Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
948
 

Kadın gözünden erkekler dünyası: Erkekname 4

Kadın gözünden erkekler dünyası: Erkekname 4
 

Bir araştırmaya göre, kadınların yüzde 22'si ilişkileriyle ilgili şöyle düşünüyormuş: "Gün geçtikçe birbirimizle daha az konuşur hale geldik. Artık benimle hiç ilgilenmiyor..."

Oysa erkekler, âşık oldukları ilk günlerde son derece sabırlı, özellikle gerçek bir beyefendi gibi davranırlar. Kadının gönlünü çalmak için en sevimli halleri takınıp, ufak süprizler yaparlar.

Bazen bir çiçek, bazen akşam yemeği bazen de mutfakta size yardımcı olurlar.

Ancak ne olursa olur, erkek evliliğin ardından değişmeye başlar. Artık hizmeti size bırakmış, ayağına terliklerini beklemektedir.

O sırada kendisi eşinin hazırladığı nefis yemekler ve sofradan kalkış, büyüyen göbeğini okşamakta ve bazen geğirip, bazen tv’nin karşısına geçerler.

Kumanda onların eline eklenen yeni bir organ gibi durur. Sanki kumandayı elinden bırakırsa, evlilikteki söz ve yönetim hakkını da kaybedecektir.

Erkek her geçen gün eve biraz daha geç gelir ve akşamları, hatta hafta sonları sürekli TV karşısında oturmayı tercih eder.

Çiçekler giderek azalmış, zekasını ispat etmek için hazırladığı espriler yosun tutmuştur.

Kur yapma döneminde bir Romeo gibi davranan erkek evlenince birden neden o eski kurbağaya döner...?

Masadaki tuzluğa uzanamayan, bir bardak suyu ve bir tornavidayı bile sizden isteyen erkek, kadının her şeyi becerdiğine inanır.

Tüpü kadın mı takıyor. Kadına bırakır... Eve şişe suyu kadın mı sipariş ediyor. Suyu sipariş etmez artık.

Zaten diğer işler de kadına baktığından, gün geçtikçe kadının yükleri artar ve yalnızlaşır.

Alman psikolog Michael Thiel, bunun için şöyle demiş: "Kadınlar sık sık, erkeklerin ciddi bir ilişkiye girdikten sonra garip bir değişim yaşadıklarından yakınıyor. Çünkü erkekler kur yapma döneminde tek bir hedefe kilitleniyor: Genlerini yeni kuşağa aktarabilmek için dişiyi kazanmak! Bunun temelinde de biyolojik bir motivasyon yatıyor. Kadın ise bu davranışı, erkeğin duyduğu sevginin göstergesi olarak yorumluyor ve hep öyle kalmasını istiyor. Erkek ise kadına egemen olduktan sonra, başka bir program işlemeye başlıyor. Sadece 'sorumlu aile reisi' görevini üstleniyor ve onun dışındaki her şeyi görmezden geliyor."

"Bütün erkekler birbirine benzer" lafında doğruluk payı büyük galiba...

Kadınların erkekler hakkında gözlemlerini derleyen Rita Rudner (ABD) şu noktaları sıralamış:

Erkekler kadar kendini ciddiye alan ve abartan bir başka yaratık yoktur.
Erkek, televizyonda maça yoğunlaşmasıyla takımına maç kazandıracağını düşünen tek canlıdır.
Kulağında küpe olan yeni nesil erkeklerle evlenmekte sakınca yoktur.
En azından acının anlamını ve mücevherin değerini bildikleri kabul edilebilir.
Erkeklere iş yaptırmak için işin içine "tehlike unsuru" katmak gerekir. "Aman yangın çıkmasın" dediğiniz anda, erkek, mangalın başına geçer.
Kel ve zengin olanlara dikkat edin, paranın verdiği hava basmaca kelliğin verdiği seksiliği gölgelemesin.
Erkekler üzerinde mümkün olduğu kadar çok düğme bulunan telefonları severler. Çok düğme olunca kendilerini büyük adam zannediyorlar.
Erkek sabahları gazeteyi ilk okuyan olmak ister, ilk siz okursanız "Ben"likleri yara alır.
Bir adamın aynada kendisine bakışından, bir başkasına ihtimam gösterme potansiyeli olup olmadığını anlarsınız.
Topluluk içinde asla bir adama bir şey öğretmeye çalışmayın. Erkekleri sadece onlarla baş başa olduğunuzda eğitebilirsiniz. Toplum önünde hep her şeyi biliyor olurlar.
Bütün erkekler kirpik kıvırma aletinden ürker, yastığın yanına koysanız tabanca zannediyorlar.
"İlişkimiz hakkında biraz konuşsak" lafı kadar erkeğin kanının donduran başka cümle yoktur.
Bütün erkekler kendilerini çok sempatik zanneder, çoğu değildir.
Bir erkek asla kadınların mayo satın almasının neden bu kadar vakit aldığını kavrayamaz.
Erkekler kendilerinin de alışverişten nefret ettiklerini bildiklerinden mağazalarda "Erkekler" bölümü hemen giriş kapısının yanındadır.
Dört adam yan yana geldiğinde spor konuşur, dört kadın yan yana geldiğinde erkekleri konuşur.
Bir erkek hiç bir aşk filmini ikinci kez izlemez.
Kadınlar "Onu gerçekten seviyor muyum, mutlu olur muyum" diye düşünürken erkekler "Bu arabanın 240 bastığı dış görünüşünden de belli oluyordur, değil mi" türü düşüncelere dalarlar.
Eğer bir erkek "Seni ararım" dedikten sonra aramamışsa... Telefon numarasını kaybettiğinden veya öldüğünden değil, görmek istemediğinden aramıyordur.
Kocanızı tenis maçında yenerseniz akşama sırtını dönerek uyur.
Erkek sevgilinizi onun kalbini kırmadan terk etmek istiyorsanız "Senden çocuk sahibi olmak istiyorum" diyerek hedefe kestirmeden ulaşabilirsiniz.
Pantolonunun altına body giymiş bir kadının tuvalette çektiği sıkıntıyı sadece, üzerinde kayak kıyafeti varken sıkışan adam anlar.
Karısına "Kilo aldın" diyen adam, kendi durumunu -gözünüzün içine bakarak- "Bu pantolon yıkanırken daralmış" diye açıklar.
Erkeğin algılaması o kadar zayıftır ki ağır çekimde tekrarı görmedikçe golün nasıl atıldığını anlamaz.
Genelde klasik müzik dinlemeyi seven erkekler yere tükürmez.
Erkek her şeyi unutur, kadın her şeyi hatırlar.
Erkeklere psikanaliz yapması çok daha kolaydır çünkü hiç çıkmadıklarından çocukluklarına dönmeleri gerekmez.
Erkeğin sürekli sizi yatağa sürüklemesini durdurmak istiyorsanız, onunla evlenin!

Meraklısına Not:

Erkekname 1: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=38162
Erkekname 2: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=38163
Erkekname 3: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=41792

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3671
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster