene kadar ücretsiz olduğundan, koca metro istasyonunun güvenliğini, inle cine teslim etmişti! Aynı ciddiyetsizliğe, indiğim, son durak olan Kartal!da bir kez daha şahit oldum; ne yazık ki.

Türkiye^nin her tarafı, terör yüzünden diken üzerindeyken, terör yüzünden her gün ülkemin bir başka yerinde bombalar patlayıp, oluk oluk kan akarken, gördüğüm bu  laubali manzaraya, çok sinirlendiğimi belirtmeliyim hemen.

Tabi ki, gördüğüm insanlar, çok heyecanlıydı... Arkadaşını metroya bindirip yolcu ederken sanki havaalanındaymışçasına heyecanlananları mı ararsınız, " Bir an önce şu metrobüse binmeliyim." telaşıyla,  sadece girişe yakın olan noktalara kümelenenleri mi istersiniz, görevliye bir dahaki seferin kaç dakika sonra olduğunu sorup duranları mı, yoksa heyecandan ha bire güvenlik çizgisini aşanları mı görmek istersiniz; artık orasına siz karar verin.

Tek başına, aceleyle yürüyen bir adam, Türk usulü söylenmekteydi... " Koskoca metroyu yapmışlar. Ama şuralara 3 - 5 tabela daha koymayı akıl edememişler! Hay ben sizin yapacağınız işin!... "

Halbuki, metroda, yeterli sayıda uyarı levhası da, yön tabelası da mevcuttu. Adamı böylesine tedirgin eden, ilk defa karşılaştığı, bilmediği bir durum karşısında, içine düştüğü belirsizlikti. Ortama duyduğu yabancılıktı; adamı böylesine geren...

Hemen 3 - 5 adım gerisinde yürüyen, böylesi durumlara fazlasıyla alışık, ve yaşadığı her anın farkına varmaya çalışan, benim içimde bile, belli belirsiz bir tedirginlik varken, adamın böylesine kendi kendine söylenmesi, belki de heyecanla sayıklaması gayet normaldi... Nasıl olsa, o adam da alışacaktı; zamanı geldiğinde, hazır olduğunda, metroya ve o metronun yaşamına kattıklarının  farkına vardığında...

Ve tabi ki, 3 - 5 kişi daha gördüm; yolunu arayan, yönünü bulmaya çalışan...

Aracın içi oldukça geniş ve ferah... Konforu da, gayet yerinde... Klimalar çalışıyor... Duraklarla ilgili anonslar ciddiyetle yapılıyor. Ücretsiz olan seferlerin yarattığı etkiyle, olsa gerek; metroya halkın ilgisi, beklediğimin çok üzerinde... Araç, gayet hızlı ve güvenli bir şekilde seyrine, yolculuğuna devam etmekte...

Sonra belli belirsiz bir zaman aralığı...

Birden gözlerimi açıyorum ki, 40 - 45 yaşlarında düz, kısa, siyahla beyazın birbirine karıştığı saçlarıyla, ufak tefek, yuvarlak kafalı bir adamla, oğlu ya da yeğeni olduğunu sandığım 15 - 16 yaşlarında esmer mi esmer, güneydoğulu, genç adam sırıta sırıta bana bakmakta...

- Ne o? Uyuya mı kaldın?!! ( Uyuya kaldığımı farketmemelerine imkan yok. Çünkü tam karşımda oturmaktalar...)

Kafamı çevirip, şöyle bir sağa, bir sola baktım ki; koskoca metro bomboş... Kimseciikler kalmamış; içerde....

- Yaa!... N'ooldu? Dönüşe mi geçmişiz?

- Heee! Birazdan Soğanlık durağına gelicez! N'oldu ki? Nerde inecektin ki sen?

- Yaa!... Yorgunluk işte! Uyuya kalmışım... Aslında, Kartal'da inicektim ben...

Allah bereket versin ki, hemen uyanmışım... inmem gereken Kartal'ın, sadece bir durak ötesindeyim...

- Yaa! Boşver sen  şimdi, hemen inmeyi istersen...

- Niye ki?

- Ee, gidiş bedava!, dönüş bedava! Kadıköy'e kadar gel. Sonra yine dönersin tekrar Kartal'a!...

Yaa!... Bu, bizim milletteki, ' bedava ' tutkusuna, pesss doğrusu!... Hani deseler ki, " Metro  her gün bedava..."

Millet işi, gücü bırakıp, metrodan inmeyecek heralde!...

Anlaşılan, bizim gerçekten şehirli olabilmemiz için, görmemiz gereken, yaşamamız gereken, daha çooook günler, daha nice nice yıllar var herhalde!...

Not: Yazıda kullanılan görsel www.turkiyeturizm.com adresinden alınmıştır.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba Cem, yil 2012 kadikoy'e metro gelmis. Yil 1800'lu paris , moskova, New York metrosu faal ve calisir!!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 21.08.2012 21:04
Cevap :
Sen de haklısın güzel kardeşim... Cemce sevgilerimle...  21.08.2012 22:30
 

Hayırlı uğurlu olsun metromuz Cem bey; Kartalda yaşayan olarak henüz kullanamadık da zaten sahil tarafında yaşayan bizlere uygun bir kolaylık da değil, yararlanabilenlere hayırlı olsun. Nasıl olsa biz yıllar yılı örülmüş demir ağların keyfini yaşadık, anılar biriktirdik, yolcular uğurladık Haydarpaşa'dan, yolcular karşıladık sevinçle neşeyle Paylaşım için teşekkür ederim. Sevindim adınıza anlatıma bakınca keyifli bir yolculuk gözlemleri de ilgilisi duysun selamlar

Cemile Torun 
 21.08.2012 12:29
Cevap :
Ben de metronun hayırlı olmasını diliyorum. Metro, bildiğiniz gibi, daha çok, E - 5 üzerindeki trafiği rahatlatmak için yapıldı. Ve büyük oranda rahatlatacaktır bence. Özenle, ciddiyetle yazılmış bir yorumunuza daha, bu yorumunuza da çok teşekkür ederim sevgili Cemile hanım... Cemce sevgilerimle...  21.08.2012 22:38
 

Değerli gülen kardeşim. Bizde bir söz var: "Hanım tecavüze uradı kapı ondan sonra kilitlendi.İnsanlar öldükten sonra gerekli tedbirler alınır.Ne olursa ölene olur.Kederli ailesine baş sağlığı dilenir, iş biter gider, unutulur.Şehirli olabilmemiz için çoook ama çook fırın ekmek yememiz gerekir.Güzel paylaşımınız için teşekkürler.Sağlıklı mutlu yaşayın.Bayramınız kutlu olsun.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 21.08.2012 10:11
Cevap :
Ben de size bu sıcak, bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim sevgili hocam... Cemce sevgilerimle...  21.08.2012 22:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1340
Toplam yorum
: 3600
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1675
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster