Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1576
 

Kadın erkek eşitliği ve Anayasa

Kadın erkek eşitliği ve Anayasa
 

…mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. “

Halkoyuna sunulan Anayasa metninde, yukarıdaki cümlelere “ Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” cümlesi eklenmiş!..

Demokrasi önündeki engelleri kaldırmak için yapılan anayasa değişikliğini referanduma götüren Sayın Başbakan gelin görün ki kadın erkek eşitliğine inanmıyormuş.

18 temmuzda Dolmabahçe'de kadın dernekleriyle yaptığı açılım toplantısında kendisini dinleyen kadın derneklerinin temsilcileri karşısında sarf etmiş bu sözleri.

Kendisini dinlemeye gelen kadınların gözlerinin içine baka baka kadın erkek eşitliğine inanmıyorum demiş.

Bireysel birkaç tepkiden başka bu konu basında pek yer bulmamış. Partili bayanlar buna nedense bir tepki vermemişler. Kendileri de Sayın Başbakan gibi düşündüklerinden olsa gerek.

Ancak, hitap edenin söylediklerini kanıksayanlar, söylenilenlere ses çıkarmaz ve onaylar; çünkü başka türlüsünü düşünmek yandaş terbiyelerine uymaz.

Demokrasi, her zaman siyasi bir kavram olarak tartışılır durulur. Oysaki demokrasi bir yaşam biçimidir. Demokrasiyi evinizin içine sokamadıkça, bunu önce kendi içinizde sindiremedikçe ne topluma ne de koca bir ülkeye yayabilirsiniz.

Bir başbakan, ‘’kadın erkek eşitliğine inanmıyorum diyemez, dememelidir’’ de.

Eğer derse de kadınlar buna kafa sallayıp onay vermemelidir. Bu kadınlığa sığmaz çünkü.

Başbakan kendi inanmadığı bir şeye bizim evet dememizi istiyor. Hangi kadın, bu kafa yapısının hazırladığı bir anayasaya evet der ki?

Nice kadın değer bilmez insafsızlar tarafından töre diye öldürülmedi mi? Kimileri dövülüp, orası burası kesilip sakat bırakılmadı mı? Küçücük yaşlarında, para için dedeleri yaşlarında adamlarla evlendirilmedi mi?

Siz istediğiniz kadar anayasaya böyle bir madde ekleyin bu çağdışı kafalar gelişmedikçe, bu gerçek, kağıt üzerinde kalmaktan kurtulamayacaktır.

Kadın ile erkeğin kanunlar önünde eşit olması kuru bir yasa kuralı değildir, olmamalıdır. Anayasayla belirlenen sıradan bir hüküm ise hiç değildir.

Nüfusun yarıdan fazlası kadındır. Oyların yarısı da kadınlarındır. Ve kadınlarımız bir çok Avrupa ülkesine nazaran seçme ve seçilme hakkını, kadın erkek eşitliğine inananlar sayesinde hiçbir mücadeleye girmeden kazandı. Bu yüzden bunun kıymetini de artık anlamalı. Kendine inanmayanlara da cevabını vermelidir.

Kim istemez ki çoğunlukçu demokrasi anlayışından, çoğulcu demokrasiye geçilmesini sağlayacak bir anayasayı?

Kim istemez ki temel hak ve hürriyetlerin genişletildiği bir anayasayı?

Kim istemez ki bilim yuvası üniversitelere düşünce özgürlüğü getiren özerk ve demokratik yapısının tekrar iade edildiği bir anayasayı?

Kim istemez ki seçtiğimiz milletvekillerinin kurdukları hükümeti yine bizim adımıza denetleyecek olan yargının bağımsızlığını sağlayan anayasayı?

Biliyorum ki Laik Demokratik Bağımsız Türkiye Cumhuriyetini kuranlar da hep bunu hedeflemişlerdir.

Bugün futursuzca saldıranların, hayır diyenleri, darbeci, demokrasi karşıtı hatta terör örgütü ile aynı safta birleştirecek kadar ileriye giden zavallı ithamlarını ümitsiz bir çığlık olarak görüyorum.

Evet diyenler, onay için bir sebep buldularsa hiç durmasınlar hemen evet desinler.

Bunun için sebep bulamayanlar, yetmez, bu yüzden hayır diyorum diyenler için ise hiçbir yakıştırma, iftira ve çamura da başvurmasınlar.

Eğer bas bas bağırdıkları kadar özgürlükçü ve demokrat iseler elbet.

Figen A.E bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazınızı bir kez daha okudum. Bir başbakan "Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum" diyemez.

Kerim Korkut 
 25.11.2013 19:27
 

"Kadın erkek eşitliğine inanmıyorum" sözü ve bunu söyleyen kişinin üzerinde durulmalı bence.Yorum yapan kişinin endişelerini ben de taşıyorum.Bir kesimi karşımıza alarak hiçbir yere varamayız.Doğrusu ben Emre Kongar'ı dinlerken rahatsız oluyorum.Çünkü çok açık bir şekilde bu ülkenin belli kesimlerini karşısına alıyor.Emin Çölaşan'dan da rahatsız oluyorum. Benim de Tayyip'i yerden yere vuran yazılarım var.Çok güzel yazılar yazıyorsunuz.Sizi okumak şart.Lakin yoğun tepkilerinizi ifade tarzınız sanki biraz ayrışmaya neden oluyor.

Kerim Korkut 
 21.11.2011 15:39
Cevap :
Emre Kongar okuduğum biri. Bana göre, düşündüklerini ve fikirlerini kaynaklara dayandırarak oldukça objektif aktaran biri. Ntv de mehmet barlas ile yaptığı yorum farkı da çok yararlı idi maalesef yayından kalktı bence biz izleyiciler için büyükkayıp.düşüncelerimi yada edindiğim fikirleri yazarken birilerini salt karşıma almak çabasında değilim ama bana katılmayanar kendilerini öyle hissediyorlarsa bunun sorumlulu kendilerine aittir. yoğun tepki derken yazımın içeriği mi yoksa bazı bloglara yaptığım yorumları mı ifade etmek istediniz daha açarsanız sizi daha iyi anlayabilirim. ayrıştırmaya neden olmak dünyada en korktuğıum bir davranıştır.. umarım dediğiniz gibi değildir..  21.11.2011 17:36
 

Necip Mahfuz "Dilenci" adlı romanında "yıkılmakta olan düzenin son hıçkırıkları sadece bu" cümlesini kullanır Mısır'da yaşananlar için. Sizin Kemalist yalanlarla örünmüş olan sisteminiz için de aynısını söylüyorum. Kemalistlerin son hıçkırıkları yaşadıklarınız. Kibarlığınız için teşekkür ederim ayrıca. Unutmayın o zaman kaybını başlatan sizdiniz. Yazılarınıza elbette bakıyorum,sizi anlayabilmek için. Ama yazılarınız Sina Akşin'in, Emre Kongar'ın, Şerafettin Turan'ın, Anıl Çeçen'in, Şevket Süreyya'nın, Ahmet Taner Kışlalı'nın, Uğur Mumcu'nun kopyasından başka bir şey değil. Onlardan okuduklarınızı yansıtıyorsunuz. Orjinal hiç bir şey yok. Bu arada ben AKP'ye oy vermedim ve AKP'nin yüzde 50 ile iktidar olduğu gün gazete köşemde "bir muhafazakarın günlüğünü" yazdım ki çok sert bir yazıdır. Zaman kaybı tavrınızı, tanıdığım ve Kemalistlerin en takdir ettiğim özelliği olan kibarlıkla da uyuşmuyor... Bilginize....

Ahmet Aslan 
 02.07.2011 22:36
Cevap :
:) objektif olmayan yazıları okumak zaman kaybıdır sözümün sizin gibi ileri demokrat birini neden bukadar rahatsız etti anlamış değilim oysa ileri demokrat olan sizlerin her karşıt düşünceye ileri demokratlar olarak hoşgörü göstermeniz gerekmez miydi:)))bahsettiğiniz yazarlarla yazdıklarım aynı ise neden şaşırdınız ki demek ki yalan yanlış yazmıyorum nasıl orjinal bir şey bekliyorsunuz o da biraz muğlak kalmış:)) yıkılmakta olan düzen nedir yoksa Türkiye cumhuriyeti mi yıkılıyor bunu da bir açıklasanız .beyefendi asıl siz ileri demokrasi yalanları ile örülmüş bir dünyada yaşıyorsunuz Niye özellikle bir parti ismi vurgulayıp ona oy vermedim deme gereği duydunuz onu da hiç anlamadım..kibarlık olsun diye düşündüklerimizi yazmayalım mı? siz ifade özgürlüğünüzü kullanırken acaba kibar olup olmadığınıza dikkat ediyormusunuz..:)  04.07.2011 12:49
 

Kulağı kocası tarafından kesilen kadın tekrar kocasının evine nasıl gönderilir? bu kadın ikinci kez şiddete maruz kaldı. Yetkileri ,etkileri artarsa kadına sokağa çıkma yasağı da koyar bunlar. Sevgiler.

Fatma Güneş ERGEN 
 18.08.2010 9:45
Cevap :
kadına şiddet uygulamayı benimseyen birilerini eğitmek, anayasaya bir madde koymakla olmuyor. en acısıda toplumun büyük bir çoğunluğunun bunu kanıksaması, bunu kanıksayanların da kadın olması. bunu kanıksayanların da toplumda öne çıkmayı başarmış, politik kimlik kazanmış siyasileri ya da dernek temsilcileri.Ne demeli bunlar için bilmiyorum. değerli yorumunuz için teşekkürler selamlar.....  18.08.2010 12:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 77
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 6466
Kayıt tarihi
: 05.04.07
 
 

Okumayı seviyorum. Okudukça geliştiğimi, geliştikçe de kendimi ifade etmek istediğimi farkettim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster