Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '15

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
348
 

Kadın cinayetleri böyle azalır!

Kadın cinayetleri böyle azalır!
 

Görsel internetten alınmıştır.


Kadın cinayetlerini durduracağız platformunun hazırlamış olduğu veriye göre, 2015 Ocak ayında 20 kadın, Şubat ayında ise 16 kadın öldürülmüş. Genel olarak bu kadınların %94’nün kendi hayatlarına dair almış oldukları karar nedeniyle direndikleri için öldürüldüğü, öldürenlerin de eş, nişanlı, baba, oğul ya da erkek arkadaş olduğu açıklanmış.

Erkek egemen zihniyette kadınlar; çocuklar ve erkekler için vardır. Kadın çocuk doğuracak, onları besleyip büyütecek, evinin tüm işlerini eksiksiz yapacak, yorulmayacak.

Kocasının cinsel ihtiyaçlarını karşılayacak, yetemiyorsa üzerine gelecek kumaya sesini çıkarmayacak.(Çoğunlukla yetip yetmeme konusu da tartışılır bir durumdur aslında…)

Erkeğin karşısında fazla konuşmayacak. Aksi takdirde erkeğe şiddet uygulama hakkı doğacak, daha da olmadı bir gün bir bıçak darbesi ya da silahtan çıkan kurşunla ya da erkeğin özel fantezisi bir ölüm şekliyle bu dünyadan göçecek. Sonra kader denecek…

Yakalanırsa erkek;

Hayatında hiç olmadığı kadar düzgün bir kıyafetle hâkimin karşısında durup boynunu bükecek. Çok pişmanım diyecek, hatta eşini çok sevdiğini söyleyip bazen gözyaşı dahi dökecek.

Hâkim de genelde erkek olduğundan onun pişmanlığını, bir daha suç işlemeyeceğini şıppadanak anlayacak ve cezada indirim uygulayacak.

Cani bıyık altından gülecek bu erkek dayanışmasına ve zaferini kutlayacak.

Birkaç yıl yatıp çıkacak, üstelik karısını öldürdüğü için toplumda kendisine karşı korkuyla karışık bir saygı da görecek, iyice şişinecek.

Durum böyle olunca doğru yapmışım diye gerinecek, içini rahatlatacak. Sonra yeni kurban arayışlarına girecek…

Bu aralarda da Ülkenin Cumhurbaşkanı çıkacak “Kadın ve erkek eşit değildir” diye fetva verecek.

Kadınların kaç çocuk yapacağını, nasıl doğuracağını söyleyecek.

Biri çıkıp tecavüz çocuğunu doğurun devlet baksın diyecek.

Biri çıkıp kızların etek boyuna takacak,

Biri çıkıp kısa etek giyenlere taciz timi oluşturacak,

Biri annelerin diz kapağının yukarısından erkek çocuğun tahrik olacağını söyleyecek,

Biri çıkıp altı yaşındaki çocukla evlenilebilineceğini söyleyecek,

Biri, bir diğeri, öteki, beriki vs… hep konuşacak… Her konuşmadan sonra tabir yerinde ise “Bir dam eşek boşalacak.”

Kadın üzerinde bu kadar çok baskı oluşturma konuşmalarının yapıldığı bir ortamda, kadın cinayetleri artmasın da ne yapsın?

Oysa durum çok vahimdir. Kadına uzanan elleri kıracağız diye söylemekle düzelmez bu işler. Ciddi önlem alınmalıdır. Bunu yapacak olan da devlettir. Kadınlar da erkeklerle eşit oranda vergi veriyorsa bu devlete, en yüksek derecede korunmayı istemek de hakları. Ve devlet bunu yapmak zorunda. Gerek insanları eğiterek ve gerekse caydırıcı ağır cezalar getirerek. Tabii isterse…

Kadın cinayetlerini tamamen önlemek elbette mümkün değil ama en aza indirebilmek mümkün.

Bu cinayetlerin önlenebilmesi için;

1 -Kadın cinayeti suçu hiçbir şekilde af kapsamına alınmamalı.

2- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanmalı.

3- Tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmamalı.

4- Yasa uygulayıcılar çok sıkı denetlenmeli, ihmali görülenler en ağır şekilde cezalandırılmalı.

5- Sağlıklı yürümeyen evliliğe katlanmaktansa, boşanmanın bir çıkış yolu olduğu kabul edilip topluma anlatılmalı.

6- Kadınların yaşam tarzı üzerine siyasiler söylemde bulunmamalı…

Bunlar hayata geçirildiğinde eminim bu cinayetlerde gözle görülür azalma olacaktır. Cinayet habersiz günlere uyanabilmek dileğimle…07 Mart 2015

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben özellikle yasa uygulayıcılarının denetiminin acilen yapılması gerektiğine inanıyorum. Özellikle bazı kararları alan ve hükmü imzalayanların isimlerinin de kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Bilelim ki o kararı veren muhterem, suçlunun nesinden etkilenmiş de indirim yapmayı uygun bulmuş. Ankaradan saygılarımla.

Mehmet Emin Yolsal 
 16.03.2015 8:51
Cevap :
Yasaların ve uygulayanların denetimden geçmesi ve sıkı denetlenmesi olmazsa olmazlardandır ancak ülkemizde denetim mekanizması gereği gibi çalıştırılamamaktadır her nedense. Bir kravatın nelere kadir olduğunu da mahkeme kararlarından öğreniyoruz ne yazık ki...Selamlar, mutlu kalın...  17.03.2015 20:32
 

Bu sabah gazetedeki haberde 6 yaşındaki kız çocuğu üvey dedesinin cinsel tacizine uğramış ve dede tutuksuz yargılanıp serbest bırkaılmış. Anne ne olur yardım edin diyor kızımın psikolojisi bozuk ve dışarı çıkamıyor. Düşündüm adalet bunlardan yana suçu işle indirimi al çık başka ne olabilir dedim tek çözüm geldi Allahın verdiği canı Allah alır ama bunlarınki can değil bu tür kişiler insan değil adalşet veremiyosa cezayı artık iş başa düşecek demektir. Cinnet anı tabiki....neler düşündürtüyorlar, kendime bile şaşırır hale geldim..sevgimle arkadaşım.

Tülay EKER 
 14.03.2015 15:33
Cevap :
Yine de öyle düşüncelerden uzak duralım arkadaşım. Güçlü bir adalet sisteminin her türlü olumsuzluğun üzerinden geleceğini düşünelim. Adalete güvenelim her türlü eksikliğine rağmen. Zaman içerisinde bu eksikliklerin giderileceğine inanıyorum, yeter ki isteyelim...Selamlar, mutlu kalın...  17.03.2015 20:36
 

Merhaba, anatomisi, biyolojisi, beyni farklı 'erkeğe kadın' ve 'kadına erkek' bilinci oluşturulacak eğitim olmadıkça bu böyle devam edecektir. Benim EVLİLİK EHLİYETİ başlığım bu konuda alt yapı oluşturmaya yöneliktir ama oluşturulan EVLİLİK EHLİYETİ bir formasyon olduğu anlaşılmaktadır. Selamlar.

Kadri KANPAK 
 10.03.2015 9:03
Cevap :
Kökten bir algı değişikliğine ihtiyaç olduğu kesin. Bunun için gereken eğitim şekli ne ise derhal başlanmalı. Her şeye rağmen suç işlenirse de en ağır cezayla cezalandırılmalı. Uzun zaman alacaktır ama bir yerden başlamak lazım...Selamlar, mutlu kalın...  10.03.2015 13:35
 

Çocuk dünyaya getirmek bu kadar kolay olmamalı, evlenmek, siyasetçi olmak her birine bir yeterlilik ehliyeti konulmalı. Hatta toplum içine çıkabilmenin bile yeterlilik ehliyeti olsun. Yeterlilik ehliyeti alamayanlara insan olabilmenin esasları eğitimi verilsin,:) psikolojik destek gerekiyorsa sağlansın. Çok mu uçtum?:) Bir düşünün bunlar basit şeyler mi? Ülke yönetiminde söz sahibi olmak mesela ya da çocuk yetiştirmek, hatta trafiğe çıkmak neden sonuç ilişkilerinde hep bu döngünün içinde değil miyiz? Sokaktan,eve, meclise hepimizin bir kendine gelme ihtiyacı var. Dileğinize katılıyorum cinayetsiz,geliyorum diyen iş kazalarının olmadığı,insanın canlıya kıymadığı günler dileğiyle.

devrimce 
 09.03.2015 2:11
Cevap :
Çocuk dünyaya getirmek bu kadar kolay olmamalı katılıyorum. Ne yazık ki bizim ülkemizde en sıradan olay çocuk. Hükumet bile ha bire doğurun diyor nasıl bakılacağı, nasıl eğitileceği düşünülmeden. Elbette bunu söylerken vardır bir bildikleri. Birilerinin kazanması için, daima ölecek birilerine, yani yoksullara ihtiyaç var. Bunları düşününce umudum kesiliyor geleceğe dair ama içimde, yine de, cılız da olsa bir mum yanmakta, belki bir gün düzelir diye... Kadınlarımızın güldüğü, saygı gördüğü, sevildiği günlere...Selamlar, mutlu kalın...  10.03.2015 13:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 271
Toplam yorum
: 3902
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1400
Kayıt tarihi
: 20.11.10
 
 

Bir Kamu Kurumundan emekliyim. Bloğumda; yaşadıklarımı, çevremde gözlemlediğim olaylar ile kendi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster