Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '20

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
128
 

Kadın,Erkek,Çocuk

Kadın,erkek ve çocuk...Bu üç değerli kelimeyle başlamak istedim yazıma.Eminim her birimizin zihninde  farklı anlamlar çağrışıyor bu üç kelimeyi duyunca...Kimimiz bu üç kelimenin değerini ve önemini anlarken kimimiz yirmi,otuz,kırk,elli yıl öncesi gibi düşünebiliyor kadına,erkeğe ve çocuğa verilen anlamı.Şu yanlış bu doğru tanım diyemeyiz belki ama hiçbirimiz birimizden üstün ya da aşağı değiliz.Buna eminim.Hepimizin sorumlulukları ve birbirimize hissettiklerimiz esasında aynı.İfade şeklimiz ve karşımızdaki kişiye hissettirdiğimiz duygu farklı olduğundan ötürü aldığımız tepki de farklılaşabiliyor.

Eşruhumun Eşzamanı filmi şöyle başlar:"Kadın ve erkek başlangıçta aynı bedendeydiler.Birbirlerini tanımak ve anlamak için ayrılmayı seçtiler.Fakat bu riskli bir oyundu.Ya kaybolup gideceklerdi,ya da tüm zorlukları ve engelleri aşıp kavuşacaklardı yeniden.Bu riskli oyunu oynamak için dünyayı seçtiler..."Filmin başından da anladığımız üzere birbirimizi yargılamadan dinlememiz,saygı gösterip sevmemiz,birbirimizin yanında olmamız,birbirimize değer vermemiz bizi birbirimize kavuşturur.Birbirimizi yargılarsak,önyargıyla yaklaşırsak,dışlarsak yok olup gideriz.Buradaki yok olup gitmekten kastım biyolojik olarak ölmek değil,birlik olamamak ve sağlıklı bir birey olamayıp bir aile kurma yolunda da ruhen sağlıklı bir kadın ve erkek daha sonra sağlıklı bir ebeveyn olamamaktır.

Karşımızdaki kişiye verdiğimiz değer öncelikli olarak kendimize verdiğimiz değerden kaynaklıdır.Mutluluktan beslenen kişi karşısındaki kişiyi de mutlu eder.Üzüntüden beslenen kişi karşısındaki kişinin de içini karartır.Sinirden beslenen kişi karşısındaki kişiyi de öfkelendirir.Dünya ona nasıl bakıyorsak öyledir aslında.Hepimizin dünyası farklıdır ve dünyamızın içinde hangi duygu daha yoğunsa o duygudan beslenir o duygu yoğunluğundaki kişileri hayatımıza çekeriz.Dünyamızı olumsuzluklardan ve negatifliklerden arındırır kendimizi seversek mutluluk,başarı,sevgi,aşk ve daha birçok şeye ulaşırız.Bu kadınlar içinde,erkekler içinde,çocuklar içinde böyledir.Başkasının dünyasından bana ne diyebilmeliyiz.Onaylanmak,takdir edilmek,sevilmek,saygı görmek birinci hedefimiz olmamalı.Bütün bunları ve daha fazlasını önce biz kendimize yapmalıyız.Önce biz kendimizi onaylamalı,takdir etmeli,sevmeliyiz.Biz kendimize saygı göstermeliyiz.Aslında herkes ertelediği şeyi yapmaya başlasa hiç vakit kaybetmeden,aşkı aramaya değil de hayalini aramaya çıksa hayatını yaşamaya başlasa kendini sevse her zaman sonrası kendiliğinden gelecektir.

İnsan kendisi olunca hayalindeki aşkı da bulur belki.Kim bilir?Ama böyle mutsuz yaşanmaz,sevmediğin şeyler yapılarak yaşanmaz,birine inat olsun diye düşünerek yaşanmaz.İnsan bir şeyi isteyerek yapıp yapmadığını belli eder.Enerjisinden,aktifliğinden,sosyalliğinden belli olur...Ve bu durum ona her manada olumlu veya olumsuz döner.

Peki kendimizi bulalım,kendimiz olalım.Ancak önyargılı toplumda bu mümkün mü?Kadın,erkek ve çocuk kelimelerinin anlamları kalıplaşmışken,çoğunluk bu kelimelere belli kalıplarla bakıyorken kendimiz olmayı nasıl başaracağız?Onları dinlemeyerek!Sadece ve sadece kalbimizin sesini dinleyerek!Nerede,ne zaman,ne istediğimizi net olarak bilerek!Evet belki bu bazılarımız için zorlu bir süreç.Ancak insana kendinden başka hiçbir şey engel olamaz...Kalıpları yıkamayız,herkesi susturamayız,zihinlerini değiştiremeyiz belki ama burada yeni bir başlangıç yaparak kendimizden yeni bir nesil yaratabiliriz.Buna kimse engel olamaz ve biz istersek,inanırsak,mücadele edersek her şeyi başarabiliriz.

Kadın;kendi hayallerini gerçekleştirdiğinde,madden ve manen kendine yetebildiğinde,seçme özgürlüğüne sahip olduğunda,güzel ve özel olduğunu sevdiği adamın karşısında hissettiğinde,o adamın tamamlayıcısı olduğunu bildiğinde,değer verdiği adam ona her zaman güç ve güven verdiğinde kadındır.

Erkek;kadınının gözlerinin içine bakarak dinlediğinde,onsuz yarım kaldığını hissettiğinde,cesaretli olduğunda,kadınını desteklediğinde,gücün şiddetten değil sevgi saygı şefkatten geçtiğini bildiğinde,kadınına ve kadını yanındayken topluma kararlı olduğunda,sevdiğini,değer verdiğini,hayran kaldığını gizlemediğinde erkektir.

Çocuk;korkmadan,huzurlu yaşadığında,yaşından büyük olaylara şahit olmadığında,hayalleri için özgür bırakıldığında,doyasıya oynayabildiğinde,sen küçüksün diye susturulmadığında,fikirleri önemsendiğinde çocuktur.

Kendi dünyamız başta olmak üzere,kuracağımız ailemize ve toplumumuza kaliteli birer kadın ve erkek olabilmek,ruhen sağlıklı evlatlar yetiştirebilmek umuduyla...Biz istersek başarabiliriz.Tabuları yıkabilir,yeni bir dünya yaratabiliriz.

Önyargısız,huzurlu,mutlu bir dünyaya uyanmak dileğiyle.Sevgiyle kalın sevgili okur... :)

Emine Yücel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 190
Kayıt tarihi
: 13.07.20
 
 

Herkese merhabalar.Üniversite son sınıf öğrencisiyim.Uzun yıllardır deneme,hikaye,şiir yazıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster