Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

GAZETECİ YAZAR ASLI SARI

http://blog.milliyet.com.tr/aslisari

11 Temmuz '19

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
37
 

Kadın Cinayetleri

O Bizim Kıyamadığımız Annemizdi

Bugün Milliyet Blog röportaj konuğum acısı çok taze olan 29 Mart 2019’da evinin önünde canice Katledilen Fatma Şengül’ün En büyük Kızı Açelya Şengül. Kendisini sosyal medya üzerinden tanıdım. Bilen bilir, Kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına ve kadına yönelik her türlü şiddet haberlerine kayıtsız kalamam. Kendisini bizzat aradım ve o elem dolu sesinden olayı tüm çıplaklığıyla dinledim. Sevgili Açelya sözlerine devam ederken bazen nefes alamıyor gibi oldum. Hayat bu kadar mı zor ifadesini sıklıkla kullanırım. Ve bu zorluk ifasesi ilk dafa yakışmıştı satırlarıma. Bu evlatların hayatı gerçekten kolay olmamış… Aslı Hanım diyerek devam etti; Babam ben daha 5 yaşındayken trafik kazası geçirdi ve daha 36 yaşında iç kanamadan hayatını kaybetti. Annem 2 abim ve ben hayata omuz omuz vererek yaşadık. Anneme kanser teşhisi koyulmasıyla başlayan kötü hayatımız bir caninin annemi kurşunlayarak öldürmesiyle daha da kötüye giderek adeta cehenneme döndü. Annem çevresi ve iş arkadaşları tarafından hakkında hiç kötü söz duyulmamış bir kadındı. Tabir-i caiz ise parmak ile gösterilebilecek bir karaktere sahipti. Sürekli gülen evlatlarına “üzülmeyin, sizin anneniz var ben daha ölmedim” diye güç ve cesaret veren bir kadındı. Hayatta ki tek gayesi evlatlarının daha sonra torununun büyümesini görmek olan bu kadının hayallerini çaldı bir cani. Şu an dava soruşturma aşamasında daha mahkeme görülmedi. Katilin yarası iyileştikten sonra ceza evine gönderilmiş. Bizim durumumuzda olan her kimse, pes etmesinler acılarını dışa vurmasınlar katillere karşı dik dursunlar. Dünyayı kötülük değil iyilik kurtaracak buna inansınlar. Eğer ki biz başımızı eğer, sistem bu ne yapalım diye vaz geçersek ölen annelerimiz, babalarımız bir hiç uğruna ölmüş sayılmazlar mı? Davalarımızı savunacağız ve insan öldürmenin her hangi bir iyi hal indirimi almaması konusunda savaşacağız. İfadelerini Kullanan bir evladın haykırışı sizlerle…

Öncelikle sizi tanımak isteriz Açelya Hanım olayın muhatabı olarak kimdir Açelya Şengül?

1994 yılında İstanbul da doğdum. İstanbul Maltepe de yaşıyorum. Kadıköy de bir restoranda çocuk bölümünde çalışıyorum. Lise mezunu, çocuk gelişimi ve okul öncesi öğretmenliği okudum. Babam ben daha 5 yaşındayken trafik kazası geçirdi ve daha 36 yaşında iç kanamadan hayatını kaybetti. Annem 2 abim ve ben hayata omuz omuz vererek yaşadık. Anneme kanser teşhisi koyulmasıyla başlayan kötü hayatımız bir caninin annemi kurşunlayarak öldürmesiyle daha da kötüye giderek adeta cehenneme döndü.

Biraz annenizden (Merhume Fatma Şengül’den) bahseder misiniz?

Annem 1968 İzmir Foça doğumlu dedemlerin işlerinin bozulmasıyla İzmir den İstanbul’a taşınmak zorunda kalıyorlar. 6 çocuklu ailenin en büyük çocuğu. 5 kız 1 erkek kardeşler. İlk okuldan sonra geçim sıkıntısından ötürü çeşitli iş yerlerin de çalışmak zorunda kalan ve özellikle kız kardeşlerine bakmak zorunda olan bir abla.

Dayım 12 sene önce bir çalışanı tarafından bıçaklanarak öldürülmesiyle dedemin ilk katledilen evladı oluyor maalesef.  Annem yaklaşık 6 sene evvel meme kanserine yakalandı. Erken teşhis yapılamadığından kanser illetinin yaralarını sarmak epey uzun sürdü. Kemoterapilerde saçları kesildi

 Psikolojisi alt- üst oldu fakat bize aşıladığı en önemli şey olan “ tebessüm” sayesinde bu illeti annem ben ve abilerimle beraber savaşarak yendik.

Annem çevresi ve iş arkadaşları tarafından hakkında hiç kötü söz duyulmamış bir kadındı. Tabir-i caiz ise parmak ile gösterilebilecek bir karaktere sahipti. Sürekli gülen evlatlarına “üzülmeyin, sizin anneniz var ben daha ölmedim” diye güç ve cesaret veren bir kadındı.

Hayatta ki tek gayesi evlatlarının daha sonra torununun büyümesini görmek olan bu kadının hayallerini çaldı bir cani.

Olay tam olarak nasıl gerçekleşti?

Sabah saat 8 sularında annem işe gitmek için evden çıkıyor. Daha sonra bir çığlık sesi duydum. Camdan baktığımda komşumuzun “ koş annen düştü” diye bağırmasıyla dışarı çıktım ve annemi yerde hareketsiz yatarken gördüm. Hemen koştum çok korktum ve çığlık atmamla mahalleli etrafımızda toplandı. Annem silah sesinden koruttuğunu bildiğimden bayılmış olabileceği geldi aklıma fakat yanına gittiğimde başında ki kurşun yarasını gördüm. Annemi birinin vurabileceğini aklımdan bile geçirmedim, maganda kurşunu zannettim o anda.  Anneme yalvardım uyan diye ama uyanmadı.

Meğerse iş arkadaşı tarafından evimizin önüne pusu kurularak gelmiş, annemin evden çıkış saatini beklemiş ve annem merdivenlerden aşağı iner inmez karşısına gelmiş ve namluyu anneme doğrultmuş, annemin ellerini kaldırarak “ dur yapma ne yapıyorsun burada sabah sabah şaka yapma şimdi “ demesiyle beraber anneme ardı ardına kurşun yağdırmaya başlıyor. 1 kafasına 3 vücuduna isabet eden kurşunlardan sonra annem oracıkta evlatlarının gözü önünde vefat ediyor.

Katil nasıl bu kadar rahat olabildi?

Biz de şaşkınız. Tanıkların ifadesinden duyduğum adamın yolun karşısında bekleyip volta atıyor. Komşumuza selam dahi veriyor. Anneme kurşun yağdırdıktan sonra yolun aşağısına kadar yürüyerek hiç koşmadan uzaklaşıyor. Tahminim silahı ceket cebine koymak isterken ateşleniyor veya gülsuyundan nasıl sağ çıkarım korkusuna kendine koltuk altından sıkarak hafif şekilde yaralanıyor ve “intihar ediyorum” süsü vermek istiyor.

Annenizin iş yeri ile görüştünüz mü?

Görüştük fakat hepsi ağız birliği yaparcasına “ ikisinin shiftleri bir bile değildi, aralarından en ufak bir tartışma dahi yoktu biz de anlamadık “ diyerekten açıklama yapıyorlar. Fakat annemin iş yeri ile alakalı tartıştığı birinin olduğunu bizzat annem tarafından bana iletilmişti “ çalışmak istemiyorum kızım, bir adamın işini sürekli bana yıkıyorlar, köylüsü onu koruyor onun tüm işlerini bana yaptırıyorlar kızım diye anlatıyordu ama ben bu kadar ileri gidebilecek bir tartışma olduğunu düşünmemiştim.

Bu konuya açıklık getirelim aşk cinayeti diye lans ettirildi birçok platformda evet şimdi söz sizde?

Bazı haber kanallarında aşk cinayeti diye haber yaptılar bu kanalları yasımız bittiği zaman aradım ve yaptıkları bu yanlış haber karşısında özür dilemeleri ve yaptıkları haberleri düzeltmeleri konusunda uyarılarda bulundum. Henüz bir düzeltme yayınlamadılar fakat avukatımız aracılığı ile bu konunun üzerine gideceğim.  Katilin de bu konudaki ifadesinde bunu ret ettiği belirtiliyor.

Şuan dava süreci nasıl işliyor?

Şu an dava soruşturma aşamasında daha mahkeme görülmedi. Katilin yarası iyileştikten sonra ceza evine gönderilmiş. Delillerin toplanması ve ilk davanın görülmesi birkaç ay sürebiliyormuş. Avukatımız konunun takibinde ve bizi bilgilendirecektir.

Peki, çevrenizin bu cinayetten sonra ki tutumu neydi? Şöyle sorayım vurdumduymazlar mıydı? Nasıl tepki verdiler ve destek oldular?

Destek olan çok fazla insan vardı Allah hepsinden razı olsun. Ama özellikle bir sözde komşumuz tarafından “ dostu mudur nedir bilmem” diye bir açıklaması biz kardeşleri çok üzmüştür. Bu cinayet bir aşk cinayeti değil, bir caninin gaddarca ve tamamen saçma bir nedenden işlediği bir cinayettir.   (Cinayetlerin hiç birinin mantıklı bir nedeni yoktur, bir canlının ölümü başka bir canlının elinden olmamalıdır! )

Annem öldüğünde komşularımız sürekli geldiler yardımcı olup acımızı paylaştılar. Annemin cenazesinde bizi bir an olsun yalnız bırakmadılar, o kadar çok seveni varmış ki cenazesi hınca hınç doluydu.  Cenazeden sonra sürekli evimize gelen çok komşumuzu oldu bir ne konu da olursa olsun yardımcı olacaklarının sözlerini verdiler. Sağ olsunlar…

Türkiye de her geçen gün Kadın Cinayetleri artmakta en kötü örneği sizin başınıza geldi neler söylemek istersiniz bu hususla ilgili?

Düşünebiliyor musunuz 2018 yılında 440 kadın erkek eli tarafından öldürülmüş devletimiz bu konuda sınıfta kalmıştır, devletimizin bu konu da artık daha sert tavırlar almasını umut ediyoruz.

Biz annem ile beraber daha önce katledilen kadınlar için yapılan eylemler de en önde vardık zaten. Annem bu konu da hem bana hem abilerime her zaman iyi birer örnek olmuştur. Başka Fatmalar başka kadınlar insan eli ile öldürülmesin istiyoruz. Bizim annemiz kadın cinayetleri konusunda son olsun istiyoruz.

Kadın platformlarının bu süreçle ilgili destekleri var mı?

Evet, bu konu da özellikle çok yardımcı oldular. Mor dayanışma, Kadın cinayetlerini durduracağız ve annemin cenazesini omuzlarında taşıyan gülsuyu-gülensu kadın dayanışma dernekleri bu konu da çok yardımcı oldular. Avukatımızı ile mor dayanışma sayesinde tanıştık ve bizim davamızı aldı. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Telefondan ve sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile her gün benimle iletişime geçip “ Açelya biz senin yanındayız merak etme” diye sürekli dönüş yapıyorlar. Bu bize güç veriyor ve katilin ağırlaştırılmış müebbet alabilmesi konusunda bize destek oluyorlar.

Peki, anneniz gibi durumda olan acı ile kullanıyorum bu ifadeyi cinayete kurban giden Kadınlar için ne dersiniz?

Davalarımızı savunacağız ve insan öldürmenin her hangi bir iyi hal indirimi almaması konusunda savaşacağız…

Pes etmesinler acılarını dışa vurmasınlar katillere karşı dik dursunlar. Dünyayı kötülük değil iyilik kurtaracak buna inansınlar. Eğer ki biz başımızı eğer, sistem bu ne yapalım diye vaz geçersek ölen annelerimiz, babalarımız bir hiç uğruna ölmüş sayılmazlar mı? Davalarımızı savunacağız ve insan öldürmenin her hangi bir iyi hal indirimi almaması konusunda savaşacağız…

Katilin savunmasından haberdar mısınız?

İlk ifadesinden haberdarız sadece. Annemin ona hakaret ettiğini ifade ediyor ve evimizin önüne gelerek anneme kurşun yağdırıyor. Düşünebiliyor musunuz? Annem asla kimseye hakaret etmez, kesinlikle yalan ifadedir.  Düşünebiliyor musunuz hakaret ettiği gerekçesiyle bir kadın evininin, çocuklarının gözü önünde öldürülüyor. Hakaret gerekçesiyle akşamdan planladığını ve oraya öldürme amacıyla gittiğini ifadesinde bildirmiştir.

Öldürmek için mi ateş etmiş?

KESİNLİKLE!

Nişan alarak ateş ediyor zaten. Beş el. Tamı tamına beş el ateş ediyor. Biri kulak arkadaşından biri kalbine ikisi koltuk altından olmak üzere 4 kurşun vücudundan çıkartılıyor ve ayrıca bir kurşun da çenesini sıyırıyor.  Yani kesinlikle canavarca ve planlayarak öldürme amacıyla kurşun sıkmıştır. Abim bu katil kendini vurduğu yere doğru koştuğunda göz göze gelmişler ve katil abime sırıtarak bakmış. Düşünün annesini katlettiği çocuğunun gözlerine bakarak sırıtıyor. Canavarca bir ruh hali.

 Son olarak; Kadın Cinayetlerini muhakkak sizlerde TV’lerden izliyordunuz. Ateş düştüğü yeri yakarmış. Sözü size bırakıyorum sesinizin duyulmasını istiyorum. Duyulmasını istediğiniz her şeyi dile getirmenizi istiyorum.

Yukarıda da belirtmiştim. Devletimiz bireysel silahlanma konusunda sınıfta kalmıştır.. Bu konu da devletimizi daha sert tavırlar almaya davet ediyor, bireysel silahlanmanın bile başlı başına ağır suçlardan sayılmasını talep ediyorum. Başka kadınlar ölmesin, evlatlar anasız-babasız, ana-babalar ise evlat acısı yaşamasın istiyoruz. Biz yandık artık başkası yanmasın istiyoruz. Biz artık 3 öksüzüz annemiziz bize aşıladığı dik duruşu herkese göstereceğimizi, bu katile inat gülerek yaşayacağımızı tüm Türkiye’nin bilmesini istiyoruz. Türkiye’de iyi hal indirimi kullanılmasın artık istiyoruz. Annemizin katili ömür boyu hapisten çıkamasın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını alsın istiyoruz. Annem o ilk kurşun yarasıyla çektiği acı ve korkunun verdiği pişmanlığı çeksin, o mahpus damlarında bunun vicdan azabıyla hapiste kalsın istiyoruz. Benim annemin tek hayali torununun yanında büyümesini istemekti. Çok mu büyük hayali vardı da hayalini çaldı o cani? Allah bize ve bizim gibi olan tüm çocuklara sabır versin.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 20.11.17
 
 

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce kaleme, kağıda, satırlara  gürültüsüz bir şekilde haykırmaya başla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster